Türkiye, Bangladeş Büyükelçisi'ni geri çekerken, Erdoğan da "Bangladeş'te 75 yaşında bir mücahide, hiçbir dünyevi günahı olduğuna inanmadığımız insana idam kararı veren zihniyeti lanetliyorum" dedi. Oysa Erdoğan, sadece 4 ay önce, Suudi Arabistan'ın geçen Ocak ayının ilk günlerinde din adamı Şeyh Nemr'i idam etmesi konusunda, "bunlar Suudi Arabistan'ın iç meselesi" demişti. Erdoğan, o dönemde Suudi Arabistan'ı Şeyh Nemr'in idamı nedeniyle eleştiren İran'ı da ,"mezhepçilik" yapmakla suçlamıştı.

NİZAMİ ÜZERİNDEN HEM CHP'YE, HEM AVRUPA'YA YÜKLENDİ

Erdoğan, bugün katıldığı "yerli ve milli irade" başlıklı programda yaptığı konuşmada, Bangladeş hükümetinin 1971 yılında ülkenin bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ile birlikte hareket edip, savaş suçları işlemekle suçladığı Nizami'nin idamı konusunda, Avrupa'yı "ses çıkarmamakla", CHP'yi ise "Nizami'ye idam kararı alanların zihniyetine sahip olmakla" suçladı. Nizami'nin veda mektubundan alıntılar yapan Erdoğan, şöyle dedi;

"Bangladeş yönetiminden bu tür kararları konusunda daha hakkaniyetli olmasını bekliyorum. Müslümanların dünyanın her köşesinde mağdur ve mazlum bir duruma düşürüldüğü bir dönemde, çoğunluğu Müslümanların oluşturduğu bir ülkede bu tür sıkıntıların yaşanmasını teessürle karşılıyorum."

SUUDİLER DİN ADAMINI İDAM ETTİĞİNDE "İÇ HUKUK MESELESİ" DEMİŞTİ

Suudi Arabistan'ın Ocak ayında din adamı Ayetullah Nemr Bakr En-Nemr'i idam etmesinin ardından ise Erdoğan, bu konunun "Suudilerin iç hukuk meselesi olduğunu" söylemişti.

Erdoğan, o dönemde yaptığı konuşmada aynen şöyle demişti;

“İdam kararı doğrudur veya yanlıştır. Bana göre idam kararı iç hukuk meselesidir. Bunun kararı daha önceden verilmiş, bunun adımını Suudi Arabistan bu şekilde atmıştır. Tasvip edip etmemek ayrı konu. Suudi Arabistan’da, İran’da bu müessese var. ABD’de de var. Ona kimse ses çıkarmıyor. Mısır’da bini aşkın insan hakkında idam kararı verildi. Ey dünya, neredesin? Niye bunlarla ilgili konuşmuyorsunuz? Mursi ki, halkının yüzde 52 oyuyla iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanıdır. Tek konuşan biz olduk, çünkü adaletle hükmetmek bizim görevimizde de onun için.”