Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

‘Londra’ meselesi ve KÖİ

6 Mayıs 2020

Eğer ilginizi çekiyorsa, 15 Nisan 2015  tarihli Resmi Gazete'yi lütfen not edin. Türkiye'nin ekonomik geleceği ile kamu kaynaklarını taammüden olumsuz etkileyecek siyasi iradeye resmiyet kazandıran bir tarihtir.

O gün -bütün torba kanunlar gibi- “bazı kanunlarda” ifadesiyle başlayan bir torba yasa yürürlüğe girdi. (6639 sayılı Kanun)

O torba yasa, Sağlık Bakanlığı'nın yaptırdığı ve yaptıracağı şehir hastaneleriyle ilgili kanunda küçük, küçücük bir değişiklik yapıyordu.

Konuya özel ilginiz yoksa çözemeyeceğiniz o değişikle ne mi yapıldı?

Bir maddeden dört kelime çıkarıldı.

O dört kelime “ve davanın Türkiye'de görülmesi”ydi.

Bu dört kelime şehir hastanesi yaptırmayı düzenleyen kanundan çıkarılınca şu oldu:

Devletin her sene (en az 20 yıl) milyarlarca dolar ödeyeceği şehir hastaneleri konusunda çıkacak bir hukuki ihtilafta, Türkiye'deki mahkemeler yetkili olmaktan çıkarıldı.

Bu dört kelime çıkınca Sağlık Bakanlığı ile x müteahhidinin imzaladığı sözleşmelere “Londra tahkimi yetkilidir” demek mümkün hale geldi.

TARİHİ AÇIKLAMA

O yasa TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülürken, “neden böyle bir madde getirildiğini” soran Komisyon üyesi milletvekillerine dönemin Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı şu açıklamayı getiriyor:

“Kamu hastanelerinin finansmanı için yüklenici firmaların 30 milyar dolar kaynağa ihtiyacı var. Firmalar gerekli kaynağın ancak yüzde 20'sini Türkiye'den buluyor. Kalan yüzde 80'inin yurtdışından getirilmesi gerekiyor. Ancak bu projeye kredi açacak yabancı şirketlerin şöyle bir tereddüdü var. Devlet de bir anlamda projeye taraf olduğu için olur da bir anlaşmazlık yaşanırsa, Türkiye'de görülecek davalara siyasi baskı olacağı ve davaları kaybedebileceklerini düşünüyorlar. Onun için de tahkim merkezinin Türkiye'de olması şartının yasadan çıkarılmasını, davaların Türkiye yerine yabancı bir tahkim merkezinde görülmesini istiyorlar.”

Normal koşullarda bu ifadenin yer aldığı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanaklarının TBMM sitesinde bulunması gerekiyor. Ancak ilginç bir biçimde komisyon tutanak listesinde 24. dönem ile 26. dönem varken; bu ifadelerin yer aldığı tutanağın yılına ilişkin  25. dönem sayfaları TBMM sitesinde yok.

SAYIŞTAY RAPORU

Söz konusu ifadeler, 2015'teki o, torba yasaya “muhalefet şerhi” koyan dönemin MHP milletvekilleri Erkan Akçay, Mehmet Günal ve Sümer Oral'ın imzalarını taşıyan raporda yer almıştı. Bu gelişmeyi Cumhuriyet'te 16 Mart 2015 tarihli yazımda duyurmuştum.

Son günlerde  kamu özel işbirliği (KÖİ) sözleşmelerini, mücbir sebep, yargı yeri, tahkim gibi konuların yeniden tartışılması üzerine hatırlatmak zorunlu hale geldi.

Dahası, yapılan bu düzenleme 3 yıl sonra bir Sayıştay raporuna da konu oldu. Alican Uludağ imzasıyla Cumhuriyet'te (16 Haziran 2018) yayımlanan haberde, Sayıştay'ın Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'nda yaptığı hesap denetiminin sonuçları yer aldı. Raporda, Türk yargısını devre dışı bırakan, anlattığımız yasa değişikliği eleştiri konusu olmuştu.

ULAŞTIRMA PROJELERİNDE DURUM

Burada bir hatırlatma daha yapalım. Şehir hastanelerinin dayandığı yap-kirala-devret usulü ile ulaştırma projelerinin dayandığı yap-işlet-devret (YİD) usulünün her ikisi de kısa adı KÖİ olan ve bütçeyi rehin alan finansal modelin iki damarı.

Şehir hastanelerinde müteahhit firmalara tanınan Londra tahkim imkanı (!) ulaştırma projelerinde var mı?

Bu önemli sorunun cevabını tüm  projeleri kapsayacak şekilde bu aşamada bilmiyoruz. (“Ticari sır” niteliğini anımsatalım. Paraların vergilerimizden ödendiği gerçeğiyle birlikte.)

Bununla birlikte örneğin Osmangazi Köprüsü'nün de içinde yer aldığı Gebze İzmir Otoyol projesi için imzalanmış YİD sözleşmesinde uyuşmazlıkların çözümünün Türk hukukuna tabi olduğunu öğrendim.

Ulaştığım bilgilere göre, Osmangazi Köprüsü ile ilgili uyuşmazlık yerinin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu maddesine sözleşmede açık olarak yer veriliyor.

3. Köprü'nün yer aldığı Kuzey Marmara Otoyolu, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı gibi büyük KÖİ altyapı projelerinde geçerli yargı yerinin neresi olduğunu da ilerleyen zamanlarda sizlerle paylaşacağımı umuyorum.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more