Derecelendirme kuruluşu Moody’s Türk bankaları hakkında ileri geri konuştu. Ezcümle riskli dedi... Bu riskleri saymadan önce size benim gördüğüm riski anlatmak istiyorum.
Türk bankaları, Merkez Bankası’nın sağladığı gecelik 100 milyar lirayı geçen fonlama ile ayakta duruyor. Yani her gün Türkiye’de piyasada dolaşan para kadar bankalara borç veriliyor.
Merkez Bankası’nın kafası bozuldu bunu vermedi diyelim. Ne olur? 2001 krizini mumla ararız. Faizler yüzde bin mi olur, iki bin mi olur bilinmez. Durum öylesine kritik ve sürdürülebilir değil...
Peki, Merkez Bankası bu parayı nereden, hangi kaynaktan veriyor? Para basıyor! Öyle matbaa vasıtası ile değil... Elektronik olarak parasal genişleme yapıyor. Bilgisayar ile fon aktarıyor.
Buna neden ihtiyaç duyuluyor? Bakmayın siz batık kredilerin yüzde 3.5 civarında olduğuna...
Şirketler ödeyemedikleri borçlar için yapılandırma istiyor. İflas ertelemeleri arka arkaya geliyor. Bankalar alacaklarını tahsil edemeyince mecburen Merkez Bankası’ndan fonlama talep ediyor.
Bu anlattıklarımdan sakın “bankalar batabilir” anlamını çıkartmayın. Sermayeleri sağlam... Ancak karlılıkları çok kötü etkilenebilir. Krediler bir anda bıçak gibi kesilebilir.

Bankalar iyi de şirketler ı-ıh!

Moody’s diyor ki; Fonlama maliyetlerinde artış var. Karlılık etkilenecektir. Ekonomi yüzde 4 büyüse de dolar bazında yüzde 9.9 küçüldüğünden aslında durgunluk söz konusu... Neden? Borçlar dolar ile... Eğer TL değer kaybeder yani dolar artarsa sorunlu krediler sorun haline gelir ki batık oranı hızla artar.
Burada faizlerin “radikal” olarak düşürülmesi dileğini belirten Ekonomi Bakanı Elitaş’a değinmeden geçemeyeceğim. Bul istediğini yapacak “cesaretli” başkanı, radikal olarak düşür faizleri, çıksın dolar 3.20’ye bak bakalım sonra ne oluyor... “Cahil cesurdur” lafını gerçek hayatta test edelim de görelim bakalım “radikal kriz” nasıl yaratılır.
Devam edelim... Moody’s özellikle tüketici ve KOBİ kredilerinde kötüleşme bekliyor. Kurumsal krediler ekonomideki yavaşlamaya şimdilik dayanıklı gözükse de TL’nin değer kaybetmesi ve borçlanma maliyetlerinde muhtemel yükselişe karşı korunaksız olduğunu söylüyor. Özet geçeyim, adamlar bankalarınız sağlam ama şirketleriniz sorunlu, onlar batarsa bankalarınızın tadı kaçabilir diyor.
Türkiye bu saatten sonra kafasına göre milli bir para politikası yürütemez! Kendimizi göbeğimizden küresel finans pazarına bağladık. Onu 500 milyar dolar borç almadan önce düşünecektik.