Reklamsız Sözcü
BEKİR COŞKUN

Köprünün öbür ayağı…

26 Şubat 2017

Diyelim ki Boğaz'a köprü yaptın…
1923 olmasaydı öbür ayağını nereye koyacaktın?..
Karşıyı vermişti Osmanlı sülalen…

*

Marmaray'ı Anadolu yakasından delip girdin hadi…
Karşıda kafanı delikten çıkarttın…
Sevr antlaşmasına göre; İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Albay Müerpi'nin inzibat karakolunun Kumkapı'daki bahçesi…

*

Osmangazi Köprüsü'nü yaptın…
Bağladığın yoldan nereye gidecektin?..
İzmir elin…

*

Şimdi Çanakkale köprüsü yapacaksınız ya…
Öbür ayağının geldiği yere iyi bak…
Osmanlı karşı kıyıyı Sevr antlaşması ile ayağın geleceği yeri Yunanlılara bıraktı…
E tek ayaklı köprü olmaz!…
(…..)
O gece, İsmet Paşa Lozan'da, Atatürk Ankara'da uyumadılar, telgrafçılar sabaha kadar şifreli mesajları geçiyorlardı…
Ama İngilizler, Romanya-Köstence üzerinden gelen telgrafların şifresini çözmüşlerdi… Atatürk ile İsmet Paşa arasındaki şifreli görüşmeler daha İsmet Paşa'ya ulaşmadan, İngiliz Lord Curzon'un sabah kahvaltı masasında okunuyordu…
İsmet Paşa telgrafların okunduğunu sezmiş, bunu lehine çevirerek, işgalcilere söylemesi gerektiğini telgraflara yazmaya başlamıştı…
Kimi cümlelerden Atatürk de farkına varmıştı ki, Boğazları, Trakya'yı, ekonomik yaptırımları dayattıklarında, şöyle diyordu telgrafında:
“Mesele bizim namusumuzdur… Geri dön, mücadele (savaş) kaldığı yerden devam edecektir…”

*

Nedir bu?..
Büyük zaferi, ordusu, Meclis'i, Hükümeti ile Saltanata rağmen kurulan Türkiye'nin onurlu hikayesidir…

*

Başbakan Binali Yıldırım önceki gün; rejimi değiştirmek için insanların “evet” demelerini isterken, cumhuriyet rejimi için “1923'den beri sorun” diyordu…
Bir Başbakan'ın başında bulunduğu rejime saygısızlığı bu kadar olur…
Şu yukarıdaki; köprünün öbür ayağını koyacak yeri geri almanın (24 Temmuz 1923) diplomatik destanıdır…

*

Kurban ol cumhuriyete…
Tek ayaklı kalacaktınız…

Bekir Coşkun
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp