AKP’NİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI
AKP’nin siyasal ideolojisinin kaynağı “Milli (dini diye okuyun) Görüş” tür. AKP’nin öncelikli hedefi, tarikatla işbirliği yaparak, azınlıktaki “laiklerin” devlet mekanizması içindeki iktidarına son verip, yerlerine “çoğunluktaki” dindarları oturtmaktı. İkinci amacı da, laik Kemalistlerin “Ne Mutlu Türküm Diyene” sloganıyla yaratıldığı söylenen Kürt-Türk çatlağını “milliyetçiliği (kavmiyetçiliği) ayaklar altına alıp” İslam çimentosuyla onarmaktı. Batılılar da (ABD+AB) tam bunu istiyordu. Bu gerekçeyle AKP’yi manen ve malen desteklediler. Ancak bu iki proje de AKP’ye pahalıya mal oldu. “Açılımlar”ı PKK tarafından bölünmeyi fiilen gerçekleştirmek için fırsat olarak kullandı. FETÖ ise AKP’yi “Truva Atı” olarak kullandı. Devletin (ordu-polis-yargı vs) temel kurumlarını içeriden fethedip, darbe yoluyla iktidarı ele geçirmeye çalıştı. AKP, bu iki hıyanete çok bozuldu. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan karşı taarruza geçti. Bu savaşta ihtiyaç duyduğu desteği, MHP’den aldı. Onunla siyasal ittifaka gitmek için “Milli Görüş” gömleğini çıkarıp “Türk-İslam” sentezine geçti. Eskiden kanlı bıçaklı oldukları MHP ile aralarından (şimdilik) su sızmaz oldu. Bu yıl, ekstradan coşkulu kutlanan Malazgirt zaferi komutanının ismiyle MHP’nin ebedi önderinin adının da “Alpaslan” olması ilahi bir tesadüf değildir.
MALAZGİRT KUTLAMALARI DÖVİZ SORUNUNU ÇÖZMEZ
Malazgirt kutlamaları, Büyük Taarruz’u gölgeledi. Ama kendisi de artan döviz fiyatlarının etkisiyle sönük kaldı. Yaşanan devalüasyonun sebebi, AKP’nin “el parasıyla caka satmak” için müsrifçe harcadığı dövizli borçlardır. Bu politikada ısrar ederse, korkarım “tutumlu” olarak bilinen” MHP’nin desteğini kaybedebilir. Eğer MHP’nin tercihi istikametinde tutumlu bir iktisat politikası izlerlerse bu sefer de yandaşlarını küstürür.
Son söz: Yoldaşlık, aynı yolun yolcusu olmaktır.