'Açılım süreci' kapsamında dağdaki teröristlerin bile özlük hakları tartışıladursun, Türkiye'nin kanayan yarası 'Gazi hakları' konusunda hala bir düzenlemenin yapılmaması kahramanlarımızı isyan ettirdi.“Çalışma gücünün en az yüzde 60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Sağlık Kurulu'nca tespit edilen sigortalı, malul sayılır" hükmüne rağmen kaybı yüzde 60’ın altında olan ve “askerliğe elverişlidir” raporu alan gazilere ne maaş bağlanıyor, ne de gazilik haklarından faydalanabiliyorlar.
Fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkları nedeni ile sivil hayata adaptasyonda bile güçlük çeken bu gaziler, devletin şefkat elini kendilerine uzatmalarını bekliyor. 'Gazi' sayılmayan, Güneydoğu Gazileri Erol Göl, Mehmet Binici, Ali Deren ve Kemal Dilmen’in içler acısı durumlarını anlattı.

BACAĞINDAN KURŞUN ÇIKARILIRSA SAKAT KALACAK
Vatani görevini 1997 yılında Şırnak Çakır Söğüt'te yaparkan Çekiç operasyonuna katılan Erol Göl, yıllardır PKK kurşununu bacağında taşıyor. Kuzey Irak'ta bulunan Malakha tepe bölgesinde 100-150 kişilik terörist gurubu ile girilen silahlı çatışmada bacağından vurulan Gazi Erol Göl, bacağına giren kurşunun 'sakat kalma ve bacağını kaybetme' ihtimali yüzünden çıkartılamadığını söyledi.
Bacağında ilik içinde kurşun olması nedeni ile güçsüzlük ve halsizlik şikayetleri olan Gazi Göl özellikle kış aylarında, sol bacağında aşırı ağrı oluştuğunu belirtti. Gazi Erol Göl, yeni yapılan yasal düzenleme ile 'yüzde 40 sakatlık oranı' olan sivil terör mağdurlarına dahi devletin maaş bağlayıp iş hakkı verdiği bir ortamda, kendisinin açlık ve sefalete mahkum edilmesine anlam veremiyor.
GAZİLİK HAKLARIMI İSTİYORUM
Bugüne kadar nereye başvurduysa hep olumsuz cevap aldığını savunan Gazi Erol Göl, “Gazilik olan hakkım verilmedi. Ben vatanım için Kuzey Irak'ta çatışmada yaralandım, halen mağduriyetim devam etmektedir. Devletimiz bana bir gazilik unvanını çok mu görüyor? Ben bu kurşunu Kuzey Irak’ta çatışmada yedim. Ateş düğtüğü yeri yakar, acıyı çeken bilir. Ben ve benim gibilere devletimiz neden sahip çıkmıyor. Bizlere de Gazilik verilmesini istiyorum ve tüm sosyal haklardan ben de faydalanmak istiyorum. Gazi sayılmayan gaziyim haklarımı arıyorum” dedi.

BACAĞIMDA PKK KURŞUNUYLA YAŞIYORUM
'Statü' mağdurlarından birisi de Tunceli'de 1996'da askerlik görevini yaparken girdiği bir çatışmada yaralanan Gazi Mehmet Binici.
Binici, yaşadıklarını şöyle anlattı; “1996 yılında Tunceli'de operasyon yaptığımız esnada PKK terör örgütünün kurduğu pusu sonucu çıkan çatışmada her iki ayağımdan da yaralandım yanımda 4 arkadaşım şehit oldu. 3 arkadaşım da yaralandı, bu şekilde hastaneye kaldırıldım. 7,5 ay gibi bir süre hava değişimi verildi, sağ ayağımda kalıcı hasar oluştu. En son aldığım Askeri hastane raporunda sağ ayağımda şekil bozukluğu ve 1,5 santimetre kısaldığını ve sağ bacağımda yumuşak dokuda birden fazla milimetrik yabancı cisim olduğu tespit edildi. Bana 'Askerliğe elverişlidir ama Komando olamaz' raporu verildi. Ancak askerliğe elverişli değildir raporu alamadığım için emekliye ayrılamadım ve hiçbir Gazilik hakkından yararlanamıyorum.” dedi.
SAKATLIĞI NEDENİ İLE 21 YILDIR ÇALIŞAMIYOR
Bacağında kısalık oluşan, rahatsızlığı nedeni ile uzun süre ayakta duramayan Gazi Mehmet Binici, ağır ve uzun süre ayakta kalınacak işlerde çalışamaması nedeni ile ailesini geçindirmekte zorlandığını söylüyor. Devletin kendisini gazi statüsüne almadığı için hiç bir haktan yararlanamadığını ileten Binici , kendisi gibi malul sayılmayan gazilere sahip çıkılmasını isteyerek; “Lütfen bizi sahipsiz bırakmasınlar” dedi.

4 KURŞUNLA YARALANDIM, AMA GAZİ SAYILMADIM!
1973 Doğumlu 4 çocuk babası Gazi Kemal Dilmen, askerlik görevini ifa ederken 13 haziran 1994 yılında Kars Kağızman Kuloğlu mevkiinde teröristlerle çıkan çatışmada göğsünden 4 kurşunla yaralandı. Gazi Kemal Dilmen, “Askerliğe elverişlidir” raporu verildiği için kendisine maaş bağlanmadığı gibi hiçbir haktan da yararlanamadığını üzülerek belirtiyor. Dilmen "Devletimizin bizi görmezden gelişi çok üzücü. Kıbrıs ve Kore harekatında liman bekleyen ve adaya ayak basmayan, Rum askeri ile çatışmaya giren veya girmeyen, yaralanan veya yaralanmayan bütün Türk askerlerine bile Gazilik verilirken, biz malul sayılmayan Gaziler Türk toprağını savunurken yaralanıyoruz ama gazi sayılmıyoruz” dedi.