Resmi Gazete'de, açık bulunan birinci derece kadrolu Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına, Muhammed Dervişoğlu'nun atanmasının uygun görüldüğü belirtildi."HAKSIZ MAL EDİNME DAVASI" İLE GÜNDEME GELMİŞTİ!
Muhammed Dervişoğlu, “gerçeğe aykırı mal bildirimi” ve “haksız mal edinme” suçlamasıyla hakkında açılan dava ile gündeme gelmişti. Gizli yapılan yargılamanın ardından Dervişoğlu, beraat etmişti.
Dervişoğlu hakkında açılan davanın iddianamesinde, “Şüphelinin kızı Nazlı’nın da 751 bin TL’lik kaynağını açıklayamadığı harcaması olduğu” öne sürülmüştü. İddianamede, Dervişoğlu’nun 2006 ile 2012 tarihleri arasındaki harcamasının 1 milyon 432 bin lira olduğu, gelirleri göz önüne alındığında bu miktarının anormal bulunduğu savunulmuştu. Dervişoğlu’nun da mal varlığının kaynağını açıklayamadığı, çelişkili beyanda bulunduğu, hesap ve mal varlığı işlemlerinde şüpheli hareketlerin yer aldığı kanaatine varıldığı belirtilen iddianamede, Dervişoğlu hakkında 3 yıl 6 aydan 8 yıla kadar ağır hapis cezası ve memurluktan atılması talep edilmişti.
İMZASIZ İHBARLA DAVA AÇILDI
Hürriyet'in haberine göre; Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dava basına ve izleyicilere kapalı olarak yapılmıştı. Dervişoğlu, gizli duruşmada yaptığı savunmada, “Konuyla ilgili MİT Teftiş Kurulu da soruşturma yaptı ve aklandım. Esasen isimsiz ve adressiz bir ihbar mektubu ile konu kasıtlı olarak ortaya atıldı. Bu mektubun kim tarafından dahi atıldığı araştırılmadan, soruşturmaya geçildi. Bunun esasen yurtdışından gönderilen organize bir ihbar olduğunu düşünüyorum” dediği iddia edilmişti.
HAKİM: YIPRATMAK İSTEDİLER
Yapılan yargılama sonucunda Dervişoğlu beraatına karar verilmişti. Kararın gerekçesinde, Dervişoğlu hakkındaki davanın imzasız ihbar e-posta ile açıldığına dikkat çekilerek, “Sanık MİT Müsteşarlığı’nda üst düzey yöneticidir. Anayasal güvence altında bulunan hürriyetlerinin birtakım isnatlarla yıpratılması kişilere ve çalıştıkları kurumlara olan saygınlığı zedeleyebilir. İsimsiz ve adressiz bir ihbar mektubunun dayanaklarından öte bir delil söz konusu değildir” denilmişti.

