Reklamsız Sözcü
NEDİM TÜRKMEN

Hilenin önlenmesi ve tespitinde zaafiyet var!

19 Haziran 2017

Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, bağımsız denetimde gerekli kalite ve güveni sağlamak amacıyla, bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler nezdinde 2016 yılında yaptığı incelemeleri tamamlamış ve 2016 yılı Yıllık İnceleme Raporu'nu www.kgk.gov.tr internet adresinde açıklamıştır.
Yapılan incelemelerde en sık karşılaşılan, ilk 3 eleştirilen bulgu konusu şöyledir:
İç kontrol sisteminin anlaşılmasına,
Hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerinin belirlenmesine ve değerlendirilmesine, Kalite kontrol sistemine yönelik, raporlarda eksiklikler tespit edilmiştir. Bağımsız denetimin sonucunu ve kalitesini etkileyen bulgular için, bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçilere bulguların mahiyetine bağlı olarak; uyarı, idari para cezası ve faaliyet izninin askıya alınması şeklinde idari yaptırımlar uygulanmıştır.
Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu‘nun incelemelerinde tespit ettiği, hile kaynaklı yanlışlıkların finansal tablolarda önemli yanlışlıklara sebep olması hususu çok önemli bir konudur. Aşağıda Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu‘nun faaliyet raporunda yer verdiği bu hususu; özetleyerek siz değerli okurlarımın bilgisine sunuyorum.

Hile kaynaklı risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi

Kurumumuz tarafından 2016 yılında yapılan incelemelerde; incelenen denetim dosyaların yüzde 80'inde başta yevmiye kayıtlarının ve finansal tabloların hazırlanmasında yapılan diğer düzeltmelerin uygunluğunun test edilmesi, kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesi riskine karşı uygulanacak denetim prosedürlerinin tasarlanması ve uygulanması, denetim ekibi içinde hileyle ilgili müzakerelerin yapılması konularında olmak üzere denetim kuruluşları ve denetçilerin hileye ilişkin sorumluluklarını yerine getirme noktasında eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir.
Hilenin önlenmesi ve tespit edilmesine ilişkin esas sorumluluk, yönetime ve üst yönetimden sorumlu olanlara ait olmakla birlikte denetçi, bir bütün olarak finansal tablolarda hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlıkların bulunmadığına dair makul güvence elde etmekle sorumludur.
Bu kapsamda denetçi, yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların doğruluk ve dürüstlükleri hakkındaki geçmiş tecrübesine bakmaksızın, hile kaynaklı önemli bir yanlışlık olabileceği ihtimalinin bilinciyle, denetim boyunca mesleki şüpheciliğini sürdürerek finansal tablolar düzeyinde ve işlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalara ilişkin yönetim beyanı düzeyinde hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerini belirler ve değerlendirir.
Yönetim, normalde etkin şekilde işliyor görünen kontrolleri ihlal ederek muhasebe kayıtlarını manipüle etme ve hileli finansal tablolar hazırlama imkânına sahip olduğu için hile yapmaya elverişli, özel bir konumdadır. Bu nedenle denetçinin, kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesi riskine karşı uygulanacak denetim prosedürlerini tasarlayıp uygulaması gerekmektedir.
Kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesi riskine karşı; denetçilerin yevmiye kayıtlarının test edilmesini, yalnızca BDS 330'un 20(b) paragrafında belirtilen “finansal tabloların hazırlanması sırasında yapılan önemli yevmiye kayıtlarının ve yapılan diğer düzeltmelerin incelenmesi” şeklinde yorumlamaması gerekir. BDS 240'ın 32(a) paragrafı uyarınca yevmiye kayıtlarının ve finansal tabloların hazırlanmasında yapılan diğer düzeltmelerin uygunluğunu test etmek için uygulanacak prosedürler, kontrollerin yönetim tarafından ihlal edilmesinden kaynaklanan hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerine karşılık verilmesini kapsar. Yevmiye kayıtlarının test edilmesinin niteliği, zamanlaması ve kapsamı değerlendirilmiş hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerine bağlıdır. Bununla birlikte BDS 240'ın A43 paragrafı uyarınca;
– Hileli yevmiye kayıtları veya diğer düzeltmelerin ayırt edici özellikleri,
– Hesapların niteliği ve karmaşıklığı,
– Olağan iş akışı dışında yapılan yevmiye kayıtları veya diğer düzeltmeler, test edilecek yevmiye kayıtları ve diğer düzeltmeler belirlenir ve seçilirken dikkate alınacak hususlar arasındadır.''

Denetçinin bağımsızlığını sağlamak zorundayız…

Gerek Enron, gerekse dünyada ortaya çıkan diğer finansal raporlama skandalları nedeni ile; dünya genelinde yatırımcıların sermaye piyasalarına olan güveni sarsılmış, denetim mesleği de yara almıştır.
Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun hile denetimine vurgu yapması çok önemli olmakla birlikte; bağımsız denetimde uygulanan ücretlerin düşüklüğü, haksız rekabet ortamı ve nerede ise iç denetçi gibi hileyi kovalamak görevi çok büyük zaman harcanmasını gerektirmektedir.
Hile' yi bütün sonuçları ile ortaya koyan bir bağımsız denetim şirketi yada bağımsız denetçinin izleyen yıl aynı şirket ile çalışması da pratik olarak mümkün olmadığı dikkate alınarak, aşağıdaki konuları tartışmaya açmakta yarar var diye düşünüyorum.
– Bir denetçinin maksimum çalışma saatinin kurala bağlanması,
– Doğrudan iş temini yerine, bağımsız bir kurul aracılığıyla denetim sözleşmesinin imzalanması,
– Ücretin doğrudan müşteriden alınması yerine, bağımsız niteliği olan bir kurul veya kurumun ödeme makamı olarak belirlenmesi artık tartışılmalıdır.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp