Saygı ÖZTÜRK/ANKARA
"ÜCRET TALEBİNDE BULUNMADI"
KAİMDER’in yöneticilerinden Tevfik Baran’ın aracı olmasıyla evlenen öğretmen Muharrem Büyüktürk’ün, Ensar’dan ayrılıp KAİMDER’e nasıl geçtiğini Baran ifadesinde şöyle anlattı: “Muharrem Büyüktürk isimli şahsı Ensar Vakfında görev yaptığı dönemde kendisiyle tanışıyoruz. Bu vakıftan ayrılacağını öğrenmem üzerine, kendileriyle çalışıp çalışmayacağını sordum. O da kabul etti. Dernek olarak Şeyh Edebali mahallesi 1727. Sokak no:4 sayılı yerde bulunan toplan üç kat binayı kiraladık. Muharrem Büyüktürk de 2013 yılının Eylül ayında öğrencilerin başında göreve başladı. Öğrencilerin derslerine yardımcı oluyor, sorunlarıyla ilgileniyor, karşılığında herhangi bir ücret talebinde bulunmuyordu.
Yurtta kalan öğrencilerin Karaman İmam Hatip Ortaokulunda öğrenim görüyordu. 2015 yılı sömestr tatilinde Muharrem Büyüktürk’ün yurttan ayrıldı. Gözlemlediğim kadarıyla Muharrem Büyüktürk’ün öğrencileri ile çok ilgiliydi. Hiçbir öğrenci veya velisinden herhangi bir şikâyet de almamıştık.”
EŞİNİ ANLATTI
Muharrem Büyüktürk’ün eşi Hatice Büyüktürk’ün de bilgisine başvuruldu. Eşi, Muharrem Büyüktürk ile resmi olarak 8 Eylül 2014 tarihinde evlendiklerini, Tevfik Baran vesilesi ile kendisiyle tanıştığını, evlendikten sonra Şeyh Edebali mahallesinde bulunan KAİMDER’e bağlı olduğunu bildiği üç katlı bir yurdun birinci katında birlikte yaşamaya başladıklarını belirtti. Hatice Büyüktürk ifadesini şöyle sürdürdü: “Öğretmen olan eşimin derslerden sonra yurda gelerek öğrenciler ile ilgileniyordu. Yurtta çalışması karşılığında ücret alıp almadığını bilmiyorum. Muharrem’le evlendikten sonra onun farklı bir kişiliğe sahip olduğunu gözlemledim. Aramızda evlilik bağı yokmuş gibi davranışları oldu. Hiç konuşmaz, benimle bir şey paylaşmazdı. Okul sonralarında yemeğini yedikten sonra yurttaki öğrencilerin yanına gidiyor, gece çok geç dönüyordu.
"İKİ AY DAYANABİLDİM"
Evlendikten iki ay sonra dayanamayarak evden ayrılıp köyüme gittim. Muharrem gördüğüm kadarıyla öğrencileriyle ilgilenen bir kişilikti. Öğrenciler de kendisini seviyordu. Ancak Muharrem’in dışarıda farklı bir kişilikti. Kendisiyle birlikte kaldığım dönemlerde herhangi bir cinsel münasebette bulunmadı. Bu nedenle saplantıları olup olmadığını bilmiyorum. Yurttaki çocuklara da tacizde bulunup bulunmadığı konusunda bilgi sahibi değildim.”

