Sözcü Plus Giriş

Kaftancıoğlu hakim karşısında: Nazım Hikmet şiiri de dosyada

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bugün 5 ayrı suçtan 17 yıla kadar yargılandığı davada 3. kez hakim karşısına çıktı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP'nin 80 il başkanı Kaftancıoğlu’na destek vermek için adliyeye geldi. Mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. Öte yandan Canan Kaftancıoğlu'nun 18 Temmuz'daki celse sonrasında adliye önünde basın açıklaması yaparken okuduğu Nazım Hikmet'in bir şiirinin de dava dosyasına girdiğini ortaya çıktı.

09:43 -

CAN ÖZÇELİK / ÜMİT TÜRK 

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 2012-2017 tarihleri arasında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımları nedeniyle hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” , “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarını işlediği belirtilerek 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildiği davada 3.duruşma başladı.

Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde gelen CHP'nin 80 il başkanı ortak açıklama yaptı.

Kaftancıoğlu’na destek için Çağlayan Adliyesi’ne gelen CHP il başkanları ve milletvekilleri duruşma öncesi basın açıklaması yaptı.

Kaftancıoğlu’na destek vermek amacıyla açıklama yayınlayan CHP’li İl Başkanları, “Kaftancıoğlu Davası, soruşturmanın başlatılmasından iddianamenin hazırlanmasına kadar baştan sona siyasi bir davadır. Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden toplumsal muhalefete gözdağı verilmek için açılan bu dava, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye karşı açıkça bir darbedir. ” dedi.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE VE DEMOKRASİYE KARŞI AÇIKÇA BİR DARBEDİR”

80 il başkanı adına açıklamayı CHP Ankara İl Başkanı Rıfkı Güvener yaptı ve şöyle konuştu; “İstanbul İl Başkanımız Dr. Canan Kaftancıoğlu, 6-7 yıl önce sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle 17 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaktadır. Kaftancıoğlu'nun siyasi kimliği ve vatandaşlık sorumluluğu ile dikkat çektiği, kamuoyuna teşhir ettiği ya da eleştirdiği söylemlerin suç unsuru olarak değerlendirilmesi kabul dahi edilemez.
Kaftancıoğlu Davası, soruşturmanın başlatılmasından iddianamenin hazırlanmasına kadar baştan sona siyasi bir davadır. Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden toplumsal muhalefete gözdağı verilmek için açılan bu dava, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye karşı açıkça bir darbedir.”

Kaftancıoğlu’na destek vermek için vatandaşlar da sabahın erken saatlerinden itibaren adliyeye geldi.

“KAFTANCIOĞLU'NUN BERAAT ETMESİNİ İSTİYORUZ”

“AKP sandıkta bulamadığı karşılığı hukuk dışı yollarda aramakta ve demokratik siyasete müdahale etmeye çalışmaktadır” diyen Güvener, sözlerini şöyle sürdürdü; “31 Mart Yerel Seçimleri'nde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Türkiye genelinde farklı siyasal kesimleri demokrasi çatısı altında buluşturan toplumsal ittifak, İstanbul başta olmak üzere tüm büyükşehirlerimizde karşılık bulmuştur. Kaftancıoğlu hakkında böyle bir davanın açılmasının en büyük sebebi de İstanbul'da elde edilen siyasi başarıdır. AKP sandıkta bulamadığı karşılığı hukuk dışı yollarda aramakta ve demokratik siyasete müdahale etmeye çalışmaktadır. Bugüne kadar görülen 2 duruşmada mahkemenin sergilediği tutum demokrasi ve adalet adına utanç vericidir. 6 Eylül Cuma günü İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülecek karar duruşmasında hukukun gereği olarak İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu'nun davadan beraat etmesini bekliyoruz.”

İMAMOĞLU DA GELDİ

İmamoğlu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonu önünde üçüncü celsenin açılmasını bekleyen Kaftancıoğlu'na sarılarak desteklerini iletti. Kaftancıoğlu da İmamoğlu'na desteği için teşekkür ederken, ikili, kalabalık arasında zorlukla da olsa kısa bir sohbet gerçekleştirdi.

“SEÇİM SONRASI YARATILAN ATMOSFERİN KARŞILIĞINI YAŞIYORUZ”

İmamoğlu, adliyeden ayrılırken yaptığı kısa açıklamada, “Bugün Sayın Kaftancıoğlu'nun, İl Başkan'ımızın, yol arkadaşımın duruşması var. Elbette hukuka uygun olmayan bir seçim sonrası oluşan atmosfer nedeniyle ortaya koyulmuş bir soruşturmanın karşılığını yaşıyoruz. Ülkeyi bu tür ortamlarla germenin ya da insanlar arası kutuplaşmayı bir vesile ile hele hele hukuk yoluyla büyütmenin sıkıntısını yaşıyoruz. Umuyorum yargı mercileri, yargıçlar, hakimler ülkeme bu sıkıntıyı yaşatmaya bir son verir. Çünkü ülkenin normalleşmesini diliyoruz. Ülkenin gerçek sorunlarıyla uğraşılmasını diliyoruz. Canan Kaftancıoğlu'nun, İl Başkan'ımızın, yol arkadaşımızın her zaman yanındayız” ifadelerini kullandı.

“BEN HAKARET ETMEDİM”

Kaftancıoğlu duruşmada, “Ben Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, etmem. Kim ne derse desin Mustafa Kemal Atatürk’ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmek kimsenin hakkı ve haddi değildir” dedi.


NAZIM HİKMET ŞİİRİ DE DAVA DOSYASINA GİRDİ

Mahkeme başkanı, Canan Kaftancıoğlu'nun 18 Temmuz'daki celse sonrasında adliye önünde basın açıklaması yaparken Nazım Hikmet'in bir şiirini okuduğunu ve okuduğu şiiri sosyal medya hesabından paylaştığını belirterek, bu evrakın da dava dosyasına girdiğini söyledi.

İŞTE O ŞİİR

Sen bu kavgada
bir nokta bile değil,
bir küçük, eğri virgül,
bir zavallı vesilesin!..

Ben kızabilir miyim sana?

Sen de bilirsin ki, benim adetim değildir
bir posta tatarına
bir emir kuluna sövmek,
efendisine kızıp
uşağını dövmek!

Duruşmada esas hakkında savunmasını yapan sanık Kaftancıoğlu, “Ben Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, etmem. Kim ne derse desin Mustafa Kemal Atatürk'ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmek kimsenin hakkı değildir. Hiçbir kamu görevlisine alenen hakaret etmedim. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmedim. Ben Canan Kaftancıoğlu sanık kürsüsü de olsa, gördüğüm aksaklıkları tüm açıklığıyla söylemeye devam edeceğim. İnsanlarımızın hukuka güvenmediği, bu durum sadece benim değil, 80 milyonun problemidir. Bu salonlar da dahil olmak üzere aslında hiç kimse hiçbir yerde özgür değil. Ben gerçekleri söyledim. Değil 17, 27 yıl ile yargılansam bile gerçekleri söylemeye devam edeceğim” dedi.

Kaftancıoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz ise, dava dosyasına giren şiirle ilgili olarak, “Aklıma duruşmada Nazım ustanın şu sözü geldi diyor. Müvekkilimizin aklına gelen söz kapsamında bu ifadenin dosyaya girmesi hukuka aykırıdır. Bu söylem ifade özgürlüğüdür. Neye istinaden bir kişinin sosyal medya paylaşımları suç dosyasına giriyor. Aklından şiir geçtiği için şiiri dosyaya koyuyorsunuz. Aklından geçeni ceza hukuku çerçevesinde değerlendirip cezalandırmayı amaçlıyorsunuz” şeklinde konuştu.

ESASA İLİŞKİN SAVUNMALAR

Kaftancıoğlu'nun avukatları daha sonra esasa ilişkin savunma yaptı.

SON SÖZÜ SORULDU

Mahkeme Canan Kaftancıoğlu'na son sözünü sordu. Kaftancıoğlu, “Karar ne olursa olsun düşücelerimden ve söylediklerimden vazgeçmeyeceğim çünkü biz mevsimi başladı o kaybetti biz kazandık. Asla son sözüm olmayacak, Biz mevsimi başladı. O kaybetti. Biz kazandık. 80 milyon kazandı” dedi.

Mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

SAVCI CEZALANDIRILMASINI TALEP ETMİŞTİ

18 Temmuz’daki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını bildiren savcı, sanık Kaftancıoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Kamu görevlisine hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin askeriye veya emniyet teşkilatını aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etmek” ve “Silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçundan zincirleme olarak 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.

İLGİLİ HABERKaftancıoğlu hakim karşısında... 153 sanatçıdan destekKaftancıoğlu hakim karşısında... 153 sanatçıdan destek
Son güncelleme: 14:18 06.09.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more