RÖPORTAJ: Gökmen ULU-  Tarihin en vahim hukuksuzluklarının ve haksızlıklarının yapıldığı Ergenekon davası kapsamında 24 yıl hapis cezası verildi. 4 yıl 277 gün tutuklu kaldı. Anayasa Mahkemesi’nin “Haksız yere hapiste tutulduğu” kararının ardından 9 Aralık 2013’te tahliye oldu. Cezaevindeyken 2011 seçimlerinde milletvekili seçildi. Şimdi, memleketi İzmir’den milletvekili aday adayı... Önseçim çalışmalarının yoğun temposu içinde İzmir sokaklarında düşüncelerini ve hedeflerini SÖZCÜ’ye anlattı.


EN YÜKSEK MAKAM VİCDAN


Niçin aktif siyasete girdiniz?
Aslında hep içindeydim. 2009 yılında düzmece iddialarla tutuklanmamın ardından siyasal saldırıya siyasal karşılık vermek gerektiğine karar verdim. 12 Haziran 2011 seçimlerinde İzmirliler beni 2. Bölge’den milletvekili olarak Meclis’e gönderdi.
Ama gidemediniz Meclis’e...
Evet. 4 yıllık milletvekilliğimin 2.5 yılı demir parmaklıkların ardında geçti. Ama boşuna geçmedi. Bu zamanı okuyarak ve ileride ülke yönetiminde ve İzmir’in kaderinde var olacağımı düşünerek, tasarlayarak geçirdim.
Şimdi adaylık için ön seçime katılıyorsunuz. Niçin kontenjan başvurusunu tercih etmediniz?
Kontenjanı seçeneğini yeğleyen arkadaşlarıma elbette saygı duyuyorum. En yüksek makam CHP üyesinin vicdanıdır. Oyumun ölçüsünü almaya geldim.
Önseçim kararı parti tabanını nasıl etkiledi?
Dinamizm ve heyecan getirdi. Üyelerimizden başlıca dileğim mutlaka sandığa gitmeleridir. Eğer katılım düşük olursa, önseçim kurumu yara alacaktır.
Çalışmalarınız nasıl gidiyor?
Şu üç ilkeyi benimsedim: Dokun, dinle, anlat. İnsanlara dokunuyor, dinliyor, anlatıyorum. İzmir 2. Seçim Bölgesi’nde 13 milletvekilliği var. Adaylardan 3’ü kontenjanla belirleneceği için üyeler aday adayı listesinden en az 5, en çok 10 isim yazacak. Bunun altı ya da üstü geçersiz. Üyelerimize sesleniyorum: Meclis’te görmek istediğiniz beş ismi işaretleyin, altıncı olarak da beni, Mustafa Ali Balbay’ı işaretleyin.


YOLSUZLUK BATAĞINDALAR
Tekrar seçilirseniz İzmir için neler tasarlıyorsunuz?
TBMM kürsüsünü halkla birlikte kullanacağım. Temel konularda konuşmadan önce düşüncelerimi “Seçmen Meclisi’’nde İzmirliler ile oluşturacağım. İzmir için hedefimi 4T 1K Formülü ile adlandırıyorum. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji, kültür.
Bu genel seçim nasıl bir anlam ve önem taşıyor?
AKP Türkiye’ye şunu dayatıyor: “AKP’lerden AKP beğenin.” “Nasıl bir AKP olsun? Fidan’lı mı, Fidansız mı? Gül’lü mü, Gül’süz mü? Davutoğlu önde mi olsun, geride mi?” Buna mecbur değiliz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi, başkanlık sistemi projesini oylamaya götürecek bir referandum havasına sokmaya çalıştığı görülüyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Erdoğan demokrasiye, hukuka, parlamenter sisteme saygısı olmadığını gösteriyor. Milli iradeye en saygısız kişi Erdoğan’dır. AKP’nin içini dizayn ederken, kendisine 400 milletvekili istiyor. AKP Türkiye’nin temel problemlerini çözmek değil kullanmak üzerine bir politika üretiyor. Yolsuzluk batağındalar.

Sazdan başka bir şey çalmadım... Selamdan başka bir şey almadım

 Türkiye tablosu hayli karamsar görünüyor.
Evet, karşımızda ciddi bir tehlike var. Ama boyunuzu aşan suda panikle çırpınırsanız, boğulursunuz. Sükunetle ve inançla mücadele ederseniz, kurtulursunuz. Ben seçime cesaretle gidilmesinden yanayım. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak AKP’nin yanlışlarını anlatacağız. Ama söylemlerimizin en az yüzde 60’ı bizim ne yapacağımızı anlatmak olacak. Karamsarlık lüksümüz yok. Umutsuzluk gibi duygular nezle gibi bulaşıcıdır. Bunu ortadan kaldırmanın yolu, ne olursa olsun başarıya odaklanmak ve umudu yeşertmektir. Bu inanç insanın doğal enerjisini ikiye katlar. Dağlar ne kadar yüksek olursa olsun bir yanı yoldur. Birlik ve dayanışma içinde olmamız çok önemli. Çünkü hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz. Örgütlü halktan büyük güç yoktur.
Umutlar yeşeriyor mu?
Önseçim çalışmalarım esnasında bir yurttaşımız “Üzerimizdeki ölü toprağını atıyoruz” dedi. Bir başka yurttaşımız seslenerek “Balbay, daha iyi muhalefet değil mi” diye sordu, “Hayır” dedim, “Daha iyi iktidar.” Özgürlüğü, adaleti, demokrasiyi, sosyal devleti tesis etmek için, barış ve refah içinde mutlu bir Türkiye’yi inşa etmek için iktidara talibiz.
Saz çalmaya devam ediyor musunuz?
Türküleri hep sevdim. Zira türküleri yakanlar her zaman yasaları yapanlardan güçlü olmuştur. Sazdan başka bir şey çalmadım, selamdan başka bir şey almadım.