Sözcü Plus Giriş

Son koalisyon

4 Haziran 1999'da güvenoyu alan DSP-ANAP-MHP koalisyonunun başına gelmeyen kalmadı. Marmara Depremi, Uluğbay'ın intihar girişimi, atılan yazar kasa ve fırlatılan Anayasa kitapçığı...

Emin ÖZGÖNÜL
Güncellenme: 07:32, 06/06/2021
Son koalisyon

Türkiye bundan 22 yıl önce yine zor bir dönemeçteydi. Bülent Ecevit'in DSP'si, 18 Nisan 1999 seçiminden başarıyla çıkmış ancak TBMM'de tek başına hükümet kuracak çoğunluğu yakalayamamıştı. Bir koalisyon kaçınılmaz olmuştu. ANAP ve Mesut Yılmaz'ın Ecevit ile koalisyon tecrübesi vardı ama güvenoyu için 3. ortak gerekiyordu. Ecevit geçmişte yıldızının pek barışmadığı MHP'nin kapısını çaldı. Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz ile koalisyon görüşmeleri hızlı ve olumlu sonuçlandı. Ancak tam bu aşamada Rahşan Ecevit'in MHP'ye yönelik, “Çocukları örgütleyip silahlandırdılar. Ya bizden olacaksın ya canından dediler” açıklaması ipleri koparma noktasına getirdi. Ecevit'in sağ kolu Hüsamettin Özkan, bu soğuk duş etkisini usta manevralar ile giderdi.

22 yıl önce oluşturulan Ecevit, Yılmaz, Bahçeli ortaklığı 3.5 yıl sürdü.

BAKANLIKLAR PAYLAŞILDI

57. Hükümet 28 Mayıs'ta, tam da Ecevit'in 74. doğum gününde kuruldu. 4 Haziran'da ise hükümet programı açıklandı, TBMM'den de 354 kabul ile güvenoyu alındı. Türkiye daha önce de 20 koalisyon hükümeti görmüştü. 22 yıl önceki DSP-ANAP ve MHP işbirliği ise, “Son Koalisyon” oldu. Bahçeli ve Yılmaz, Başbakan yardımcısı olarak görev aldı. Adalet ve Dışişleri DSP'ye, Milli Savunma ve Bayındırlık MHP'ye, İçişleri ve Maliye Bakanlığı ise ANAP'a verildi. Koalisyon uyum içinde başladı. Özellikle Devlet Bahçeli iki lidere de saygı içinde yaklaşıyor, Ecevit’in yanında sigara bile içmiyordu. Aslında hem Yılmaz hem de Ecevit, birer sigara tiryakisiydi.

Bahçeli, geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından 2004 yılında sigaraya veda etmişti.

BEYAZ ENERJİ OPERASYONU

“Son Koalisyon” döneminde Türkiye zor günler geçirdi. Akla hayale gelmeyecek olaylar yaşandı. 50 bin kişinin canına mal olan 17 Ağustos Marmara depremi, karşılaşılan ilk büyük sorundu. Aynı dönemde ekonomik krizi yönetmeye çalışan Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay tabanca ile intihar girişiminde bulundu. Başbakanlık binası önünde Ecevit'in önüne yazar kasa atıldı. “Beyaz Enerji” operasyonu ile ANAP'lı Enerji Bakanlığı sarsıldı. MGK toplantısında Anayasa kitapçığı fırlatıldı ve ekonomi bitkisel hayata girdi. ABD'den kurtarıcı olarak Kemal Derviş getirildi. 2002’de Ecevit’in sağlık durumunun kötüleşmesi ise koalisyonun sonunu hazırladı. Devlet Bahçeli erken seçim istedi. DSP dağıldı, Hüsamettin Özkan ve 63 Milletvekili İsmail Cem önderliğindeki Yeni Türkiye Partisine geçti.

HALK CEZALANDIRDI

Türkiye'nin en uzun süreli olan ve 3.5 yıl devam eden “Son Koalisyon” hükümeti, 3 Kasım 2002 seçiminde ise ağır darbe aldı. Halk, ekonomik kriz ve mutfaktaki yangın nedeniyle üç partiyi de cezalandırdı. MHP yüzde 8, ANAP yüzde 5 ve DSP yüzde 1.2 oy alarak TBMM dışında kaldı. 18 Kasım 2002’den itibaren de, 19 yıldır devam eden AKP iktidarları dönemi başladı. Son koalisyon 3,5 yılda biterken, Süleyman Demirel'in her zaman tekrarladığı bir söz de yine kanıtlandı: “Mutfağın yıkamayacağı iktidar yoktur…”

KEMAL DERVİŞ FORMÜLÜ

57. hükümetin en kritik ismi şüphesiz Kemal Derviş oldu. Babası Türk, annesi Almandı ve ekonomi alanında uzman bir isimdi. Dünya Bankası'nda başkan yardımcılığı görevine kadar yükseldi. 2000 ve 2001'de yaşanan mali krizin ardından Ecevit tarafından Türkiye'ye davet edilerek, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na getirildi. Krize çözüm için radikal önlemler aldı. TBMM onun isteği ile, “15 günde 15 yasa” çıkardı. “Kurtarıcı” gözü ile bakılan Derviş, finans sisteminin yeniden yapılanmasını sağladı. 2002 Ağustos ayında Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile görüş ayrılığına düşerek istifa etti. İsmail Cem önderliğindeki Yeni Türkiye Partisi'nin kuruluş çalışmalarında yer aldı. Ancak daha sonra CHP'ye katıldı. 3 Kasım seçimlerinde İstanbul milletvekili oldu. 2005'de ise istifa etti. Derviş, BM Kalkınma Programı Başkanlığı'na atanarak aktif politikadan çekildi.