Bu ik­ti­dar, PKK ile pa­zar­lık ma­sa­sı­na otur­du­ğun­dan be­ri Türk­lük, ırk­çı­lık ve fa­şizm­le eş­de­ğer gö­rül­me­ye baş­lan­dı!..
Ta­rih­te hiç kim­se bu­nu ak­lı­nın ucun­dan bi­le ge­çir­me­miş, “Türk­lü­ğü kal­dı­ra­lı­m” de­me­miş, ak­si­ne her­kes Türk­lü­ğü ile if­ti­har et­miş­ti!..
Ama ver kur­tul­cu zih­ni­yet için ko­lay­dı!..
“Çö­zü­m” di­ye çö­zül­me sü­re­ci­ne gi­ren, di­ren­ci­ni kay­bet­miş, te­rö­rün kar­şı­sın­da diz çök­müş bu ik­ti­dar “Türk kim­li­ği­ni­” ko­lay­ca sa­tı­şa çı­kar­dı!..
Ney­se ki ha­fif­ten de ol­sa top­lum­da bu­na da­ir iti­raz­lar yük­sel­me­ye baş­la­dı...
300’ü aş­kın bi­lim, dev­let, si­ya­set ve ede­bi­yat in­sa­nı da “Türk Mil­le­ti­’ne Çağ­rı­” bil­di­ri­siy­le ke­sin tav­rı­nı or­ta­ya koy­du...

* * *

Ara­la­rın­da ün­lü ta­rih­çi­ler Prof. Ha­lil İnal­cık ve Prof. İl­ber Or­tay­lı ile dev­let ada­mı Hü­sa­met­tin Cin­do­ruk ve AKP ik­ti­da­rı­na ya­kın­lı­ğıy­la bi­li­nen si­ya­set­çi Tank Ha­sa­n’­ın (Ce­lal Gü­zel) bi­le ol­du­ğu as­ker si­vil bir­çok şah­si­yet, “Türk Mil­le­ti­’nin ak­lı­se­li­mi­ne­” ses­len­di...
Al­tın­da emek­li Or­ge­ne­ral Edip Ba­şer ile HE­PAR Ge­nel Baş­ka­nı emek­li Tüm­ge­ne­ral Os­man Pa­mu­koğ­lu­’n­dan ya­zar Alev Alat­lı, Ya­şar Oku­yan, Öca­lan hak­kın­da­ki id­di­ana­me­yi ha­zır­la­yan emek­li sav­cı Ta­lat Şal­k’­a ka­dar ta­nın­mış isim­le­rin im­za­sı bu­lu­nan bil­di­ri­de “Türk Hal­kı adı­na (!) ha­re­ket eden­le­r” uya­rıl­dı...

* * *

Uya­rı­da­ki üç mad­de söy­le sı­ra­lan­dı:
1- Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti­’nin ku­ru­cu­su ve sa­hi­bi olan Türk Mil­le­ti­’nin adı va­tan­daş­lık ta­ri­fin­den ve Ana­ya­sa­’dan çı­ka­rı­la­maz.
2- Dev­le­ti­mi­zin eşit ve şe­ref­li üye­le­ri olan aziz va­tan­daş­la­rı­mız ırk­la­ra ve mez­hep­le­re ay­rış­tı­rı­la­maz.
3- Ana­do­lu coğ­raf­ya­sın­da Sel­çuk­lu ile baş­la­yıp Os­man­lı ile de­vam eden Türk Mil­le­ti­’nin ke­sin­ti­siz ege­men­li­ği­ni esas alan bü­yük Ata­tür­k’­ün kur­du­ğu mil­li dev­let ya­pı­sı or­ta­dan
kal­dı­rı­la­maz.
Ne­den bu üç mad­de?..
Çün­kü “ve­ri­ci ik­ti­da­r”, bu üç mad­de­de ya­pı­lan uya­rı­la­rın hep­si­nin ter­si­ni ger­çek­leş­tir­me­ye ça­lı­şı­yor...
“Te­rör bit­sin, ana­lar ağ­la­ma­sı­n” ma­sa­lıy­la ken­di pa­ça­sı­nı kur­tar­ma­ya ça­lı­şan ik­ti­dar Türk­lük­ten vaz­geç­ti!..
Türk­lük, Kürt ırk­çı­la­rı­nın goy­goy­cu­lu­ğu ve te­rör­le sa­tı­şa ge­ti­ril­di!..
Tay­yip Bey, “Hiç­bir ta­viz ver­me­miz söz ko­nu­su de­ği­l” di­yor!..
Da­ha ne ta­vi­zi ve­re­cek­sin, Türk­lü­ğü ver­dik­ten son­ra?..

* * *

Tay­yip Bey, Türk­lük­ten ko­lay­ca vaz­ge­çe­bi­lir, çün­kü “Gür­cü­yü­m” di­yor!..
Al­man­ya Baş­ba­ka­nı­’nın “Ben Fran­sı­z’­ım” de­me­si gi­bi!..
Ama Türk Mil­le­ti Türk­lü­ğün­den as­la vaz­geç­me­ye­cek­tir!..
Bu­nun ilk si­vil is­ya­nı 300’ü aş­kın ka­li­te­nin bil­di­ri­siy­le gel­di...
Şim­di se­si çık­ma­yan, bir kıs­mı Kürt­çü­lü­ğe ya­tan sol­cu­la­ra ve sos­yal de­mok­rat­la­ra sor­mak la­zım:
“Siz­ler Türk­lü­ğü­nüz­den vaz­ge­çi­yor mu­su­nuz?”

Pis­le­ye­ce­ği­niz baş­ka yer mi bu­la­ma­dı­nız?!.

Olim­pi­yat sev­da­sı­nın bu ka­çın­cı hort­la­ma­sı?..
Olan­ca komp­leks­le­riy­le bü­yük iş­ler pe­şin­de ko­şan, hep­sin­de de zevk­siz­lik, ka­li­te­siz­lik, yağ­ma­cı­lık ör­nek­le­ri ve­ren ik­ti­dar Olim­pi­yat­la­rın İs­tan­bu­l’­da ya­pıl­ma­sı­na yi­ne ta­lip ol­du!..
“İs­te­ye­nin bir yü­zü ka­ra, ver­me­yen zen­ci­” he­sa­bıy­la...
Olim­pi­yat­la­rın İs­tan­bu­l’­da ya­pıl­ma­sı el­bet­te he­pi­mi­ze gu­rur ve­rir...
İyi de, İs­tan­bul ne alem­de?..
Tek ke­li­mey­le pe­ri­şan!..
Ne alt ya­pı­sı var ne üst ya­pı­sı, tra­fik fe­ca­at, bin bir tür­lü dert!..

* * *

Bir par­lak ze­ka da, Hay­dar­pa­şa Ga­rı ya­nın­da de­ni­ze na­zır 70 bin ki­şi­lik Olim­pi­yat Sta­dı pro­je­si ge­tir­miş...
Baş­ka yer kal­ma­dı, ora­nın da içi­ne ede­cek­ler...
Pe­ki hiç­bir ku­lü­bün maç yap­mak is­te­me­di­ği öte­ki Olim­pi­yat Sta­dı ne ol­du?.. Yan­dı pa­ra­lar, kül ol­du!..
Hür­ri­ye­t’­te Meh­met Yıl­maz, bu ye­ni stat pro­je­si için, “Ya­hu siz­de hiç ta­ri­he say­gı yok mu, bir ken­tin hal­kı­na say­gı yok mu, bir ken­tin do­ğal gü­zel­li­ği­ne say­gı yok mu, hep­si bir ya­na ka­fa yok mu?” di­yor...
Yok!.. Yok!.. Yok!..
De­vam edi­yor: “Ko­ca İs­tan­bu­l’­da pis­le­ye­ce­ği­niz baş­ka bir kö­şe­de mi bu­la­ma­dı­nız da gel­di­niz Bo­ğa­z’­ın gi­ri­şi­ne böy­le bir iş ya­pı­yor­su­nuz?”
Bu so­ru­nun al­tı­na ben de im­za­mı atı­yo­rum!..