Reklamsız Sözcü
ZEYNEP GÜRCANLI

Zarrab’ın etkileri bitmeden; ABD’den 2. zorlu dava

17 Eylül 2018

Türkiye, daha New York'ta Zarrab davasının yarattığı ekonomik ve siyasi sorunları çözemeden, benzer bir dava daha geldi; Her şey, ABD Adalet Bakanlığı'nın 24 Ağustos'ta mühürlü bir iddianameyi kamuoyuna açıklamasıyla başladı. Utah Federal Savcılığı tarafından hazırlanmış  olan iddianame, 511 milyon dolarlık bir kara para aklama şebekesinin faaliyetlerini içeriyordu. İddianamede suçlanan isimler, Jacob Kingston ve Isaiah Kingston adlı iki kardeş ile, onların iş ortağı Lev Aslan Dermen (Levon Termendzhyan) olarak yer aldı.
Buraya kadar herşey, ABD içinde yaşanan sıradan bir dava gibi görünse de, Kingston kardeşlerin yakalanma anları, işin içine Türkiye'yi de soktu. Çünkü ABD Adalet Bakanlığı, iki kardeşin özel bir jetle “Türkiye'ye kaçmak üzereyken yakalandıklarını ve gözaltına alındıklarını” duyurdu. Peki bu kardeşler ile ortakları Lev Aslan Dermen'in Türkiye ile bağlantısı ne olabilir?

Kingston kardeşlerin Türkiye bağlantısı SBK Holding

İddianamede, Kingston kardeşlerin sahibi oldukları Washakie Enerji ile onların Ermeni kökenli ortağının sahibi olduğu Noil Enerji şirketlerinin  2010 ile 2016 arasında sahte belgelerle ABD Vergi Dairesi'ni toplam 511 milyon dolar dolandırdıkları iddiası yer alıyor.
Bu şirketlerin Türkiye bağlantısını ise, SBK Holding A.Ş. oluşturuyor.  Washakie, Noil ve Türkiye'deki SBK Holding'in bağlantısını bizzat Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yatırım Ajansı'nın 9 Eylül 2016 tarihli bilgi notundan öğreniyoruz. Bilgi notunda,“ABD merkezli Washakie Renewable Energy, Noil Energy Group ve bu grupların fonlarının Türkiye'deki yöneticisi ve partneri SBK Holding A.Ş.'nin Türkiye'ye yatırım için hazırladığı” ve toplam 950 milyon dolarlık yatırım fonu oluşturdukları duyurusu yapılıyor.

Trump'ı soruşturan özel yetkili savcı Mueller devrede

Peki, bu ABD'de soruşturulan Kingston kardeşler ile onların Ermeni asıllı ortağının Türkiye'de birlikte iş yaptıkları SBK Holding A.Ş.'nin patronu kim?
İsmi; Sezgin Baran Korkmaz. Özelliği ise, ABD Başkanı Donald Trump'ı soruşturan özel yetkili Savcı Robert Mueller tarafından ifade vermesi için resmen çağrılmış olması.
Peki Baran Korkmaz Trump soruşturmasına nasıl dahil oldu? İşte onun hikayesi daha ilginç;

New York'ta bir otelde iki Türk bakan ve Trump'ın en yakın adamları…

19 Eylül 2016'da Trump'ın seçim kampanyasındaki kilit isim Michael Flynn – (Trump Başkan seçilince Flynn'i Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak da atadı. Ancak bu görevde, hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle ancak birkaç hafta kalabildi)  New York'ta bir otelde iki Türk Bakanla bir araya geldiler. Görüşmeye yine Trump'a çok yakın isimlerden, ABD'nin eski CIA Başkanı James Woolsay de katıldı. Woolsay, daha sonra görüşme hakkında basına- ve elbette özel yetkili savcı Mueller'e- yaptığı açıklamalarda, iki Türk Bakan, Mevlüt Çavuşoğlu ve Berat Albayrak ile “Gülen'in yasadışı yollardan ABD dışına kaçırılması” konusunda “teorik bir görüşme” yaptıklarını söyledi. Woolsay, görüşmeyi ise bir Türk işadamı, Ekim Alptekin'in ayarladığını açıkladı.
Aynı Woolsay, bu kritik görüşmeden bir gün sonra, bu kez karısıyla birlikte yine New York'ta bir otelde, Ekim Alptekin ve Sezgin Baran Korkmaz ile bir öğle yemeğinde bir araya geldi.
Kumpas içinde kumpas; Reuters'ın bu öğle yemeğine ilişkin geçtiği habere göre, Woolsay ve eşi, FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen hakkında ABD yönetimi üzerinde lobi yapmak için Flynn'i devre dışı bırakmaya çalıştılar. Woolsay ve karısı, “Flynn'den daha etkili lobi yapabilecekleri” savını öne sürerek, Kormaz ve Alptekin'e bu konuda “10 milyon dolarlık bir lobicilik kontratı yapmayı” önerdiler.
Sonuçta belli ki Alptekin, Woolsay ve eşinin önerisinden ikna olmadı ve “lobici” olarak Flynn'i seçti. Nitekim Alptekin'in Hollanda merkezli firması İnovo Flynn'in şirketi ile 530 bin dolarlık lobi anlaşması yaptı.
Trump'ı soruşturan özel yetkili savcı Robert Mueller de, Flynn'in üzerine gidince, bu iki Türk işadamının bağlantılarıyla karşılaştı. Sonuçta, her iki Türk işadamına da Mueller ve ekibi tarafından resmen ifade vermek için çağrı yapıldı.
O dönemde Türk-Amerikan İş Konseyi  başkanlığını da yapan Ekim Alptekin, Mueller'in ekibiyle bir ön görüşme yaptı. Ancak çağrılmasına rağmen, resmi ifadeye gitmedi. Hatta resmi ifadeye çağrıldığı günden bu yana ABD topraklarına ayak bile basmadı. (Konsey başkanlığından da apar topar istifa etti)
Sezgin Baran Korkmaz da Mueller tarafından ifade vermek üzere resmen çağrıldı. Ancak o da Mueller soruşturma ekibine ifade vermedi.

Kingston kardeşlerin Türkiye'deki paraları

Amerikalı Savcılar,  Utah'taki Kingston kardeşler ve Ermeni asıllı ortakları Lev Aslan Termen'i soruştururken, bu isimlerin Türkiye'de büyük malvarlığı edindiği bilgisine de ulaştılar. Utah Savcılığına göre Kingston kardeşler Türkiye'ye yaklaşık 130 milyon dolar para havale ettiler. Hatta mülk edindiler.
Ve son bir not;
Tıpkı Reza Zarrab'ın bir dönem “hayırsever işadamı” gibi lanse edildiği, AKP'ye yakın televizyon kanallarında “üstün başarıları anlattırıldığı” gibi,  Kingston kardeşler de Türkiye'de “makbul kişi” muamelesi görmüşler. O kadar ki, kardeşlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin en üst düzey yöneticileri ile, Sezgin Baran Korkmaz'ın da karede olduğu fotoğrafları bulunuyor.
Kingston kardeşlerin ve Ermeni ortaklarının sonları da, önce Türkiye'de “makbul insan” diye lanse edilip, sonradan “ABD'ye itirafçı” olan Zarrab'ın sonuna benzer mi? Onu davanın gidişatı belirleyecek.

plusbanner2x

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more