Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Grev, “AKP’nin ekmeğine yağ sürmek” midir?

1 Mart 2021 Yazarlar

CHP'nin yönettiği bazı belediyelerde DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'nın grev kararı, siyaseti dalgalandırıyor:

Tepkiler sorulara karışıyor:

“Şimdi sırası mıydı?”, “AKP'li belediyelerde niye grev yok?”, “İktidarın ekmeğine yağ sürmeseler olmaz mıydı?”, “Büyük oyun nasıl görülmez?”, “Sendika, asgari ücret belirlenirken ne yapmış?”, “O beğenmedikleri para…”

Kimi demokrasi inancıyla çelişen, kimi üst perdeden, kimi muhakeme sınırlarını zorlayan, kimi de samimi bir meraka dayalı sorular özellikle sosyal medyada öne çıkıyor.

Covid salgınıyla artmış sağlık duyarlılığı, itiraz edenlerin elini yükseltmiş görünüyor. Maltepe Belediyesi'nde temizlik işçilerinin iş bırakması sonucu toplanmayan çöpleri kaldıran İBB, “grev kırıcılığı” ile itham ediliyor. İBB grev hakkına saygılı olduğunu ama halk sağlığını korumanın görevi olduğunu açıklıyor.

YOKSULLUĞUN SORUMLUSU

Önce basit bir gerçek: Ülkemizde artan yoksulluğun, yüzde 30'lara, 40'lara ulaşan (gerçek) enflasyonun sorumlusu CHP değil, 19 yıldır iktidarda olan AKP'dir.

Hal böyleyken, CHP'li belediyelerdeki grev kararının, iktidar cephesinde fırsata dönüşmesinde şaşırtıcı bir yan yok.

AKP'nin bir durumu CHP'ye karşı fırsata dönüştürmesi için, CHP'li belediyede “grev” ilan edilmesi gerekmiyor. “Grev”, AKP için bugünkü “fırsat sepeti”nin güncel bir ürünü, o kadar.

19 yıllık iktidarı boyunca grev yasaklamayı, Anayasal hak olan grevi suç gibi göstermeyi düstur edinmiş bir zihniyetten söz ediyoruz, ne fırsatı.

GREV YOK HAYIR HASENAT VAR

Altı çizilmesi gereken ikinci gerçek: AKP, grev yasaklayarak daralttığı hak alanını, kendine yakın şirketleri tedarik zincirleriyle kalkındıran iki politikayla doldurdu: Taşeronlaştırma ve “yardım/hayır/hasenat” sistemi. Yardım/hayır işlerinin nasıl yürüdüğü konusunda da epeyi bir fikrimiz vardır herhalde.

Bu olgulardan haberdar olmamak mümkündür. Eksikliktir, giderilir.

Ama bilip bilmezden gelmek, sorunlu bir yaklaşımdır.

Belediye işçilerini ekonomik haklarını aradığı için suçlayanlar; artan yoksulluğa, gelir eşitsizliklerine, liyakatsizliğe AKP politikalarının yol açtığını bile bile işçileri suçluyorsa çıkan anlam şudur:

Ne kadar maskelenirse maskelensin AKP politikaları sonucu gerçek enflasyon yüzde 40 mı olmuş? Mevcut ücretlerle beslenmek, giyinmek, insanca yaşamak imkansız hale mi gelmiş?

AKP'nin kuralları çiğneyerek yandaşlara dağıttığı kamu ihaleleriyle Hazine kasası mı eksilmiş?  Bütün sülalesini kamuya yığan AKP'lerin sayısı hatırlanamayacak kadar çok mu?

Olsun varsın. Biz o yolsuz ihalelere, akraba kayırmalarına, kamu kaynaklarının, gizli sözleşmelerle bir avuç şirkete aktarılmasına “ortamlarda” yine itiraz edelim ama işçiler AKP'nin ekmeğine yağ sürmemek için, sendikalı bile olsa haklarını kullanmasın.

Aza razı olsun, kıt kanaat yaşamayı sineye çeksin.

Yeter ki CHP, AKP'nin karşısında güç duruma düşmesin.

Gerçekten yeter mi?

Çerkezoğlu: Konu bizim için sarihtir

DİSK yönetimi, bazı belediyelerdeki grev kararına gelen eleştirilere kapsamlı bir açıklama yaptı.  Açıklama DİSK'in sitesinde duruyor.

Kısa çerçevesi:

“Siyasal partilerden bağımsız çizgisinden vazgeçmesini isteyen değerlendirmelerin” ciddiye alınmadığı belirtiliyor. Hak mücadelesinin, tartışılan belediyelerle sınırlı olmadığına özel vurgu yapılıyor. Hak arayışıyla demokrasi arasındaki bağa dikkat çekiliyor.

Açıklamayı okuduktan sonra DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nu arayarak birkaç soru yöneltmek istediğimi belirttim. Çerkezoğlu, “Konu bizim için sarihtir” dedi.

Yaptıkları açıklamada eleştiri ve suçlamalara karşı doğru bir zemin kurduklarını ve teşekkür aldıklarını söyledi. Kendisinin de “işçi arkadaşların hakkını hukukunu koruyacak biçimde bu süreci sonuçlandırmak” üzere, çözücü konumunu sürdürmek istediğini ifade etti.

Çerkezoğlu, belirttiği gerekçeyle, yazımın girişinde sıraladığım sorulardan sadece birine yanıt verdi.  O soru da şu:

“O sendika asgari ücret belirlenirken neden itiraz etmemiş?”

MASADA OLMASAK DA

“Asgari ücret konusunda DİSK'in verdiği mücadele kamuoyunun takdirinde. Biz masada değildik. Masada olmamamıza rağmen, alanda ve işyerindeki tek örgüt DİSK'ti. Diğer konfederasyonlarla ortak açıklama yaptık. DİSK bu mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yapan bir örgüt. Süreci devam da ettiriyoruz.

Bu iş burada bitmedi dedik. Hem asgari ücretin vergi dışı bırakılması hem de kesinti yükünün Hazine'den karşılanması gibi çalışmalar başlattık. Çalışmalar devam edecek. Bütün siyasi partilerle görüşme yaptık. DİSK gücü ölçüsünde hatta gücünden de fazla üzerine düşeni yapıyor. Süreci örgütlemeye devam edeceğiz.”


NOT: Değerli okurlar, okuduğunuz yazı tamamlanıp gazeteye ulaştıktan kısa bir süre sonra Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, sosyal medya hesabından açıklama yaparak Genel İş Sendikası ile sürdürdükleri Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu.

YAZARIN TÜM YAZILARI