Bütçe öncelikleri, iktidarın tercihlerini yansıtır. Bu nedenle, bütçeye baktığınızda aslında iktidarın tercih listesinde olup olmadığınızı, varsanız da kaçıncı sırada yer aldığınızı görürsünüz.
Son yıllarda bütçede, faizlerin baş rolde yer aldığını, görev zararlarının astronomik artışlara konu olduğunu, “diğer” kaleminden yapılan ve şeffaflığı perdeleyen harcamaların giderek arttığını görüyoruz. Faiz harcamaları, garanti ödemeleri, görev zararları üst üste binince bütçe açıkları kaçınılmaz şekilde trilyonlar seviyesinden aşağıya çekilemiyor. 2024 yılındaki bütçe açığı 2.1 trilyon lira ile rekor seviyeye ulaştı. 2025 yılına gelindiğinde bütçe açığı 1.8 trilyon liraya indi. Yıl sonu açık gerçekleşmesi 1 trilyon 930 milyar liralık açık tahminin bile gerisinde kaldı. Faiz dışı fazla verdik. Bunlar, işin perde arkasına bakmazsanız, önemli ve güzel rakamlar. Rakamların önündeki perdeleri biraz aralayınca, bize sunulan cilalı verilerin üzerini biraz kazıyınca gerçekler ortaya çıkıveriyor.
Bazı harcama kalemlerine tasarruf hiç uğramamış
Şimdi gelin, 2025 yılının cilalanmış, güzelleştirilmiş rakamlarının üstündeki boyayı, cilayı şöyle bir sıyıralım.
Üç yıllık perspektifle hazırlandığı iddia edilen 2024 yılı mayıs ayında açıklanan tasarruf tedbirlerinin ikinci yılı olan 2025 yılı bütçe gerçekleşmelerine göre;
- Bando malzeme alımlarındaki %192.9
- Ziraat Bankası’na görev zararı (görevlendirme gideri) ödemeleri %107.4
- Yolluk giderleri %96.7
- Taşıt alımları %77.9
- Faiz giderleri %61.7
- Lojman kiralama giderleri %54.3
- Temsil, tanıtma ve ağırlama giderleri %53.4 artış göstermiştir.
Üç yıl boyunca yeni taşıt alınmayacak denmişti. 2025 yılında kamuya otomobil alımları artarak devam etti. Anlayacağınız, bütçenin pek çok kalemine tasarruf uğramadı. Peki, bütçenin hangi kaleminden kısıldı? Buna aşağıda bakalım.
Depremzedenin bütçedeki ödeneği azaltılmış
6 Şubat 2023 tarihinde tüm ülkeyi sarsan çok ağır bir deprem felaketi yaşandı. Bu felaketin yol açtığı yaraları sarmak hepimizin, özellikle de kaynakları yönetenlerin birinci görevi. Deprem bölgesinin en önemli ve öncelikli ihtiyacı barınma sorunu, depremzedenin sıcak bir yuvaya kavuşturulmasıdır. Bu konuda bütçe verileri bize ne söylüyor?
Önce şunu belirtelim. Bütçe hazırlama rehberlerinde idare, deprem bölgesi için yapılan her türlü harcamayı takip edecek şekilde bütçe kod ve sistemini oluşturdu. Bugün, ilgili kamu otoriteleri bir tuşa basarak deprem bölgesi için hangi kalemden ne kadar harcama yapıldığını görebiliyorlar. Ama biz bu rakamların kamuoyu ile paylaşıldığını görmedik. Bütçe sunuş konuşmalarında, övünülerek ayrılan ödeneklerin tamamı harcanmış olsa herhalde bunu sadece kamuoyu ile paylaşmakla kalmaz, ilan panoları ile tüm caddeleri süslerlerdi.

Yukarıdaki tablonun bize söylediklerini ben kısa cümlelerle özetleyeyim:
Yüksek enflasyona rağmen depremzedenin bütçedeki ödeneği artırılmamış aksine azaltılmıştır. Depremin gerçekleştiği yılda 801.6 milyarlık harcama kalemi takip eden yıl yüzde 30.6 azalarak 555.7 milyar liraya inmiştir. 2025 yılı gerçekleşme tutarı ise 230.2 milyar liradır ve bu tutar 2023 yılına göre yüzde 71.3 azalmıştır.
Vergiler yeniden değerleme oranında artırılırken depremzedenin konut harcaması hızla azaltılmıştır. Vergi artışları için yeniden değerleme oranı 2024 yılı için yüzde 58.46 ve 2025 yılı için yüzde 43.93 idi. İlgili yıllarda depremzedenin konutu için yapılacak harcamaların en az bu oranda artırılması gerekirken bırakın artırmayı, hızla indirilmiştir.
Ödemeler genellikle aralık ayına sıkıştırılmıştır. Bütçeden depremzede konutu için yapılan ödemelerin 2023 yılında yüzde 77.7’si, 2024 yılında yüzde 98.7’si ve 2025 yılında yarısından fazlası aralık ayında gerçekleştirilmiştir. Depremzede için konut ödemeleri adeta Hazine’nin nakit dengesine göre ayarlanmış gözükmektedir.
İktidarın şu sorulara cevap vermesi gerekmektedir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın bütçe sunuş konuşmalarına baktığınızda, bütçe açıklarının önemli bir nedeni olarak deprem harcamalarını gösterdiğini görürsünüz. Uygulanan, nas politikaları, KKM, liyakatsiz yöneticilerin yol açtığı ekonomik sorunlar, israf, yolsuzluklar değil; deprem bütçe açıkları günah keçisi olarak gösterilmektedir. Böyle bir yaklaşımı doğru ve etik bulmadığımı belirterek, ilgililere şu soruları sormak istiyorum:
1) Deprem bölgesi ve depremden zarar görenler için yapılan her türlü harcamayı kamuoyuyla paylaşacak mısınız?
2) Bütçede, yatırım programında ne kadar harcama sözü verdiniz, bunun ne kadarını gerçekleştirdiniz?
3) Ne kadar sürede, kaç konut yapacağız dediniz, kaç tane yaptınız?
4) Depremdeki konut ve altyapı ihalelerini ağırlıklı olarak kimler aldı?
5) Bütçede depremzedeye konut için ayrılan ödenek, yaşanan yüksek enflasyona karşın niçin her yıl düşürülerek kuşa döndürüldü?
6) Depremzede için ayrılan ödeneği, yapılacak harcamayı istediğiniz gibi kısabilecek, bütçe ve nakit dengesi için kolayca kırpılacak bir alan olarak mı görüyorsunuz?
Özetle, “tasarrufu” depremzedenin konutundan mı yaptınız? Öyleyse, iki cihanda da hesap veremezsiniz. Aksi söz konusu ise kamuoyu adına sizlerden cevap bekliyoruz, nasıl olsa tüm veriler elinizde...