Aytunç ERKİN
Aytunç ERKİN

Moşe Dayan makalesini Kılıçdaroğlu yazsaydı…

WASHİNGTON BÜYÜKELÇİSİ MERCAN'IN ROLÜ…

12 yıl önceydi…

O zaman Saadet Partisi'nin yani Milli Görüş'ün lideriydi…

AKP iktidarını sert bir dille eleştiriyordu.

Örneğin…

“… ‘Türkiye'nin 1961 yılından beri Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) üyedir. Şimdi 1993 yılından beri ‘ben de bu teşkilata üye olacağım' diyen İsrail'in başvurusu var. Eğer bu 30 ülkeden bir tanesi ‘yeni üyeyi kabul etmiyorum' diye veto ederse o ülkenin üyeliği kabul olmaz. Sayın Başbakan eğer ‘one minute'te samimiyseniz, İsrail'in başvurusunu 27-28 Mayıs'ta yapılacak kurulda, Türkiye adına veto edin. Gerçekten İsrail'e ‘one minute' mi diyor, İsrail'e karşı yapılan ‘one minute' bir şov mudur, yoksa gerçekten İsrail'e karşı yapılan bir tutum mudur? İşte yapılacak kurulda, AK Parti ve sayın Başbakan büyük bir sınava giriyor.” (8 Mayıs 2010/Şanlıurfa)

O günlerde Filistin yönetimi de aralarında Türkiye'nin de bulunduğu tüm OECD ülkelerine mektup yazdı, İsrail'in üyeliğinin “reddedilmesi” çağrısında bulundu. Mektupta, “İsrail 2008 Aralık-2009 Ocak döneminde tüm Gazze'yi yıkan saldırısının ardından, bir de ambargo uygulayarak, buradaki sivillerin yaşamlarını devam ettirmek için bölgeyi yeniden inşa etmelerine bile izin vermemektedir” denildi.

Ancak… AKP iktidarı İsrail'in üyeliğini veto etmedi!

Milli Görüş'ün liderinden bir açıklama daha geldi.

“9 ayda dilimde tüy bitti, geçtiğimiz yıl mayıs ayında, Türkiye İsrail'in OECD üyeliğini onayladı. Yapmayın dedim. Veto ettiğimiz takdirde İsrail'in üye olması mümkün değil. İsrail 1967 savaşlarından beri en büyük diplomatik zaferini Türkiye sayesinde kazandı.” (2011)

İktidarın İsrail politikasına en sert eleştirileri yapan isim bugün AKP Genel Başkanvekili olan Numan Kurtulmuş'tu! Önceki gün muhafazakar AKP'nin “kalbi” sayılan Cihannüma Derneği'nde sahura katılan Kurtulmuş, 12 Nisan'da İsrail'e “sıcak mesajlar” veren Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan için ne diyecek? Neden mi?

“ABD ilişkileri teşvik etmeli”

İsrail günlerdir İslam'ın kutsal mekanlarından Mescid-i Aksa'ya (Kudüs) saldırı düzenliyor! AKP yönetimi açıklamalarında saldırıları kınıyor… Ancak… AKP'nin Washington'a “ilişkileri” düzeltmek için gönderdiği iddia edilen Büyükelçi Mercan'ın, Tel Aviv Üniversitesi bünyesindeki Moşe Dayan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi isimli düşünce kuruluşu için kaleme aldığı “Türkiye ve İsrail: İyimserlik hakim olmalı” makale çarpıcı. (https://dayan.org/content/turkiye-and-israel-optimism-must-prevail/ 12 Nisan 2022)

Mercan diyor ki:

Bölgemizdeki kötü niyetli aktörler ve faaliyetleri ile uğraşmak, gelişmiş koordinasyon için özel bir alandır. Türk-İsrail ortaklığı, daha geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki (MENA) istikrarsızlaştırıcı hamleleri daha da frenlemek için etkili olacaktır. Türkiye-İsrail'in bölgesel meselelere şeffaf katılımı, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi açısından örnek teşkil edecektir. Ayrıca, yapılandırılmış bir Türk-İsrail ortaklığının MENA dışındaki Kafkaslar, Orta Asya ve Sahra Altı Afrika gibi bölgelere sağlayacağı potansiyel kazanımları da gözden kaçırmamalıyız.”

Mercan diyor ki:

Türkiye ve İsrail'in Trans-Atlantik çıkarlarını güçlendirmek için işbirliği alanları ve ortak çaba hatlarını keşfetmeleri için henüz kullanılmayan bir potansiyel bulunmaktadır. Büyük güç rekabeti çağı, devletler arası ittifakların ve ortaklıkların el üstünde tutulmasını ve beslenmesini gerektirir. Bu nedenle Türkiye ile İsrail arasında yeniden canlanan işbirliği ABD tarafından da teşvik edilmelidir. Bu, diğer bölgesel ortakların katılımıyla, önümüzdeki yıllarda yeni bir uluslararası sistemin şekillendirilmesine öncülük edebilir.”

Abdullah Gül'ün yol arkadaşı

Bu makaleyi ana muhalefetin lideri Kemal Kılıçdaroğlu ya da İYİ Parti lideri Meral Akşener yazsaydı ne olurdu? İktidara yakın gazetelerin manşetlerini tahmin etmek zor değil!

Mesele şu:

İktidar, Murat Mercan özelinde bir politika oluşturuyor! Görmemek mümkün mü? Bir tarafta “bağımsızlık” diyeceksin, diğer tarafta “İsrail lobisiyle” hareket edeceksin!

Yine Mercan'ın makalesine dönelim:

“Türkiye-İsrail yakınlaşmasının yeniden başlaması, büyük güç rekabetinden kaynaklanan Ortadoğu'daki gelişmeleri de şekillendirecek bir oyun değiştirici olacaktır. BM'nin ikinci Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld'ün bir zamanlar dediği gibi, ‘Kaderimizin çerçevesini seçmemize izin verilmiyor. Ama içine koyduğumuz şey bizimdir'…”

Ortadoğu'yu şekillendirmek isteyen Mercan'la ilgili bakın 14 Aralık 2020'de ne yazdım bu köşede:

“… 1994 Eylül ayında ABD Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarlığı'nda görevli isimler Refah Partisi'nin önemli bir belediye başkanıyla irtibata geçer… 1998 yılı başlarında ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz Türkiye'ye gelir ve yine ‘önemli' bir belediye başkanıyla görüşmek ister, başkan talebi kabul eder.  Görüşmede bir akdemisyen daha vardır… İşte o günlerde devreye giren Bilkent Üniversitesi'nde görevli Murat Mercan, ABD Büyükelçiliği'yle o belediye başkanı arasında köprü olur… Çünkü… Danışmandır! Murat Mercan aynı dönemde, 1999'larda Abdullah Gül'ün başkanı olduğu bir strateji merkezinde de çok etkin görevdedir…”

Tablo şu: Murat Mercan, 1994'te ABD-Refah Partisi arasında köprüydü. Bugün de ABD-AKP arasında önemli bir rol oynuyor!

Loading...