Maliye yeni rotasını açıkladı.

Büyüklerin peşine düşüyor. Hem de öyle böyle değil…

Büyük ölçekli mükelleflerde vergi inceleme oranı geçen yıl yüzde 11,7 seviyesindeyken, bu yıl yüzde 31,3’e çıkmış.

Yani neredeyse her üç büyük mükelleften biri incelemede.

Doğru mu?

Doğru.

Olması gereken mi?

Kesinlikle.

Hatta yıllardır olması gereken buydu. Çünkü Türkiye’de vergi denetiminin temel problemi hiçbir zaman bakkalın, berberin, küçük esnafın fiş kesip kesmediğini kontrol etmek değildi.

Asıl mesele, paranın olduğu yere bakabilmekti.

Vergi Denetim Kurulu’nun 2025 faaliyet raporu da aslında bunun ipucunu veriyor.

Geçen yıl 66 bin 656 mükellefin vergi incelemesi tamamlandı ve yalnızca bu incelemelerde 469 milyar liralık matrah farkı bulundu.

İzaha davet, gözetim ve diğer denetimler de eklendiğinde bulunan toplam matrah farkı 748,5 milyar liraya ulaşıyor.

Az buz para değil. Demek ki oltayı doğru yere attığınızda balık çıkıyor.

Şimdi Maliye oltayı biraz daha açığa atıyor. Bakan Mehmet Şimşek’in açıklamasına göre sadece büyük şirketler değil, yüksek gelir grubundaki kişiler de radar altında.

Şirket ortaklıkları, gelirleri, servetleri, harcamaları, yaşam standartları karşılaştırılıyor.

Adamın evi güzel.

Arabası güzel.

Harcamaları maşallah.

Hayat standardı şahane.

Bir tek beyan ettiği gelir mütevazı!

Maliye de doğal olarak soruyor:

Bu değirmenin suyu nereden geliyor?

Buraya kadar sorun yok.

Asıl ilginç olan bundan sonrası.

Maliye bu kişileri “gönüllü uyuma” davet ediyor.

Kavram vergi tekniği açısından elbette doğru ama Türkiye açısından biraz ironik.

Çünkü ücretliye böyle bir davetiye gelmiyor.

Memura “gelirinizi beyan etmeye gönüllü müsünüz?” diye sorulmuyor.

İşçinin vergisi maaşı cebine girmeden kesiliyor.

Markette KDV’ye gönüllü müsünüz diye sorulmuyor.

Akaryakıt pompasında ÖTV tercihe bırakılmıyor.

Otomobil alırken de “isterseniz vergiyi ödeyin” denilmiyor.

Türkiye’de milyonlarca insan zaten zorunlu uyumlu.

Vergiden kaçacak kapısı yok. Bu nedenle büyük mükelleflerin ve yüksek gelir gruplarının daha yoğun denetlenmesini son derece doğru buluyorum.

Ancak bunu vergi adaletiyle karıştırmayalım. Vergi adaleti, yalnızca müfettişin kimin kapısını çaldığıyla sağlanmaz.

Vergi sistemi kurulurken başlar.

Yıllardır bu ülkede vergi politikasının en kolay yolu tercih edildi:

Kaçamayandan al.

Şimdi Maliye, kaçabilene de bakacağını söylüyor.

Güzel.

Bakın.

Üç büyükten birine değil, risk varsa üçüne de bakın.

Ama şu gerçeği de unutmayın:

Bir ülkede ücretlinin vergisi daha maaşı hesabına yatmadan kesilirken, milyonlarca liralık geliri olanları “gönüllü uyuma” çağırıyorsanız...

Mesele sadece vergi denetimi değildir.

Mesele vergi adaletidir.

Kaynak olarak ekle