Reklamsız Sözcü

‘Fırsata çevrilmiş, hukukun askıya alındığı düzenle karşı karşıyayız’

Adalet için yollara düşen Cihaner, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu başlıktaki gibi özetledi ve ekledi: Fetullahçı yargının yarattığı cehennemle, AKP’nin hakim olduğu yargı sisteminin yarattığı hukuk cehennemi benziyor. Ortaçağ’ın gerisine gittik

Özlem GÜRSES
android-time 02:00 6 Temmuz 2017
‘Fırsata çevrilmiş, hukukun askıya alındığı düzenle karşı karşıyayız’
Adalet için yollara düşen Cihaner, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu başlıktaki gibi özetledi ve ekledi: Fetullahçı yargının yarattığı cehennemle, AKP’nin hakim olduğu yargı sisteminin yarattığı hukuk cehennemi benziyor. Ortaçağ’ın gerisine gittik

İstanbul Emniyeti'nde görev yapan, 15 Temmuz sonrası meslekten ihraç edilen Yunus Dolar'ın ifadesini aktarıyorum: “İlhan Cihaner, Terör, İstihbarat ve Güvenlik Şube müdürlerine irticai oluşumlar hakkında ellerinde ne kadar bilgi olduğunu sordu. O 3 emniyetçi de cemaatçiydi. Bu görüşmeyi cemaate aktardılar. Cihaner'e operasyon yapıldı.” Yani, yıllardır hepimizin bildiği ifadelerle tarihe yazıldı; CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, FETÖ'nün talimatıyla “abluka”ya alınmıştı… Cihaner ile ‘Adalet Yürüyüşü'nde konuştum. İşte anlattıkları:

ADALETSİZLİK HER YERDE

Türkiye'nin belki de en İslamcı iktidarının döneminde insanlar neden “hak, hukuk, adalet” diye yollara düştü?
Türkiye'de her alanda adaletsizlik var. Eğitimden tutun gelir dağılımına kadar. İktidarın bunun üzerini örtmekte kullandığı en önemli argüman da muhafazakar ideoloji.

– Sizin yaşadığınız mağduriyet döneminde uygulanan yöntemlerle bugün darbe karşıtı bir mücadele veriyoruz denilerek uygulanan yöntemler arasında bir benzerlik var mı?
Maalesef, ortadaki adaletsizlik, Fetullahçı yapılanmanın adaletsizlikleriyle yarışır halde.
Medyanın önce suçluları ilan edip, toplumun o algıya hazırlanıp daha sonra hukukun sopa olarak kullanılması gibi. Ancak bu söylemleri kullanırken de çok dikkatli olmakta fayda var.

– Neden?
Çünkü, Fetullahçı yapılanma yargı ve bürokrasiye hakimken, siyasi sorumluluk da AKP'deydi. Sadece Fetullahçı yapıyı ön plana çıkarmak bunu görmezden gelmek olur, bu doğru değil. O dönemdeki hukuksuzluklarda ortaktılar, şu andaki hukuksuzluklarda ise kuşkusuz ortak değiller. Çünkü Fetullahçı yapılanmanın kamudan tasfiyesi gibi bir süreç de yaşanıyor. Ama önemli olan bu dinamiğin, liyakat, bilimsellik ve hukuki çerçevesinde yaşanıyor olması. Ama tam da bu noktada gördük ki; AKP, FETÖ ile mücadele için elde ettiği meşruiyeti ve OHAL'i toplumdaki diğer muhalif unsurların aleyhine kullanmaya başladı. Fetullahçı yargının yarattığı cehennemle, şu andaki AKP'nin hakim olduğu yargı sisteminin yarattığı hukuk cehennemi arasında benzerlikler kurabiliriz.

YARGI YOLU DA KAPALI

– Mesela SÖZCÜ'den iki arkadaşımız, Fethullahçı olduğu çok iyi bilinen iki ismin; Hüseyin Gülerce ve Fehmi Koru'nun tanıklığıyla tutuklandı…
İşte bunu kastediyorum. Fetullahçı yargı daha sofistike ve üç kağıtçı yöntemler uyguluyordu, şu anda AKP'nin yok etmek istediği muhaliflerine karşı uyguladığı yöntemler ise çok daha kaba. Çünkü bir çoğunda zaten yargı yolu kapalı ya da yasanın açık hükümleri pervasızca ihlal edilebiliyor. SÖZCÜ ile ilgili işletilen hukuk sürecinden tutun, Enis Berberoğlu'yla, Ahmet Şık'la, Cumhuriyet Gazetesi ile ilgili hukuk sürecine kadar… Bu kadar kaba, bu kadar hukuk dışı yöntemler uygulayıp sonra “biz burda Fetullahçı yapılanma ile mücadele ediyoruz” diyemezler. Bir fırsata çevrilmiş, çok kaba, çok nobran, hukukun askıya aldığı bir düzenle karşı karşıyayız.

SÖZCÜ geçmişte ne dediyse doğru çıktı

– SÖZCÜ'ye ve tutuklu iki arkadaşımıza bir şey söylemek ister misiniz, aynı mağduriyeti yaşamış bir isim olarak…
Bu hukuk dışı ve kabul edilemez. Cezaevinde haksız yere bulunan birçok gazetecinin, akademisyenin kendi bulundukları mecrada yaptıkları da aslında bir ‘Adalet Yürüyüşü'dür. Ben Fetullah hakkında soruşturma açtığımda tek başıma bir Cumhuriyet Savcısı idim. O dönem inanılmaz bir şekilde saldırı vardı. O dönem değişti. Şimdi benim soruşturma yaptığım dönemde övdükleri, yere göğe koyamadıkları Fetullah'ı, bir şeytan olarak anlatıyorlar. Ben SÖZCÜ'ye baskın yapıldığı zaman geçmişte SÖZCÜ'nün attığı manşetlerle bugün SÖZCÜ'ye saldıran yandaş medyanın manşetlerini arşivimden çıkardım. Bunu lütfen siz de yapın, her gün yapın. 15 Temmuz'un yıldönümüne giderken yurttaşlarımızın bunu bilmeleri lazım. Şu anda SÖZCÜ'ye saldıranlar, ‘Adalet Yürüyüşü'ne saldıranlar 15 Temmuz öncesinde ne diyorlardı? Türkiye'nin temel kırılma noktalarında SÖZCÜ'nün tahlilleri doğru çıktı. SÖZCÜ hırsıza, “Hırsız” dedi. Fetullahçıların yarattığı “Hukuk cehennemine”, “hukuk cehennemi” dedi.

FETÖ için uyarırken bize ‘terörist' diyorlardı

basliksiz-1

 – “Yargı hep yanlıydı, bugün mü değişecek” diye bir tez var…
Yargı son tahlilde iktidarın, gücü elinde bulunduranın bir fonksiyonudur. Tamamen Ortaçağ'ın gerisine, kanun devletinin gerisine gittiğimiz hatta Nazi Almanyası'nda yargıçların kendisini Führer'in yerine koyarak, “Benim yerimde Führer olsa nasıl karar verirdi” diye düşündüğü duruma benzer bir düzen var. Şu anda bizde de hakim ve savcılar, yüksek olasılıkla “Hangi kararı verirsem birilerini kızdırmam” diyor. Ve o ‘birilerinin' de saraydaki zat olduğu çok açık.

– Hukukçular mevcut olan bu durumdan rahatsız değil mi?
Şu anda yargıda ya da AKP'de eğer ‘suçlanmasına karar verilirse', Fetullahçılık suçlamasından uzak olabilecek tek bir insan bile bulamazsınız! Şimdi bu korku kullanılıyor. Bu terördür aslında, terörize bir şeydir. Burada yapılması gereken o objektif kriterler her neyse onu herkes ama herkese eşit bir şekilde uygulayacaksınız. Yoksul, köyünden çıkıp gelmiş, kalacak hiçbir yeri yokken kendisini sahiplenen cemaatin yurdunda bir yıl kaldığı için bir hakim tutuklanabiliyor. Ama böyle binlerce hakimi seçip yargı sisteminin içerisine enjekte eden bakan, müsteşar, müsteşar yardımcıları, adalet bürokratlarına hiçbir şey yapılmıyor.

– Vatan haini kime denir gibi… İnsanlara bunu nasıl anlatabiliriz?
Şöyle anlatacağız, kendilerinin diğer siyasi figürlere ettikleri laflara gösterilen hoşgörüye baksınlar. Bakın, şu anda on binlerce insan yürüyor. Devleti yönetmekten, bu ülkenin barışından sorumlu kişiler yürüyenleri terörist olarak nitelendiriyor. İş öbür tarafa geldiğinde yargı onlara toz kondurmuyor ama bizlere ‘terörist' demek serbest. Yurttaşlarımız şunu düşünsün; Türkiye'de yabana atılmayacak bir yekun, Fetullahçı yapılanma tehlikesine yıllardır dikkat çekiyordu. Fetullahçı yapılanmaya dikkat çekerken de bu insanlara ‘terörist' deniyordu. Şimdi o zamanın makbul hocası, terörist oldu.

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Son güncelleme: android-time 10:3306.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more