Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Barkey, CIA için çalışmış ama CASUS değilmiş

28 Şubat 2020

21 Şubat 2020… Henri Barkey “CIA ajanı olmadığımı nasıl ispat edebilirim ki? Yalan” dedi

5 Şubat 2007… Henri Barkey, “Dışişleri Bakanlığı'ndayken CIA ile devamlı çalıştım” dedi

İlginç bir bilgi vereceğim size!

Aklınıza gelebilecek ve Türkiye'yi ilgilendiren her konuda karşımıza çıkan isim Henri Barkey!

Ergenekon davaları, Kürt sorunu, tarikatlar ya da Fetullah…

Bilmediği ve araştırmadığı hiçbir konu yok… Arşive girdiğimde, kitapları okuduğumda ya da röportajlara baktığımda…

Hep o var!

CIA'NIN HANGİ BÖLÜMÜNDEYDİ?

21 Şubat'ta, Deutsche Welle'ye (DW) Osman Kavala hakkında verdiği röportajda, “Türkiye'de her şey uydurma. Herkes, herkes için bir şeyler iddia ediyor. Ben 30 yıldır profesörüm. CIA ajanı olmadığımı nasıl ispat edebilirim ki? Bu kadar yalanın içinde ne yapabilir insan? Bu kadar yalana cevap vermek imkansız. Kaldı ki ne deseniz inanmıyorlar zaten. Basın basın değil” dedi.

Haklı… Basın gerçeğin peşinde koşar… Koşalım…

13 yıl öncesine döndüm…

Henri Barkey, Radikal Gazetesi'nde, Neşe Düzel'e 5 Şubat 2007'de bir röportaj vermiş…

Neşe Düzel soruyor:

“Sizinle ilgili bir iddia da CIA'de görevli olduğunuz. Hiç CIA ile çalıştınız mı?”

Barkey yanıt veriyor:

“Tabii… Mecburen devamlı birlikte çalıştım. Dışişleri Bakanlığı'ndayken CIA ile devamlı çalıştım. CIA'de iki bölüm var. Analiz ve casusluk. Analiz bölümü içeriden, dışarıdan verileri alır, raporlar yazar. Bu analiz bölümünün herkesle ilişkisi vardır. Sizden görüş, öneri isteyebilirler. Dışişleri Bakanlığı ve CIA'in bazı bölümleri birlikte konferans da düzenlerler. Eşim CIA'de görevliydi. Şimdi ‘think tank'ın başında.”

Buradan ne anlıyoruz?

Barkey, CIA için çalışmış ama casusluk bölümünde değil!

“Akbaba'nın Üç Günü” filminde bütün dergi ve kitapları okuyup, tarama görevindeki Robert Redford gibi… Bu arada 1975'te çekilmiş filmi bir kez daha izleyin!

CHP'NİN ‘ERGENEKON'CU OLMASINDAN RAHATSIZDI

Tarih 7 Haziran 2011…

ABD'nin, batının, Fetullah'ın istediği anayasa değişikliği 12 Eylül 2010'da yapılmış, 10 ay sonra da seçime gidilmişti.

7 Haziran 2011 gecesi sandıklardan AKP birinci parti çıkmıştı! AKP/yüzde 49.95, CHP/25.94, MHP/12.98, Bağımsızlar (HDP)/6.58 oy oranına ulaşmıştı.

Seçimlerden altı gün sonra…

Tarih 13 Haziran 2011…

ABD'de Carnegie Endowment adlı düşünce kuruluşunda görev yapan Türkiye uzmanı Henri Barkey, seçim sonuçlarını AA muhabirine değerlendirirken, CHP'nin aldığı sonucun “biraz hayal kırıklığı yarattığını” söyledi. Neden mi?  Çünkü…

Mustafa Balbay Ergenekon sanığı yapılmıştı.

ERGENEKON SANIKLARININ ADAYLIĞI

Seçimler öncesinde CHP'nin yüzde 30'lara varan oranlarda yüksek puan alacağının konuşulduğunu belirten Barkey, bunda CHP'nin “Ergenekon Davası”nda yargılanan kişileri partisinden milletvekili adayı göstermesinin etkili olduğu yorumunda bulundu.

Barkey, bu tercih nedeniyle CHP'nin uzun süre kendi politikalarını anlatmaktan çok neden bu kişileri milletvekili adayı yaptığını açıklamak zorunda kaldığını ve “Ergenekon” sanıklarının milletvekili adayı olmasının seçmenleri rahatsız ettiğini kaydetti.

BDP'YE ÖVGÜYÜ EKSİK ETMEDİ

Seçimlere bağımsız milletvekili adayı olarak katılan BDP'lilerin ise “büyük başarı” sağladığını ifade eden Barkey, “BDP, Türkiye'de Kürt sorununda tek adresin kendileri olduğunu ispat etti” yorumunda bulundu. Peki… CHP, 2011 seçimlerinde hangi ‘Ergenekoncu' adayları listesine almıştı? Mustafa Balbay, Mehmet Haberal, İlhan Cihaner ve Sinan Aygün…

SİLİVRİ'DE BİTEN ÖZGÜRLÜK

İşte sorun tam da burada!

Barkey ve onun gibi düşünenler, CHP'nin Ergenekon kumpasına karşı durmasına tepkiliydi!

Özgürlüğe bakışları Silivri'de sonlanıyordu! Hatta…

CHP'nin Silivri önlerinden 40 milletvekiliyle çıkarma yaptığı günlerdi ve Atatürk'ün partisi ‘darbecilikle' suçlanıyordu! İktidara yakın medya ile cemaat medyası, Ergenekon kelimesi üzerinden ‘kılıç' sallıyordu! 15 Temmuz 2016'ya uzanan yolun kilometre taşlarını döşeyenler arasında ‘medyanın' önemli bir rolü vardı!

İktidar, cemaat, BDP/HDP… İttifak kurmuştu. Yalan mı?

Ya şimdi… Roller neden değişti?

Bugün politika belirleyenlerin düşünmesi gereken, kimlerin dost kimlerin düşman olduğu değil mi?

NOT: Henri Barkey hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na avukatım Sercan Efe aracılığıyla suç duyurusunda bulundum.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more