Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Kuzey Marmara’da neler oluyor?

24 Mart 2021 Yazarlar

Normal ülkelerde ve normal koşullar altında, sonuçlanmış bir ihalenin şartları sonradan değiştirilmez. Değiştirilirse, bu durum ihaleye fesat karıştırma olarak anılır. Eğer yapılan ihaleye fesat karıştırma değil de makul  bir neden ve  hukuksal zemine dayanıyorsa, bunu toplumun bilmesi gerekir.

★★★

Gelin biraz geriye gidelim. Ülkemizin, kamu özel işbirliği (KÖİ) defterindeki önemli sayfalardan biri olan Kuzey Marmara Otoyolu'na (KMO) bakalım. Toplam uzunluğu 377 km olarak tasarlanan KMO, üç ana bölüm olarak projelendirilmişti.

En önce, bizlerin Yavuz Sultan Selim ya da 3. köprü olarak bildiği köprüyü içine alan Odayeri-Paşaköy çalışmaları başladı.  İçtaş-Astaldi ortaklığının üstlendiği projede, sadece köprünün geçiş ücreti 3 dolar artı KDV (Astaldi sonra hisseleri Çinli yatırımcılara devretti.)

★★★

KMO'nun ikinci ve üçüncü bölümleri olan 169 km uzunluğundaki Kurtköy-Akyazı Otoyolu ile 88 km uzunluğundaki Kınalı-Odayeri ihaleleri, yine yap-işlet-devret (YİD) modeline göre 2016 yılının Mayıs ayında yapıldı.

Sonuçlar hakkında dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın yaptığı açıklamada önemli bilgiler verildi. AA'nın 17 Mayıs 2016 tarihli haberinde yer alan bilgileri bugün hatırlatalım ve yeniden kayda girsin:

İhalelerin Anadolu Yakası'nı kapsayan kısmını Limak-Cengiz Ortak Girişimi, Avrupa Yakası kısmını ise Kolin-Kalyon- Hasen Ortak Girişimi kazanmıştı.

YİD'le yapılan pek çok otoyol ihalesinde olduğu gibi, araç/trafik garantisinin verildiği bu ihalede de süreler yarışmıştı. İhaleleri “en az işletme süresini” veren kazanmıştı.

Limak-Cengiz Ortak Girişimi'nin verdiği teklifte süre 6 yıl 9 ay 12 gündü.

Kolin-Kalyon-Hasen Ortak Girişim Grubu'nun teklif ettiği süre ise 7 yıl 9 ay 12 gündü.

1.5 MİLYAR DOLAR

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, “Buradan yaklaşık 3 yıl yapım süresini çıkarınca 4 yıl 9 ay 12 gün işletme süresi kalacak” dedi.

Projenin yatırım tutarı o günün fiyatlarıyla 4.5 milyar TL olarak açıklandı. Bu büyüklük o günün kurlarına göre (1dolar 2.9 TL) yaklaşık 1.5 milyar dolar anlamına geliyordu.

Bakan Yıldırım'ın geçiş ücretleri konusunda verdiği bilgiler de şöyleydi:

“Kınalı-havalimanı arası 88 kilometrelik bölüm için toplam geçiş ücreti bugünkü kurlarla 10.5 lira artı KDV olacak. Asya Yakası yani Kurtköy'den Akyazı'ya 169 kilometrelik kesim 19 lira artı KDV olacak. Eğer tamamı olarak düşünürsek, yani kullanıcılar Kınalı'dan girip Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü geçerek, Kurtköy'den Akyazı'ya kadar 52 lira artı KDV ödeyecek.”

KÖPRÜLER VE SULAR

Aradan 5 yıl geçti. Köprülerin altından çok sular akmış olmalı ki, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç'un kısa süre önce verdiği soru önergesi haberini Başak Kaya imzasıyla Sözcü'de okuduk.

Habere göre sözleşmelerde değişiklik yapılmış, araç geçiş garantisi 4 kat artırılırken, işletme süresi 13 yıla uzatılmıştı.

Projelerde ciddi maliyet artışına yol açan bu konularda kamuoyuna bilgi verilmediğini belirten Öztunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'na, “İhale sonrası yapılan bu değişiklikler ile ilgili talimatı kim vermiştir?” diye sordu.

Öztunç ile görüştüm. Bakan Karaismailoğlu'ndan şu ana kadar bir cevap gelmediğini ve halen beklediğini söyledi. Bakalım, Karaismailoğlu, genellikle “ticari sır” diye açıklanmayan YİD Uygulama Sözleşmeleri'nde tıpkı Aydın-Denizli sözleşmesinde olduğu gibi bir sürpriz yaparak bilgi verecek mi? Ulaştırma Bakanı, geçen kasım ayında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Aydın-Denizli Otoyolu'nun ihale bedelinin 1 milyar 549 milyon Euro olduğunu söyleyerek, finansman ayrıntılarını da paylaşmıştı (Bu açıklamayla daha önce paylaştığım yıllık 91.1 milyon Euro gelir garantisi teyit edilmişti.)

KMO otoyolu uygulama sözleşmesinde, verilen garantiler ve işletme süresiyle ilgili değişiklikler yapılmışsa bunun bütçeye faturasının ağır olacağı açıktır. Ve hepimizin bilmeye hakkı vardır.

YAZARIN TÜM YAZILARI