Sağlık, tüm canlılar için temel bir yaşam gerekliliği.

Özellikle insanın konforlu bir hayat sürmesi, üreyebilmesi ve günlük yaşamını sürdürebilmesi doğrudan sağlığına bağlı.

Günümüzde ise sağlık kavramı, yalnızca hastalıklardan korunmak ya da yaşamı sürdürebilmek anlamının çok ötesine geçmiş durumda.

Çok yeni olmasa da bugün dünyayı etkisi altına alan wellness endüstrisi devasa bir ticari pazara dönüştü. Sağlık sektöründen farklı olarak genellikle hastalıkları tedavi etmeye değil, insanların kendilerini daha sağlıklı, daha enerjik, daha genç, daha mutlu ve daha verimli hissetmelerine odaklanıyor.

Vitamin ve takviyelerden detoks programlarına, yoga ve meditasyondan biyolojik yaş testlerine, buz banyolarından uzun yaşam uygulamalarına kadar son derece geniş bir alanı kapsıyor.

Temel fikir, insanın yalnızca hasta olmaması değil, kendi "en iyi versiyonu" hâline gelmesi.

***

Nasıl ki geçmişte marka logoları ekonomik gücün göstergesiyse, bugün de bazı sağlık ritüelleri ekonomik ve kültürel ayrıcalığın sembolü hâline gelmiş durumda.

Artık birçok insan yalnızca hastalanmamak ya da kendini iyi hissetmek için sağlıklı kalmaya çalışmıyor. Sağlık aynı zamanda sergilenen bir başarı hikâyesi.

Spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve bunları sürekli olarak göstermek artık bir yaşam tarzı. İnsanların hangi vitaminleri aldığı, hangi doktorlara gittiği, hangi detox programlarını uyguladığı, hangi diyetleri yaptığı yeni sohbet konuları.

Hep zinde bakımlı enerjik ve mutlu görünmek gerekiyor. Hatta sağlıklı olmak, hayatın temel ihtiyacı olmaktan çıkıp başlı başına bir statü göstergesine dönüştü.

Sosyal medyada her gün buz banyolarına girenleri, damar yoluyla vitamin serumları alanları, genetik testler yaptıranları, onlarca takviye kullananları, uyku skorlarını paylaşanları ve vücudunun her verisini takip eden insanları görüyoruz.

Bunların önemli bir kısmı gerçekten daha sağlıklı olmak için yapılmıyor. Amaç çoğu zaman diğer insanlardan daha disiplinli, daha bilinçli, daha güçlü ve daha ayrıcalıklı görünmek.

***

Wellness endüstrisinin hacmi trilyonlarca dolara ulaşmış durumda. Ancak bu sektörün sattığı şey çoğu zaman sağlık değil, sağlık hissi ve sağlık imajı.

Çünkü sektörün bazı bölümleri bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerden çok pazarlama stratejilerine dayanıyor.

Oysa yürüyüş yapmak, düzenli uyumak, sebze ağırlıklı beslenmek, sigara içmemek ve hareketli bir yaşam sürmek hâlâ en etkili sağlık alışkanlıkları arasında yer alıyor. Bunların çoğu ya ücretsiz ya da oldukça düşük maliyetli.

Kaynak olarak ekle

Buna rağmen insanlar binlerce liralık takviye paketlerine, pahalı detoks programlarına, özel serum kürlerine ve bilimsel karşılığı tartışmalı uygulamalara yöneliyor.

Çünkü mesele yalnızca sağlıklı olmak değil, bunu nasıl yaptığını diğerlerine göstermek.

***

İşin daha rahatsız edici tarafı ise bunun yeni bir üstünlük duygusu üretmesi.

Çünkü sağlık artık sadece fiziksel bir durum olarak görülmüyor. Kişisel bir başarı göstergesine dönüş durumda.

İnsanlar yavaş yavaş bilinçli olanlar ve olmayanlar, bedenine yatırım yapanlar ve yapmayanlar, kendine bakanlar ve bakmayanlar şeklinde kategorilere ayrılıyor.

Böylece sağlık, insanları bir araya getiren ortak bir ihtiyaç olmaktan çıkıp onları birbirinden ayıran yeni bir sınıf göstergesine dönüşüyor.

Anlaşılan o ki insanlar kendilerini diğerlerinden farklı, ayrıcalıklı ve üstün hissetmenin yeni yollarını arıyor. Tarih boyunca bunu dil, din, ırk, bazen de sosyal statü üzerinden yaptılar.

Bugün ise üstünlük göstergesi sahip olunan marka değil, sahip olunan beden; yaşam tarzı, beslenme düzeni ve sağlık ritüelleri oluyor.