Boğaziçili akademisyenler: Demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar vazgeçmiyoruz

Melih Bulu'nun rektörlük görevinden alınmasının ardından eylemlerini sürdüren Boğaziçili akademisyenler, "Üniversitemizdeki tüm birim, fakülte ve enstitülerin müdür ve koordinatörleri seçimle göreve gelmelidir. Türkiye'de demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz" açıklamasında bulundu.

Boğaziçili akademisyenler: Demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar vazgeçmiyoruz

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasıyla başlattıkları protesto nöbetlerini, Melih Bulu'nun görevden alınmasının ardından sürdürüyor. Nöbetlerinin 153'ncüsünü gerçekleştirerek bir kez daha rektörlük binasına sırt dönen akademisyenler, ardından haftalık basın açıklamalarını okuyarak taleplerini sıraladı. Eyleme ilişkin görüntüler de geçtiğimiz haftalarda üniversitedeki görevinden alınan akademisyen Can Candan tarafından paylaşıldı.

“BAKANLIK AYRIMCI BİR TUTUM SERGİLEDİ”

Açıklamalarına Boğaziçi Sergisi’ne açılan soruşturmanın dava sürecine değinerek başlayan akademisyenler, şu ifadeleri kullandı:

* Bu hafta Adalet Bakanlığı, 30 Ocak 2021 tarihinde yapılan Boğaziçi Sergisi’ ne açılan soruşturmayla ilgili olarak evrensel hukuk ilkeleriyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bir görüş bildiriminde bulundu. Bakanlık, soruşturma kapsamında yapılan hukuksuz tutuklamalara ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği cevapta, iddianamede yer alan LGBTİ+ karşıtı söylemi sürdürmüş, anayasa ve kanunlara aykırı, alenen ayrımcı bir tutum sergilemiştir. Adalet Bakanlığı, yapılan tutuklamaların meşruiyetini savunduğu cevabında eşcinselliğin İslam’a göre “yasak” ve “haram” olduğunu belirtmiş, savunmasında evrensel hukuk ilkeleri yerine dini referanslan temel almıştır.

* Türkiye Cumhuriyeti’nin, Anayasamızın 2. maddesinde de belirtildiği gibi demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu kamuoyu nezdinde tekrar hatırlatmak isteriz. Ayrıca çoğulcu demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan ve anayasa ile güvence altına alınmış olan ifade özgürlüğünün öneminin de bir kez daha altını çizmek isteriz.

“RESMİ GAZETE’DE İLANA ÇIKILDIĞINI ÖĞRENDİK”

Melih Bulu'nun görevden alınmasının ardından üniversitede yaşananlara değinen akademisyenler, açıklamasını şöyle sürdürdü:

* Atanmış yönetimin vekilleri Boğaziçi Üniversitesi'ni hukuksuz ve keyfi kararlarla yönetmeye devam ediyor. Üniversitemizi yönetmeye yetkin olmadığını defalarca kanıtlamış rektör vekili Naci İnci ve yardımcıları, bir yandan hocalarımız ve öğrencilerimiz üzerinde tehdit ve mesnetsiz soruşturmalarla baskı oluşturmaya çalışırken, öte yandan hiçbir usul, kural ve teamül tanımaksızın üniversitemizde kadrolaşmanın önünü açmakta.

* 2021 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin herhangi bir bölümü için YÖK tarafından kadro izni verilmezken, Melih Bulu’nun görevden alınmasının hemen ardından, bir gecede kurulan Hukuk Fakültesi’nde görev alacak dört öğretim üyesi ve üç araştırma görevlisi için Resmi Gazete’de ilana çıkıldığını öğrendik. Üniversite Yönetim Kurulu’nda görüşülmeden ve üniversitemizin yetkili hiçbir kurulunun haberi olmadan ilerleyen bu sürecin kurumumuzun akademik yetkinlik ve liyakate dayalı yapısına ağır hasarlar vereceği kaygısını taşıyoruz.

“17 REKTÖR ADAYINI DESTEKLİYORUZ”

Üniversitede rektör atama süreci hakkında taleplerini de paylaşan akademisyenlerin açıklaması şöyle devam etti:

* 30 Temmuz’da tüm birimlerden hocalarımızın yüksek katılımıyla gerçekleşen rektör adayı eğilim belirleme oylamasında mevcut yönetime vekalet eden Naci İnci ve Gürkan Kumbaroğlu’nun adaylıkları, yüzde doksanı aşan bir oranla öğretim üyeleri tarafından onaylanmamıştır. Aynı oylamada üniversitemiz bünyesinden çıkmış ve güvenoyu almış olan 17 Rektör Adayını destekliyoruz.

* Üniversitemizdeki tüm birim, fakülte ve enstitülerin müdür ve koordinatörleri seçimle göreve gelmelidir. Şeffaf ve demokratik yollardan beklediğimiz Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü müdürlerimiz bir an önce görevlerine atanmalıdır. Bir kez daha atanmış ve görevden alınmış Melih Bulu’nun yönetiminde üniversitemize onarılması güç hasarlar veren Naci İnci, Gürkan Kumbaroğlu ve Fazıl Önder Sönmez’in vekaleten yürüttükleri görevlerinden ve bir gecede kurulan Hukuk Fakültesi’ne atanmış Selami Kuran’ın görevlendirilmiş Muzaffer Eroğlu ile usulsüzce seçilmiş Haluk Özener’in istifalarını talep ediyoruz. Türkiye’de demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz

Melih Bulu incinmiş İlginizi Çekebilir Melih Bulu incinmiş