AİHM ziyaretinde bütçe etkisi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başkanı Robert Spano'nun Türkiye'deki ziyaret ve program durakları tartışmaların odağında.

Spano gelmeden önce başlayan eleştiriler, kendisi için hazırlanan program boyunca devam etti.

Siyasetçi, gazeteci, akademisyenler ifade özgürlüğü kapsamına giren suç iddialarıyla cezaevinde tutulurken, binlerce bilim insanı üniversitelerden hukuksuzca koparılmışken, fahri doktora ünvanını kabul edişi; binlerce yargıç ihraç edilmişken Adalet Akademisi ziyareti, “yüksek yargıç” konumuyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi ve son olarak da AKP Kadın Kolları Mardin İl Başkanlığı'nın önce paylaşıp sonra tepkiler üzerine sildiği tivitteki program fotoğrafı.

Robert Spano -Cumhurbaşkanı Erdoğan

TÜRMEN: KATKI PAYI İLGİSİ YOK

Böyle bir programın, iktidar ile AİHM arasında bir siyasi pazarlığın belirtisi olduğunu söyleyenler kadar, Türkiye'nin Avrupa Konseyi bütçesine yaptığı katkı payı ve bağışlarla bağlantılı olduğunu ifade edenler de oldu.

Spano'nun ziyaretiyle ilgili eleştirel bir yazı da kaleme almış olan AİHM eski yargıcı Rıza Türmen'e ikinci hususu sordum. Türmen, Spano'nun ziyaretiyle Türkiye'nin mali katkıları arasında bağlantı olduğunu hiç düşünmediğini söyledi.

AİHM'e yapılan hak ihlali başvuruları arttıkça, harcama kalemlerinin büyüdüğüne dikkat çeken Türmen bunun da paradoksal bir durum doğurduğunu ekledi. Yanı sıra, Türkiye'nin katkı payını 2017'de ciddi oranda düşürdüğünü anımsattı.

Bu tartışmalar üzerine merak ederek baktığım birkaç veriyi yorum yapmaksızın sizlerle paylaşayım.

AİHM'in bağımsız bir bütçesi bulunmuyor. Avrupa Konseyi bütçesinden AİHM harcamaları için bir ödenek ayrılıyor. Avrupa Konseyi'nin bütçesi 47 üye ülkenin milli gelirleri ve nüfuslarına göre yapılan bir hesaplamayla ortaya çıkan katılım paylarından oluşuyor. Bu paylardan da AİHM bütçesi finanse ediliyor.

TÜRKİYE PAYI: 15.2 MİLYON EURO 

Avrupa Konseyi Program ve Bütçesi- 2020-2021” başlıklı rapora göre Türkiye'nin 2020 yılı katkı payı: 15 milyon 226 bin 796 Euro.

2017 yılı öncesinde 33.5 milyon Euro dikkate alınırsa, bu tutar düşük bile. Ama bu kadarıyla bile Türkiye; 2020 bütçesinde Avrupa Konseyi'ne üye 47 ülke arasında 7. sırada yer alıyor.

En büyük katkı payı sağlayan ülkeler sırasıyla: Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Rusya ve İspanya.

Rapordaki dikkate değer ayrıntılardan biri de şu: Yeni AİHM binası için olağanüstü bir bütçe hazırlanmış. Dexia Bank'tan alınan kredinin geri dönüşü için hazırlanan bu olağanüstü yatırım bütçesinde yine her ülkenin payları belirlenmiş. 2016 yılında 357.2 bin Euro olan Türkiye'nin payı 2018'de normal katılımcı statüsüne dönüşle 343.2 bin Euro'ya indirilmiş.

Bütçe tartışması bir yana Spano'nun, ağır hak ihlallerine maruz kalan muhalefet cephesinden yöneltilen eleştirilere cevap verip vermeyeceği merakla bekleniyor.

Bu kadarı ölüme sebebiyet demek

“Türkiye'nin en büyük sorunu ana muhalefet partisidir. Korona ile mücadele ediyoruz, muhalefet siyasi rant devşirmeye çalışıyor.”

Bu sözün sahibine dair tahminlerinizi sorsam, herhalde hiç kimse AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman olduğunu tahmin edemez.

Yaman kim mi?

İçişleri Bakanlığı genelgesini gözümüzün içine baka baka çiğneyerek, oğlu için 1500 kişinin davet edildiği, saatler süren düğün düzenleyen milletvekili.

Yaman'la ilgili olarak haber arşivlerinde, EYT yani emeklilikte yaşa takılanlar konusunda  –girişte kısa alıntı verdiğim- yaptığı açıklama dışında habere rastlanmıyor.

Hepimizle alay eder gibi “korona ile mücadele ediyoruz” dediği o konuşmasında Yaman bakın başka neler diyor:

“EYT  takılan kardeşlerimin sorunlarını en iyi bilen kişiyim. Ben 11 yıl EYT takıldım. 2011 yılında emekli olmam gerekiyordu. Bana 11 yıl vurdu. (…) Ekonomimiz düzelirse bu sorun çözülecek. Bizim seçim beyannamemizde EYT yok. Sorunu çözmemiz bütçeye yük getirecektir.”

Uğur Enç'in Sözcü'de yayımlanan haberine göre düğünlerdeki 1 saat kısıtlamasını umursamayan AKP'li Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman'ın oğlunun Dilovası'ndaki düğünde belediye personeli seferber edilmiş. Kocaeli Valisi  Seddar Yavuz da yer aldı.

Bu yapılana ne şuursuzluk demek yeterli gelir, ne de bencillik.

Hastane yataklarının tamamen dolduğu, yeni hastaların alınamadığı, doktorların, hemşirelerin, eczacıların Covid'li hasta takibinde ardı ardına öldüğü bu günlerde 1500 kişilik düğün yapmak halk sağlığını bile isteyen tehlikeye atmaktan başka bir anlama gelmiyor.

Buna hakkınız yok…