Türkiye’nin ödemeler dengesindeki cari fazla Ekim’de 1.88 milyar dolara indi. Bundan sonra, artık fazla değil, yeniden cari açık vereceğimiz aylara girdik. Son 1 yılda 17.5 milyar dolara ulaşan net hata noksan kalemi yani kaynağı belirsiz döviz çıkışının ise son dönemde artan altın kaçakçılığı nedeniyle oluştuğu tahmin ediliyor. 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uygulanan programa ek olarak altın ithalatına kota getirmesi, cari açığın azaltılıp fazlaya geçilmesinde önemli rol oynadı. Ancak içeride devam eden yüksek altın talebini karşılamak için, bu kez yurda kayıt dışı getirilen altın miktarı ve değerinin de yükseldiği biliniyordu. 

Altın kaçakçılığının arttığı bilinirken, bazı mevcut ve eski milletvekilleri tarafından, VIP’den girişlerle altın kaçakçılığı yapıldığı haberleri, yöntemlerin de açığa çıkmasını sağladı. MHP’den 3 milletvekilinin istifa ettirilmesi, buna karşılık herkesin susup, bu olayı sessizliğe bırakması, şimdi dikkatle izleniyor. MHP’den istifa eden milletvekillerine hala dava açılmadığı gözlenirken, olayın iktidar ortakları arasında çözümlenmesi için nasıl bir yöntem izleneceği, olası bir affın kapsamına sokulup sokulmayacağı da Ankara kulislerinde konuşuluyor. 

Altın kaçakçılığının boyutları Türkiye’nin ödemeler dengesi bilançosunda kendini göstermeye başladı. Döviz giriş ve çıkışlarında, muhasebesi olan kalemler dışında bir fark çıkarsa, ödemeler dengesinin finansman bölümünde, bu açık kendini net hata noksan kaleminde eksi veya artı olarak kendini gösteriyor. Bazı dönemler kaynağı belirsiz döviz girişi net hata noksanı artıya geçirirken, bazı dönemlerde açık, yani net hata noksan kaleminde eksi gözüküyor. İşte altına kota getirilmesinden sonra net hata noksan kaleminin ekside olması, kayıt dışı döviz çıkışı olduğunun ispatı oluyor. Ekim ayında miktarı azalsa bile, son 1 yılda net hata noksan kaleminin 17.5 milyar dolara çıktığını görüyoruz. Bunun büyük bölümünün altın kaçakçılığı için, kayıtdışı olarak, bavullarla yurt dışına çıkarılan döviz olduğu tahmin ediliyor. 

CARİ FAZLA DÖNEMİ ARTIK KAPANIYOR 

Dün açıklanan Ekim ayı ödemeler dengesi bilançosuna göre Eylül ayında 3 milyar dolar olan aylık cari fazla, Ekim’de 1.88 milyar dolara indi. Cari açığın yerini fazlaya bırakmasının en önemli nedeni, kuşkusuz uygulanan ekonomik program. Cari açık programın ilk sonuç verdiği alanlardan biri oldu ve tüm yaz ayları boyunca azalan tüketime bağlı olarak, açık yerine fazla vermeye başladık. 

Cari fazla verilmesine neden olan unsur iç talebin uygulanan yüksek faiz politikasıyla birlikte daraltılması. İhracatçıların tüm şikayetlerine rağmen değerlenen TL’ye rağmen ihracat artışı devam etti. Hatta Avrupa pazarındaki durgunluğa rağmen ihracatta kaydedilen artış ayrıca dikkat çekici. Buna karşılık, lüks tüketim malı ithalatı o kadar azalmasa da, toplam ithalattaki artış oranı da gerileyince, cari fazla vermeye başladık. 

Mevsimsel olarak kasım-aralık ayları, en fazla cari açık verilen aylar oluyor. Daha sonrasında da, turizm dövizi gelene kadar, cari açık yüksek seyrediyor. Şimdi kasım ayında cari açık verilmese bile fazlanın minimuma inmesi, Aralık’ta ise mutlaka yeniden cari açık döneminin başlaması bekleniyor. Cari açık döviz ihtiyacı ve kurlar üzerindeki baskıyı etkiliyor.