Hepimiz hastayız, hepimiz yastayız bu kış!..

Ah şu 2020 sonbaharı ve kışı…İnsanlık hiç 2020 yılı sonbaharı ve kışı kadar yalnız ve çaresiz hissetmemişti kendini…

Ölüm hiç bu kadar yanımıza sokulmamış, gölgemiz gibi bizi izlememiş, çevremizde kol gezmemişti…

Bildiğim hiçbir yılı, 2020 sonbahar ve kışı kadar ölümle iç içe yaşamadı ve yalnızlığa mahkum olmadı insanoğlu…

2020 sonbaharından itibaren insanlık, sessizce göçtü bu dünyadan…

Ama salgın nedeniyle, ama salgının ikincil etkileriyle, sağlık hizmetini alamadığı veya yeterince ulaşamadığı için, binlerce insan evlerinde yalnız, bazen bir iki akrabasının kollarında yitip gitti…

★★★

Kimi makinede öldüğünü bile hissetmeden, kimi nefes alamamanın anlatılamaz ıstırabıyla, ailesine son bir kez sarılamadan, belki yoğun bakımda cam arkasından belli belirsiz bir el sallayamadan, vedalaşamadan, sevdikleriyle konuşamadan, son bir umutla kurtarabilir miyiz diye çırpınan hemşirelere çaresizliğin resmi gibi bakarak, gözyaşları dökerek öldüler…

★★★

Salgında yapayalnız ölenler, sessiz sedasız toprağa verilirken de yalnızlardı!

Karantinadaki yakınları gelemediler son uğurlamaya…

Sevenleri virüs korkusuyla koşamadılar son vazifeye…

Başucunda ne bir dua, ne de veda!..

Her şey ancak öyle anlatılabildi, dualar ancak öyle gönderilebildi uzaklarda dökülen gözyaşlarıyla…

★★★

Astronot gibi giyinmiş dört belediye çalışanı ve birkaç mezar işçisi, 15-20 gün öncesine kadar şarkılar söyleyen, güzel yarınlar düşleyen hayat ve umut dolu talihsiz bedenleri sessizce indirdiler son güzergaha…

Çoğu bırakın ismen anılmayı, sayı olarak bile giremediler her akşam yayınlanan turkuaz tabloya!..

★★★

Hiçbir yıl, böylesine acı verici bir çaresizliği yaşatmadı insanlığa…

Hiçbir yıl, 2020'nin sonbahar ve kışı kadar yapayalnız ölmedi insanlar…

Hiçbir yıl, bu denli eli kolu bağlı kalmadı ve korkuya kapılmadı aileler…

★★★

Minicik, gözle görünmeyen bir virüs koparıp götürdü kocaman büyüklerimizi, dostlarımızı, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı ya da hiç gitmediğimiz kentlerin, hiç uğramadığımız sokaklarının, kapısını hiç çalmadığımız evlerinde yaşayan hiç tanımadığımız insanları…

Şimdilik ayaktayız çok şükür.

Ama hepimiz hastayız, hepimiz tarifsiz acılardayız, hepimiz yastayız bu kış…

★★★

Daha önceki gün sağlık ordumuzdan 9 şehit verdik bu korkunç hastalığa.

Değerli kardeşim Opr. Dr. Ceyhun İrgil, çevresinde de çok sevilen nice canlar kurtarmış Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Kerim Çağlı'nın ardından duygularını böyle döktü satırlara…

Loading...