Bo­ra ER­DİN / SÖZCÜ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’na yaptığı ‘faizi indir’ çıkışını değerlendiren SÖZCÜ yazarı Ege Cansen’den farklı bir yorum geldi. SÖZCÜ TV’de canlı olarak yayınlanan programda konuşan Cansen, “Merkez Bankası geçtiğimiz ocak ayında faizleri yükselterek AKP’yi kurtardı. Yoksa 2001’de yaşanan ekonomik krizde olduğu gibi TL dip yapacak, döviz çok hızlı yükselecekti. Böyle bir ortam oluşsaydı, yüzde 43’ler civarında olan AKP’nin oyu yüzde 36’lara kadar düşerdi. Bence Başbakan‘ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’ya teşekkür etmesi gerekir” dedi.

Erdogan’ın ‘faiz indir’ çağrısının ardından Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de faizlerde indirime gidilmesi gerektiğini açıkladı. Ancak Erdem Başçı faiz indirim kararının dikkatle alınması gerektiğini belirterek şimdilik faiz indirimi yapmayacaklarını söyledi.

Faiz haziranda iner döviz yükselir

Merkez Bankası’nın faiz indirimi için ne zaman harekete geçebileceğini sorduğumuz ekonomist Ege Cansen, Merkez Bankası’nın enflasyonun düşmesini beklediğine işaret ederek “Muhtemelen hazirandan sonra enflasyonda bir düşüş olunca bir nevi faizleri indirmenin bir gerekçesi ortaya çıkacak” diye konuştu.
Merkez Bankası’nın faizleri yüksek tutmasının en önemli nedeninin enflasyondaki yükselişi kontrol etmek olduğunu dile getiren Cansen sözlerini şöyle sürdürdü:
“Paranın değerini düşüren enflasyondur. Enflasyon haziran ve temmuz ayında bir puan düşerse, Merkez Bankası’nın faizleri 1-2 puan düşüreceğini tahmin ediyorum. Faiz düşürme kararının ardından da döviz yukarı yönlü hareket edecektir.”

Yüksek faiz sorunu AKP’yi iktidar yaptı

Türkiye’nin geçmişinde bir faiz sorunu olmadığını belirten Ege Cansen “Zaten belirli bir dönem dışında faiz sorunu olmadı. Bu dönemde aslında AKP’nin iktidara geldiği 7 senelik dönemde çok yüksek reel faiz ödenmiştir. Onun dışında Türkiye’de çok uzun yıllar hiç reel faiz ödenmemiştir. Hatta çok ciddi anlamda eksi faiz ödenmiştir. 1980’den önce yüksek enflasyon vardı. Faizler yüzde 25-30 civarındaydı. Yani para yüzde 25 çoğalırken, satın alma gücü yüzde 60 geri gidiyordu.