Sözcü Plus Giriş
CAN ATAKLI

Meraklandırmayı bırakın da adam gibi muhalefet yapın

27 Ağustos 2018

ANALİZ

Meraklandırmayı bırakın da adam gibi muhalefet yapın

Bayram günlerinde medyaya CHP milletvekili Gürsel Tekin'in Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a verdiği soru önergesi haberi düştü.
Gürsel Tekin'in soruları yazılı ve görsel medyada pek yer almadı. Yandaş medya zaten tamamen görmezden geldi.
Bir iki gazete ve sosyal medyada gündem oldu bu sorular.
Tekin, bir bakan için aylığı 37 bin liradan otomobil kiralandığını öne sürüyordu.
Haberi yayımlayabilen medya “Kim bu bakan?” diye sordu.
Erdoğan'ın damadı bu soruya elbette  cevap vermeyecek. Başını derde sokacak bir konuda niçin açıklama yapsın ki?
Bu durumlarda cevap vermemek en iyisi diye düşünüyorlar. Konu bir süre sonra kapanıyor nasıl olsa.
Buna karşı Gürsel Tekin de sessiz kalamaz.
“Kim bu bakan” diyerek güya bilmiyormuş da soruyormuş gibi davranmak bir oyundan başka bir şey değildir.
Muhalefet dizi reklamı yapar gibi “az sonra” mantığı ile davranamaz.
Bizde ise ne yazık ki yapılıyor ve bu yüzden muhalefet belini doğrultamıyor.

ŞAŞIRDIM

Arap zannettim hepsi Türk çıktı

27krk05a_ist_izm_ant_ank_trb

Başka illeri bilemiyorum şu ama İstanbul'da içimiz dışımız Arap oldu.
Hele bayramda İstanbul boşalınca her yer Araplara kaldı.
Şikâyet etmiyorum. Sonuçta ülkemizin konuğu hepsi. Muhtemelen iyi de para harcıyorlar. Esnaf da memnun yani.
Sadece görüntüleri pek alışık olduğumuz gibi değil. Daha doğrusu özentileri bizde de çok ama her taraf böyle kara çarşaflı, peçeli kadınlarla olunca insan bir parça şaşırıyor.
Bayramdan önce Bebek'ten Çengelköy motoruna binecektim. Baktım gelen motorun açık bölümünde pek çok çarşaflı genç kız oturuyor, çoğu da çocuklar gibi bacaklarını aşağı sallandırmışlar.
Arap zannettim önce.
Meğer hepsi Türkmüş. Hepsi kara çarşaflı. Yüzlerinin görünen bölümünden 18-25 yaş arasında oldukları anlaşılıyor. Cıvıl cıvıldı hepsi. Başlarında ise türbanlı bir kadın var, yanlarında hiç erkek yok. Bu tür grupları gezdirerek İstanbul'u tanıtıyorlarmış.
Kimse kızmasın bana. Bunu inançla açıklamak mümkün değildir.
Bu ülkeyi bir din devletine çevirmek için toplumu hazırlamaya yönelik, medeniyete, özgürlüğe, güzelliğe karşı çirkin bir başkaldırıdır.

BUNU YAZMAK GEREK

Trump'ın gideceğini sanarak sevinmek yanlışların en büyüğü

Amerika'da Trump kazandığında iktidar yandaşları pek sevinmişlerdi.
Çünkü Trump “Amerika'nın Erdoğan'ı” gibiydi. Yerleşik sisteme başkaldırıyor, dünya devlerine kafa tutuyordu.
Saf biçimde Erdoğan'la Trump'ın çok iyi anlaşacağını düşünüyorlardı.
Bu nedenle her Erdoğan – Trump görüşmesini sanki büyük bir milli zafer gibi sunmaya çalıştılar.
Şimdi iktidar ve yandaş yalaka medya aşırı bir Amerika ve Trump düşmanı haline geldi. (Tabii lafta. Gerçekte Amerika ne diyorsa yerine getiriliyor biliyorsunuz.)
Trump'ın başı yargı ile derde girip “azledilme” ihtimali ortaya çıkınca bizim yandaşlar pek sevindi.
“Sonun geldi Trump” falan diye yazanlar var.
Unuttukları bir şey var. Amerika'da başkan azledilirse yeniden seçim olmuyor. Başkan yardımcısı yerine geliyor.
O başkan yardımcısı Pence ise Erdoğan'la gerginliğin asıl mimarı. Eğer başkan olursa bu iktidar Trump'ı mumla arar ona göre.

OKURDAN MESAJ

Göktürk Teksas'a döndü Can Bey

Bir okurumdan bayram öncesinde aldığım bir mesaja şaşırmıştım.
Çünkü okurum, oturduğu İstanbul Eyüp Göktürk'te gece kimi magandaların otomobilleriyle caddelerde tehlikeli gösteriler yaptığını, bozuk ya da patlak egzozlarıyla aşırı gürültüye neden olduklarını, şikâyetlere rağmen hiçbir önlem alınmadığını yazıyordu.
Açıkçası “Biraz abartıyor olabilir” diye düşündüm.
Öyle ya her taraf kamera dolu, Göktürk'te koca bir polis merkezi var, nasıl olur da yaşanır böyle şeyler değil mi?
Bayramın sonunda aynı okurdan bir mesaj daha geldi.
Sitem ediyordu bana “Ciddiye almadınız, ama burası Teksas'a dönmüş durumda” diyordu.
Okurum drift atan aracın gösteri yaptığı yeri, plakasını da vermiş. Polis “uyardık o kişiyi” demekle yetinmiş. Ama o inatla devam ediyormuş.
Bakalım bundan sonra ne olacak.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

AKP İstanbul'a bu adamı mı başkan yapacak?

Bayramın ilk günü Erdoğan'ın İstanbul'a atadığı Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlut Uysal'ın bütün billboardları kaplayan fotoğraflarını eleştirmiştim.
Yazıdan sonra arayan bazı dostlarım “O billboardlar ne ki, başkan milyonlarca İstanbulluya bayrak tebriği gönderdi. Parası herhalde bizden çıkıyor” dedi.
O kartlardan bana gelmedi.
Ama pek çok kişiye gelmiş.
Gazetelerin yazdığına ve belediyenin de yalanlamadığına göre bu kampanya 9 milyon liraya mal olmuş.
O 9 milyon lira ile yapılabilecek pek çok şey varken, İstanbul'a atanmış bir adam kişisel reklamını yapıyor, olacak iş değil.
Belli ki bu kişi yaklaşan yerel seçimlerde AKP'nin İstanbul adayı olmak istiyor.
Oysa muhtemelen kendisi de biliyordur ki, sarayın kendisini başkan adayı yapması mümkün değil.
O halde acaba “nasıl olsa gidiyoruz, ne koparırsak kardır” mantığı ile mi bu tür savurganlıklar yapıyor?

plusbanner2x
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more