Yersiz ve gereksiz bir açıklama

Sevgili okurlarım, Bülent Kuşoğlu isimli CHP milletvekili durup dururken, yeri ve zamanı henüz gelmemişken tuhaf bir açıklama yaptı:

“Partimizin Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'dur.”

Herkes her konuda isteği gibi konuşma hakkına sahiptir.

Ancak bu ortamda bu sözlerin hiç gereği yoktu.

2023 yılında Türkiye'de hem genel seçim, hem de cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağını Mısır'daki sağır sultan bile biliyor.

AKP'nin adayı şimdiden belli.

Recep Bey hayatta olduğu sürece ikinci bir kimsenin aday olması, ya da adaylığının gündeme getirilmesi  asla söz konusu değil.

İktidar ortağı, kraldan fazla kralcı kimliği ile siyaset yapmakta olan MHP için de aynı durum söz konusu.

MHP aday çıkarmayacak, AKP adayına oy verecek.

Tabii ülkücü taban, parti yönetiminin bu kararına uyar ve oylarını o doğrultuda kullanacak olursa!

★★★

İYİ Parti acaba ne yapar?..

Bunları konuşup tartışmanın zamanı henüz gelmedi.

Ama sanırım İYİ Parti oyun bozanlık etmez, bu konuda Millet İttifakı tarafından verilecek karara uygun davranır…

Öteki irili ufaklı partilerin çoğu da öyle.

★★★

Geriye kalıyor yaklaşık yüzde 10 oya sahip olan HDP…

Bu miktar çok önemli.

Cumhurbaşkanlığı seçimini doğrudan etkiler.

Başka bir deyişle, bu günkü siyasal ortama baktığınızda gerek İYİ Parti ve gerekse HDP seçmeni tarafından verilecek oylar çok önemli olacak.

Yani bu iki partinin seçmen kitlesinin büyük ölçüde CHP adayına oy vermesi beklenir.

★★★

Şimdi akla çok önemli bazı sorular geliyor, kısaca değinelim:

-CHP milletvekili Bülent Kuşoğlu bu yersiz ve gereksiz açıklamayı durup dururken, yeri ve zamanı gelmemişken niçin yapmıştır?

-Böylesine önemli bir konuyu gündeme getirirken genel başkanının iznini almış mıdır?

-Yoksa kendiliğinden mi konuşmuştur?

-Millet İttifakı'nın ikinci büyük unsuru olan İYİ Parti'nin bu konuda onayı acaba alınmış mıdır?

Bu gibi sözler, hele Kemal Bey'e yakın bir milletvekilinin ağzından çıkmışsa, partiyi bağlar.

Öyle olacağı anlaşılıyor çünkü CHP'den bu konuda bir yalanlama gelmiş değil.

★★★

Kemal Kılıçdaroğlu sapına kadar düzgün ve nitelikli bir siyasetçidir…

Ve Cumhurbaşkanlığı makamını sonuna kadar hak etmiştir.

Ama bu gibi açıklamalar yapılmadan önce parti kurulları toplanır, konu enine boyuna tartışılır ve kimin aday gösterileceği konusunda bir karar verilir.

İşin doğrusu budur.

Ana muhalefet partisi kim olursa olsun onun çıkaracağı cumhurbaşkanı adayı Türkiye'yi bağlar.

O adayı sevelim veya sevmeyelim, oy verecek olalım veya olmayalım, durum budur.

★★★

Kemal Kılıçdaroğlu'nun er veya geç, günün birinde aday olacağını tahmin ediyordum…

Nereden olduğu soracak olursanız hemen anlatayım, çok basittir!

“Yapacağım edeceğim, izin vereceğim vermeyeceğim, soruşturma başlatacağım” gibi lâfları sık kullanmaya başlamıştı.

Tekil ve tek kişilik ifadeler…

Aynen Recep Bey gibi!

★★★

Bir daha söylüyorum, kimse yanlış anlamasın…

Kemal Bey o makamı çoktan hak etmiştir…

Makamını doldurur.

Yalan söylemez, hırsızlık yolsuzluk yapmaz ve yaptırmaz, soyunu sülalesini zengin etmez, din tüccarlığı yapmaz.

Ama bir CHP milletvekili tarafından doğrudan yapılan adaylık açıklaması yersiz, zamansız ve ciddiyetsiz olmuştur.

Nitekim aportta beklemekte olan bütün yandaş kesim dünden başlayarak bu konuyu ısıtmaya, Kılıçdaroğlu ve CHP'ye ‘bindirme' savaşına giriştiler.

★★★

Lütfen, istirham ediyorum…

CHP'nin adayı olacaksa bunu böyle dolaylı yollardan değil, Kılıçdaroğlu'nun ağzından duymak herkesin hakkıdır. 

O zaman daha sağlıklı düşünürüz.