Açıkça yazmalı: Bunun adı bence faşizm. Tek otorite arkasına hakimi, savcıyı, polisi, jandarmayı, Meclis’i, devleti, yüksek bürokrasiyi ve sermaye gücünü aldı. Toprağın kızını hapse gönderdi.
Bu köylü kız!
25 yaşında.
Akbelen Ormanları içinde İKİZKÖY’de toprağı, suyu, zeytin ağaçlarını, bahar çiçeklerini, kuşları, sincaplarla kelebekleri vahşi kömür madenciliğine kurban vermeyelim, biz buna karşıyız demişti.
★★★
Evet doğrudur; elektrik stratejik üründür. İnsan hakkıdır. Her insan elektriği kullanma hakkına sahip olmalıdır. Elektrik akan sudan, esen rüzgardan, yeraltında kömürden, boruyla gelen doğal gazdan üretilir. Kömür de stratejik üründür. Bu vatan üzerinde yaşayan her kişinin yerin altındaki kömür yatağında hakkı olmalıdır. Kömür çıkartılıp ondan elektrik üretilerek herkese hakça, hukukça sunulmalıdır.
★★★
Toprak da stratejik varlık.
Orman da stratejik varlık.
Dereler, nehirler de…
Hava da stratejik varlık.
Tarafsızca dinleselerdi zindana koyulan İKİZKÖYLÜ Esra Işık’ın da aynı hakkı savunduğunu göreceklerdi!
★★★
“Toprağımız, havamız, derelerimiz, nehirlerimiz, ormanımız, üstünde ağaç, çiçek, her tür kanatlı canlı, her böcek de stratejik varlığımızdır. Sizin “100-200-300” diye yazdığınız zeytin ağaçlarına biz kaç ömür verdik. Orada bizim atalarımızın, ninelerimizin, dedelerimizin emeği var. Biz yurttaş değil miyiz” dediği için hapse konuldu.
Onu dinlemediler.
Anlamak istemediler.
AKBELEN’de İKİZKÖY’de, YATAĞAN’da, KEMERKÖY’de, YENİKÖY’de toprağın altındaki stratejik varlık kömür; toprağı, havayı, suyu, canlıyı, köylünün evini, damını, ahırını, tarlasını, bağını, bahçesini yok etmeden çıkartılsın. Vahşi sömürge madenciliği yapılmasın. Galeri madenciliği yapılsın. Termik santraller de bu kömürü kullanarak havayı, suyu kirletmeden elektrik üretebilecek önlemlerle ve büyük bir dikkatle çalıştırılışın.
Toprağın Kızı!
Bunları söyledi.
Kızın adı, Esra Işık.
Kız, ışık olmak istedi.
Zindana koydular.
★★★
Çok kızdılar.
Aşırı öfkelendiler.
Biz devleti ele geçirdik, biz adaleti ele geçirdik, biz jandarmayı ele geçirdik, biz Meclis’i ele geçirdik. Biz yüksek bürokrasiyi ele geçirdik. Toprağın altındaki kömürü çok ucuza mal etsin diye AKBELEN’i LİMAK ve İÇTAŞ ortaklığına verdik. Devletin elindeki termik santrallerini de çok ucuza yine onlara satmıştık. Onlar ucuza mal etikleri kömürle, ucuza mal ettikleri elektriği pahalıya devlete satsın, biz de o pahalı elektriği halka kökleyelim (son elektrik zammı meskenler için yüzde 25 yapıldı) düzeni kurduk. Biz devletiz, kurduğumuz düzeni değiştirmeyiz. Toprağın Kızı, biz seni ezeriz dediler.
Bunun adı bence faşizm!
★★★
Toprağın Kızı’na niçin bu denli kızdılar, kinlendiler daha net anlatabilmek için size tamamlayıcı bilgiler yazayım: Yeniköy Termik Santrali ve Kemerköy Termik Santrali; ikisi toplam 1200 MW gücündedir.
İkisi de Devletin malıydı.
Yeniköy Linyit Kömür Ocakları ile limanı, iskelesi, 800 işçi lojmanı, deniz kıyısındaki kupon arazileri hepsi devletin malıydı. 2014 yılında özelleştirildi. Tamamı 2.6 Milyar dolara LİMAK İÇTAŞ ortaklığına devredildi.
Çok kıyak satış oldu.
Kıyas yapın.
600 MW gücündeki Seyitömer Santrali, iki yıl önce 2012’de 2.3 milyar dolar bedelle özelleştirilmişti. Ayrıca Yeniköy-Kemerköy özelleştirilmesi öncesi LİMAK firmasına devredilen kömür ocakları; SEKKÖY, İKİZKÖY, AKBELEN, KARACAHİSAR, HÜSAMLAR, ÇAKIRALAN’ın lisans süresi (kullanım zamanı) 10 yıldan 49 yılına çıkartılmıştı.
Çok kıyak!
Çifte kavrulmuş!
Şahane ikramlardı.
★★★
LİMAK ve İÇTAŞ, hem termik santralleri alırken ve hem de onlardan elektriği üretirken kazanıyordu. Sayıştay Denetim raporlarına göre, elektrik üretim maliyeti 2010’da, 7.63 krş/kwh, 2011’de 8.61 krş/kwh oldu ve ilerleyen yıllarda 2025’e gelindiğinde birim maliyet en fazla 25 krş/kwh’ye çıktı. Elektriğin halka fatura edilen fiyatı ile LİMAK ve İÇTAŞ’ın maliyet fiyatı arasındaki fark 4 ile 6 kat yükseğe çıktı. Bu şirketlere ayrıca Yenilebilir Enerji Teşvik Sistemi (YEKDAM) kapsamında 1 milyar dolar düzeyinde teşvik de pompaladılar.
★★★
Ey okur; bu bilgileri bana idealist, vatansever emekli müfettiş Şenol Serrafi gönderdi. 32 yıl Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nda ve 4 yıl da Halk Bankası’nda müfettişlik yaptı. Sayıştay Denetim Raporları’nı inceleyerek bu bilgileri çıkardı. Sizinle paylaşayım diye gönderdi.
İşte paylaştım.
Zeytin ağaçlarını koruyan bir kanun vardı. Bu kanun Toprağın Kızı’nın da oturduğu AKBELEN İKİZKÖY dahil bütün zeytinlik alanlarda vahşi kömür madenciliği yapmaya izin vermiyordu. Bu kanuna vücut çalımı atmak için 2025 yılında bir kanun çıkartıldı. Bu kanundan güç alarak 25 yaşındaki köylü kızı Esra Işık’ı hapse koydular, evini, tarlalarını, bahçe bostanlarını da kamulaştırmaya açıp şirketlere sunmaya hazırlandılar.
Bunun adı bence faşizm!
Zeytin de stratejik ürün.
Zeytinlikler herkesin.