Yazımızın başlığını günlük dilimizde sık sık kullanılan sözcük olması nedeniyle seçtik. Hukuk bağlamındaki karşılığı “Düzeltme ve cevap”tır (Anayasa madde 32). Ayrıca 9.6.2004 günlü, 5187 no.lu Basın Kanunu’nun 14. maddesi başlığındaki ad da “Düzeltme ve cevap”tır. Anayasaya ve Basın Yasası’na göre “.. ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde..” yasayla düzenlenen yolla bir hak olarak kullanılır. İlke ve amaç bu biçimde belirtilerek yayından zarar görenlere bunu giderme, toplum önünde gerçeği açıklayarak yanlışı düzeltme olanağı verilmiştir.
Ancak, gerçek böyle işlememektedir. Son yıllarda mahkeme kararlarıyla ve zarar görenin vekillerince düzenlenen düzeltme ve cevaplar Anayasa ile Basın Yasası’nın öngördüğü içerik gözetilmeksizin yayımlanmaktadır. Bu durum bir tür hakkı ve
görevi kötüye kullanma görüntüsünü yansıtmaktadır. Kimi yayın organlarının yakınmalarında iktidar yanlılığı yapılarak yayım kararları verilmesi sakıncası ayrı.

İRDELEME


Arapça kökenli “Tekzip” sözcüğünün dilimizdeki karşılığı “Düzeltme, doğruyu açıklama, yalanlama”dır. Ancak uygulamada tekzibe tekzip gerektiren saldırılarla yayımlanmaktadır. Onura dokunan ya da gerçek dışı anlatımlar taşıyan bir yayın yapılmışsa, durumun gerçeği anlatılarak yanlışlık ya da amaçlı anlatım düzeltilir, onura dokunulması nedeniyle yayıncının onuruna dokunulmaz. Sakıncaya sakınca ile yanıt verilmesi hukuksal güvenceye alınamaz.
Yanlış varsa doğrusu, yalanı varsa gerçeği belirtilecek yerde gözdağı, saldırı, hakkı kötüye kullanma örneği gereksiz ve sakıncalı içerikli tekziplere rastlanmaktadır. Uygulamada yayım kararlarında gereken özenin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Yanlışı düzeltmek ve yanıt vermek için yayın yerine, yazarına, habercisine saldırmanın, onu eleştirmenin anlamı yoktur. Yayıncının kişiliğinin, anlayışının, tutumunun karalanarak nitelenmesi asla doğru değildir. Suç, suçla yanıtlanmaz, karşılanmaz. Düzeltme gönderen isterse dâva açabilir. Gözdağı verircesine düzeltme metninde bunun yazması da gerekmez. “Müfteri, kötü niyetli, gazetecilik tarihine kara leke olarak geçecek yalanlar, habercilik anlayışının ne kadar çarpık, dillerinin ve kalemlerinin ne kadar hayali senaryo üretmeye yatkın olduğu, gazeteciliğin etik değerleriyle bağlarını kopardığı..” gibi sözde düzeltme ve yanıt metnindeki sözler yakışık almamakta, hukukun amaç ve anlamına ters düştüğü gibi düzeltme ve cevap hakkını da gölgelemektedir. Ayraç içine aldığımız avukat imzalı sözleri savunmak güçtür. Dâva yoluyla varsa zararını giderme olanağı bulunurken mahkemeleri araç kılarak durumu fırsat bilerek saldırıya geçmek hoş görülemez. Tekzibe tekzip gerektiren daha ağırları da yayımlandı.

ÖZETLE


Demokratik düzen içinde, hukukun amacı olan düzenli yaşamı korumak bağlamında, toplumsal barışı güçlendirmeye öncelik tanınmalıdır. Karşı saldırı niteliğindeki metinlere olur vermemek gerekir. Mahkemeler devlet organıdır ama devlet adına değil, devletin kurucusu ULUS adına karar verir. Bağımsızlık ve yansızlığı temel ilkedir. Son yıllarda ilgili konularda belirgin biçimde devlet- iktidar- yönetim yanlılığının ağır bastığı dikkat çekmektedir. Yargının onurunu ve ırasını (karakterini) herkesten ve her şeyden önce yargıçlar ve hukukçular koruyacaktır. Aylar önce aramızdan ayrılıp sonsuza göçen değerli yazar Cüneyt ARCAYÜREK’in yazılarının tekzip edilmesi anlamsız bir uygulamadır.