Darbe girişiminin ardından, Standard&Poor’s’un Türkiye’nin notunu düşürmesi para piyasalarında sert satışların yaşanmasına neden oldu. İlk şok dalgası ile yabancıların Türkiye piyasalarındaki hızlı çıkışı artık yerini ağır ağır sermaye girişine bıraktı. Ancak, piyasalar normale dönmeden önce son bir tehlikeli virajı daha almak zorunda kalacak. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, 5 Ağustos’ta Türkiye raporunu açıklayacak. Not indirimi için Türkiye’yi izlemeye aldığını açıklayan kuruluşun kararı piyasalar için kritik öneme sahip olacak. Moody’s yetkilileri ile hükümetin kurduğu temaslar, kuruluşun kredi notu açıklamayı “pas” geçeceğini gösteriyor. Ancak yine de nefesler tutulacak. Para piyasalarında ise risk almak istemeyen yatırımcıların dövize yönelmeleri ile tansiyon yükselecek. Not korkusu dolayısıyla cuma günü borsada satışların artması da beklenebilir.

Başarısız darbe girişiminin piyasalar üzerindeki etkisi büyük oldu. Borsa İstanbul, darbe girişiminin etkisiyle temmuz ayında yüzde 1.87’lik kayıpla en kötü performans sergileyen ikinci borsa oldu. Darbenin etkilerinin hafiflediği son hafta ise yüzde 5.15 yükselişle Mısır borsasından sonra haftalık bazda en iyi yükselen ikinci borsa olmayı başardı.

Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Borsa İstanbul’un darbe girişimi öncesine göre yüzde 11 değer kaybettiğini, dolar bazında kayıpların yüzde 15’i bulduğunu belirterek, “İlave değer kaybı uzun vadede risk oluşturuyor.Bu nedenle dikkatli olmakta fayda var” dedi.

TL, GÜÇLÜ ÇIKTI


TL’nin dolar karşısındaki performansı da benzer bir seyir izledi. Türk Lirası darbe girişiminin etkisiyle temmuz ayında yüzde 3 değer kaybetti. Darbe girişiminden sonraki ilk hafta dolar 3.0976 lira ile rekor kırarken, TL’nin haftalık kaybı da yüzde 6.5’i buldu. Türkiye’nin “yatırım yapılabilir” notunu kaybetmesi durumunda piyasalarda darbe girişiminin yarattığı şoktan daha  ağır bir şok yaratmasına kesin gözüyle bakılıyor.  Not indirimi olması durumunda ilk etapta para piyasalarından 10 milyar doları aşkın bir sermaye çıkışı olabileceği dile getiriliyor. Kısacası haftanın son günü Moody’s’in takınacağı tutum, Türk piyasaları için yılın ikinci yarısının nasıl geçeceğini gösterecek.

Societe Generale gelişen piyasalar uzmanı Roxana Hulea, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesinin açıklanacağı 5 Ağustos’a kadar yabancı yatırımcıların tedirginliğinin süreceğini belirtti. Hulea, “Dövizden TL’ye dönüşler ve Merkez Bankası’nın aktif likidite yönetimi sayesinde lira, iç siyasi çalkantıya dayanabilecek” dedi. Fakat Moody’s’in cuma günü Türkiye’nin notunu kırmaması kredi notu baskısını hafifletmese de bütünüyle ortadan kaldırmayacak. Türkiye tarihinin en büyük yeniden yapılanma operasyonu devam ettiği sürece kredi derecelendirme kuruluşları kuşkucu gözlerle süreci takip etmeye devam edecek. Piyasalar ise uzunca bir süre daha siyasi kaygıları fiyatlayacak.

Türkiye’ye yatırım yapılabilir notu veren üç kuruluştan biri olan ve Moody’s gibi kredi notunu izlemeye alan Fitch, 18 Eylül’de, Standard&Poor’s 6 Kasım’da ve Moody’s ise 4 Aralık’ta kredi notu değerlendirmesi yayınlayacak. Destek Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Aysun Göksu, Türk Lirası varlıklarında darbe girişiminin ardından yaşanan yüzde 8’e yakın değer kaybının yüzde 3’lük bölümünün telafi edildiğini belirterek, “Merkez Bankası’nın müdahaleleri, ABD Merkez Bankası FED’in faiz kararı ve hükümetin Moody’s ile olumlu bir görüşme yapması TL’nin toparlanmasında etkili oldu” dedi.


Borsada oynaklık var


ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Onur Altın, dengelenme sürecindeki yurtiçi piyasalarında temmuz ayına ait enflasyon verilerinin oynaklık yaratabileceğini belirtti. Yurtdışında ise ABD’den gelecek kişisel gelir, tarım dışı istihdam ve işsizlik verilerinin takip edileceğini belirten Altın, Euro Bölgesi’nde nispeten sakin bir hafta yaşanacakken İngiltere’de gözlerin Merkez Bankası’nın açıklayacağı faiz kararında olacağını dile getirdi.

Altın şu değerlendirmelerde bulundu: “Darbe girişiminin ardından piyasalarda geçen hafta normalleşme sürecinin yaşandığını gördük. Borsa gelen alımlarla kayıplarını telafi etmeye çalışırken 2 yıllık gösterge tahvil faizi ise geri çekildi. Kurlarda bu bağlamda satışlar görüldü. Özellikle ABD’den gelen verilerin yurtiçi piyasaları rahatlattığını izledik. Bu haftanın başlangıcında benzer pozitif görüntünün devam etmesini bekliyoruz. Ancak çarşambaya kadar sürmesini beklediğimiz bu pozitif görünüm enflasyon verisi sonrası tekrar negatif bir tabloya dönüşebilir.”


Dolar kurunda 3 TL altında kalıcılık beklemediklerini belirten Altın, 3.0500 ve ardından 3.0750 seviyelerinin görülebileceğini belirtti. Euro kurunda kısa vadede 3.2900’e kadar düşüşler yaşansa da, 3.4100’e kadar yükseliş görülebileceğini aktaran Altın, borsada bilançoların etkisiyle gün içerisinde oynaklığın yükseldiğine dikkat çekti.

VENBEY Yatırım Araştırma Müdürü Barış Ürkün, “Yaşanan darbe girişiminin kısa sürede bertaraf edilmesinin ardından yurtiçi piyasalarda yaşanan gerilimin de kısa sürede yatıştığını söylemek mümkün” dedi. TL’nin değer kazanmasıyla doların 3 TL seviyesinin altını gördüğüne dikkat çeken  Ürkün şu değerlendirmede bulundu: “Bu gelişmede şüphesiz aradan geçen 2 haftalık süre boyunca Türk halkının 10 milyar dolar üzerinde döviz bozdurmuş olmasının da etkisi olduğunu belirtmek gerekiyor. OHAL ile birlikte yaşanacak yeni gelişmeler yanında Moody’s’in kredi notu değerlendirmesinin sonuçları beklenecek. Bilindiği üzere 2 hafta önce Moody’s’ten gelen açıklamalarda not indiriminin değerlendirilmeye alındığı ifadesi oldukça erken bir açıklama olarak algılanmıştı. Geçen hafta içerisinde konu ile ilgili olarak Maliye Bakanı  Naci Ağbal, Moody’s ile yaptığı görüşmeden  sonra kuruluşun mali disiplin başarısını takdirle karşıladığını ve S&P’nin acele bir adım attığını, Moody’s ve Fitch’in nihai değerlendirmelerinin olumlu olacağını ifade etti.”

Alan Yatırım Menkul Değerler Kıdemli Analisti Eda Önder Öztürk, henüz yurtiçi piyasalarda yükselişe geçildiğini söylemek için erken olsa da, darbe girişimi sonrasındaki değer kayıplarını telafi çabasının net şekilde görüldüğünü belirtti. Yabancı yatırımcıların geçen hafta 220.5 milyon dolarlık hisse senedi, 239.6 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senedi ve 61.9 milyon dolarlık özel sektör tahvili sattığını hatırlatan Öztürk,  “Söz konusu satışın korkutucu olmadığını düşünüyorum, hatta bu hafta piyasadaki normalleşme adımlarını da göz önünde bulundurduğumuzda endişeye mahal verilmemesi gerektiği kanaatindeyim” dedi.

Eda Önder Öztürk, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in hızlıca hareket ederek yabancı yatırımcılarla yaptığı görüşmelerin etkili olduğunu belirterek, kredi derecelendirme kuruluşu temsilcileriyle yapılan görüşmeler sayesinde, Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notunun düşürülme olasılığı nedeniyle başlayan stresin kısmen azaldığını dile getirdi. Öztürk, yurtdışında ise ABD Merkez Bankası FED’in faiz oranı artırmama kararı ve Japonya’dan gelen teşviğin risk iştahının arttığını belirtti.  Öztürk şöyle dedi: “Piyasalar bu hafta ABD’den gelecek istihdam verilerini takip edecek.  Yurtiçinde ise temmuz ayı enflasyon verisi ön planda olacak. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın belirttiği gibi   enflasyonda  yükseliş eğilimi öne çıkacaktır.”

Temmuz ayı enflasyonunda yüzde 1’in üzerinde artış görülmediği sürece piyasaların rahatsız olmayacağını belirten XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü  Arzu Toktay,  Moody’s tarafından Türkiye’nin kredi notuyla ilgili olarak 5 Ağustos’ta yapılacak açıklamanın daha önemli olduğunu belirtti.

Toktay, Japonya, İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının kolay para politikalarının, Türkiye’nin içinde olduğu gelişen ülke piyasaları için iyimserlik kaynağı olduğunu dile getirdi. Toktay, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olumlu bakışının devam etmesi için Moody’s’in kredi notunu, yatırım yapılabilir seviyede  korunması gerektiğini vurguladı.