Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Doktora düşmanlık neden?

14 Kasım 2018

Ankara'da, bir dolmuşla ulaşılabilen altı hastane kapatılacak.

Aralarında 137 yıllık geçmişi bulunan Numune Hastanesi de var.

Neden mi?  Öve öve bitirilemeyen Bilkent Şehir Hastanesi açılacağı, Sağlık Bakanlığı Dia Holding ile imzaladığı sözleşmede bunu taahhüt ettiği için. Hastanelerin aynı anda kapatılması, alt yapı ve hasta naklinin güçlükleri ve ihtiyaç duyduğu takvim nedeniyle imkansız olsa da kademeli olarak faaliyetine son verilecek 6 hastane şunlar:

Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma, Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma (bilinen adıyla Cebeci Doğumevi) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dışkapı Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Altındağı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi.

“Hastanemi Kapatma Ankara Platformu” bugün Numune Hastanesi bahçesinde buluşarak teşekkür ziyaretinde bulunacak.

KİRA BEDELİ “YURTDIŞI TRANSFER”DE 

Kent içindeki köklü hastaneler gözden düşürülerek kapatılıyor. Peki öve öve bitirilemeyen şehir hastaneleri? Kamu özel işbirliği (KÖİ) kapsamındaki yap-kirala-devret yöntemiyle yaptırılan hastanelerin neredeyse tamamı şehir dışında.

Şehir hastaneleri polikasında, ülkenin yoksul vatandaşından çok, başta Körfez ülkeleri olmak üzere yakın coğrafyadaki zenginlerin yağ aldırma, saç ektirme talebine cazibe merkezi olması birincil motivasyon çünkü. Yönetenler boşuna “sağlık turizmi de sağlık turizmi” diye böbürlenmiyor yani.

Dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşüldü. Pek çok komisyon üyesi milletvekili, şehir hastanelerinin uzaklığı başta olmak üzere finansman yapısına yönelik eleştiriler yöneltti.

Müteahhide garantilerin verildiği KÖİ projelerinde, bütçeden ayrılan ödeneklerin, enteresan başlıklar altına saklandığını daha önce yazmıştık. 2019 Sağlık Bakanlığı bütçesine baktığınızda  şehir hastanesi kira bedellerinin “yurtdışına yapılan transferler” bölümünde yer aldığını görüyorsunuz. Aslında mantık olarak yanlış da değil. Şehir hastanelerinin finansmanı yurtdışı bankalardan sağlandığı için, bakanlık şehir hastaneleri üzserinden yurtdışına kaynak aktarıyor. Ve bu kaynak yeni hastaneler devreye alındıkça artacak.

Şehir hastaneleri alanında çalışan Prof. Kayıhan Pala da yakın zamanda bakanlık bütçesinin bu aktarımlarla rehinli hale geleceğini vurguluyor. Gerçekten de bu yıl bütçesinde şehir hastanelerine yüzde 6.8 oranında pay ayrılmışken, 3 yılda bu oran yüzde 20'nin üzerine çıkıyor.

2019 bütçesine göre önümüzdeki yıl kira bedeli olarak şehir hastaneleri için 3 milyar 680 milyon, hizmet bedelleri olarak da 2 milyar 470 milyon TL ayrıldı. Bu toplam 6 milyar 150 milyon TL, bakanlık bütçesinin yüzde 12,7'sine karşılık geliyor.

İNSAN NEREDE?

Komisyonda Sağlık Bakanlığı bütçesi, genel kurulda doktorların güvencesizliğe mahkum edildiği yasanın görüşüldüğü dün, hak arayan iki doktor Meclis kapısında gözaltına alındı. Güvenlik güçleri genç doktorları götürürken, onlar “Yaşatmak istiyoruz” diye bağırıyordu.

16 yıllık  göğüs hastalıkları uzmanı olan bir başka doktorun telefondaki sesi “Dipsiz bir kuyudayız” diyordu. 2 yıl önce hakkında somut neden olmadan ihraç edildiğini, takipsizlik kararı almasına rağmen 17 aydır sesini duyuramadığını söylüyor. Bu nedenle mecburen bir özel klinikte çalıştığını belirtirken 5. madde yürürlüğe girdiği anda bu olanağın da ellerinden alınacağını haykırıyor. Basit bir soru soruyor:

“Neden? Devlette bile çalışma koşulunu takipsizlik kararıyla yeniden kazanmışken, neden bizim özel sektörde dahi çalışma hakkımız elimizden alınıyor?”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more