Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Devletin “sakıncalı” piyadeleri

14 Temmuz 2015

Bazı siyasiler, yorumcular “Türkiye'de casuslar cirit atıyor” der. Türkiye aleyhine casusluk yaptığı iddiasıyla son 15 yıldır yakalanan, hüküm giyen yok. Ama, Diyanet personelinden MİT personeline, valilerden, hazine personeline, sigorta müfettişine, askere kadar yaklaşık 2 bin 400 kişi ile ilgili İzmir Casusluk ve Fuhuş Davasında ilginç gelişmeler de oldu, oluyor…
Bakıyorsunuz aynı konuda suçlanan Kara, Hava, Deniz kuvvetleri personeli meslekten atılıyor ama Jandarma personeliyle, İçişleri Bakanlığı'na bağlı birimlerde kimseye dokunulmuyor. Çünkü, o dosyada bakan, o dosyada vali isimleri de var.

BAKIN ŞU YAZIYA

“İzmir Askeri Casusluk ve Fuhuş Davası” denilince tutuklandıkları için kamuoyu daha çok askerlerin mağduriyetinden haberdardı. O davada isimleri geçen 2 bine yakın
bürokrat ise kurumlarında “sakıncalı piyade” muamelesine tabi tutuldu. Kumpasta ismi geçen kişilerin bazıları bulundukları görevden alındı, kimisi disiplin cezasına çarptırıldı, meslekten çıkarıldı.
Kurumlara gönderilen Cumhuriyet Savcısının yazısı “Fuhuş, insan ticareti, fuhşa aracılık, şantaj, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, kişisel verileri kayıt altına alma, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, yasaklanmış bilgileri temin…” diye başlıyorsa zaten yandınız demektir.
Söz konusu suç örgütü adına faaliyette bulundukları gerekçesiyle İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Ordu, Balıkesir'de 48 kadın aynı gün gözaltına alınıyor, bunlardan 20'si tutuklanıyor. Bunlar, İzmir Fuhuşla Mücadele Komisyonu'na sevk ediliyor. 4 kadının bulaşıcı zührevi hastalık virüsü taşıdığı belirtiliyor. Kurumlara şu uyarıda bulunuluyor:
“Konu ile alakalı olarak yapılan çalışmalarda, kurumunuzda görevli oldukları anlaşılan ekli listede isimleri belirtilen kişilerin, hastalık taşıdıkları tespit edilen eskort bayanlarla irtibatlı olduğu değerlendirilmiştir.”
Sadece Genelkurmay Başkanlığı'na gönderilen isim listesi 6 sayfadan oluşuyordu. Kurumlara “Personeliniz kadınlardan hastalık kapmış olabilir. Eşlerinin hastalanmaması için koruyun, muayene ettirin” mesajı ulaştırılıyordu. Böylece yüzlerce kamu görevlisi “casus”, “fuhuşçu” damgasının yanı sıra kadından geçen zührevi hastalık virüsü taşımakla da deşifre ediliyordu.

CASUS OLDUKLARINA İNANDILAR

Kıyımın büyüğünü askerler, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Dosyada ismi geçen Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı personelinden yaklaşık 30 kişi için işlem yapıldı. Onların yöneticilerine Emniyet'ten gelen görevliler brifing verdi ve ismi geçenlerin “casus” olduğuna inandırmaya çalıştı. Hemen ardından da disiplin cezası sonucu meslekten çıkarılanlar, makam sahiplerinin görevden alınmaları gerçekleşti. Daha garip olaylar da yaşandı. Bazı kamu görevlilerinin de davaya eklenmesi için Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bile bulunuldu. Onlara bu zulmü yapanlar, bugün hepsi hakkında takipsizlik kararı verildiğini de biliyorlardır.
Bürokratların masumiyet karinesi ilkesini çiğneyen, onları baştan suçlu kabul edip cezalandıranlar, mahkemenin verdiği takipsizlik kararından sonra hiç değilse gereğini yapmalı, zedeledikleri itibarlarını iade etmelidir. Bu yapılmadığı sürece, kurumlarında onlara “sakıncalı piyade” muamelesi yapılmaya devam edilecektir.

İTÜ, BİLİRKİŞİLİĞİ KABUL ETMEDİ

İzmir Askeri Casusluk Davasında isimleri geçen askerlerden Jandarma hariç diğerlerinin önemli bir bölümünün Silahlı Kuvvetler'le ilişiği kesilmişti. Onların, Silahlı Kuvvetler'e dönebilmek için açtıkları dava sessiz-sedasız devam ediyor. Meslekten atılanlardan birisi de Bağdat Askeri Ataşemizdi. Avukatlığını Murat Ergün'ün yaptığı o asker, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin kararıyla göreve dönebildi. İşin ilginç yanı, asker üyelerin bu dönüşe karşı çıkmalarıydı.
Şimdi davanın son durumuna bakalım. 2012 yılından bu yana mağdur edilen askerler, bürokratlar, bilirkişi incelemelerini reddetmişlerdi. Mahkeme, belgelerin inceleme görevini TBİTAK'a vermek istedi. Ancak, buna karşı çıkıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gönderilmek istendi, “bizim işlerimiz yoğun, bakamayız” cevabı alındı. Şimdi, İzmir'deki üniversiteler ünlü davanın belgelerini inceleyip raporunu sunacak…
Casusluk dışında hepsi “bulaşıcı hastalık virüsü” taşıyan kadınlarla ilişki kurmuş gibi listelenenler sıkı durun, bir “kumpas davası” daha çökmek üzere…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp