Adana’da bu yıl 6. kez Uluslararası Lezzet Festivali düzenleniyor.

Lezzet Festivali Adana Valiliği’nin himayesinde gerçekleşiyor. Belediyeler ve diğer ilgili kurumlar da katkı sağlıyor ama festivalin ev sahibi Valilik.

Lezzet Festivali, bana gelen bilgilere göre 15-20 milyon civarında bir harcamayla gerçekleştiriliyor.

Tabi ki katkı koyan kurumlar ve firmalar var, kira ve stant parası ödeyerek festival alanında yer alan kurumlardan da bir gelir sağlanıyordur fakat yine de yurt içinden ve yurt dışından misafirlerin Adana’ya gelmeleri, sayıları hiç de az olmayan bu misafirlerin şehrin lüks otellerinde konaklanmaları, şehrin önemli restoranlarında ağırlanmaları, festival için gerekli ekiplerin, araç ve gereçlerin, ulaşım taşıtlarının temin edilmeleri, reklam ve tanıtım harcamaları gibi harcamalar önemli bir meblağ oluşturuyor.

Hatta reklam ve basın tanıtımı için Adana yerine İstanbul’da toplantı yapılmıştı.

Adana’dan birçok kişi İstanbul’a götürülmüştü.

Artık her şeyin internet üzerinden gerçekleşebildiği ve duyurulduğu günümüzde Adana’dan bir sürü insanın İstanbul'a uçaklarla götürülmesi ve festivalin burada tanıtılması da hayli garipsenmişti.

Tabi ki Adana lezzetleriyle öne çıkan bir şehir ve şehrin lezzetlerini tanıtmak önemli.

Ancak bunları yaparken vatandaşın içinde bulunduğu durumu da düşünmek ve Adana halkına yararlı bir çalışma yapmak gerekmez mi?
Şimdi soruyorum; bu lezzet festivalinin Adana halkına, gariban ekmeği bulmakta güçlük çeken sade vatandaşa ne katkısı var Allah aşkına?

Lezzet Festivali alanı olarak ayrılmış Merkez Parka, şehrin dört bir yanında bulunan kebapçılar, tatlıcılar, şırdancılar, sucukçular, şalgamcılar stant açmışlar satış yapıyorlar.

Gerek Adana dışından gelenlerin gerekse Adanalı vatandaşlar da gidip paralarıyla bunları satın alması isteniyor.

Fiyatlar aynı fiyat.

Yani festival alanında ucuz bir şey yok.

Dışarıda kebap kaç lira ise burada da üç aşağı beş yukarı aynı.

O zaman vatandaş, neden gelip burada yemek yesin ki?

Festival alanındaki kebapçılarda diğer yiyecek satanlar elbette de mümkün mertebe hijyene dikkat ediyorlardır ama bir yerleşik lokanta ortamı kadar hijyen olmadığı da bir gerçek.

Geçen sene festival alanını 250 bin kişi gezmiş, bu sene 500 bin kişiden söz ediliyor.

Merak ediyorum bu kadar vatandaştan acaba yüzde kaçı buradaki kebapçılarda oturup kebap yiyor.

Vatandaş ekmeği zor buluyor.

Her gün gazetelerde, TV’lerde ekmeği bulmakta, geçinmekte güçlük çeken vatandaşların dramlarını okuyoruz.

Adana Lezzet Festivali yapılmasın demiyorum.

Elbette ki yapılsın.

Ama amaç Adana’nın lezzetlerini Türkiye ve dünyaya tanıtmaksa, daha dar kalıplı, bu kadar para harcanacak organizasyonlar yerine Türkiye ve dünyadan misafirlerin davet edileceği ve onların Adana lezzetlerini tanıyacağı bir organizasyon yapılsa daha doğru olmaz mıydı?

Tanıtım işinde sosyal medya, internet ve TV’ler kullanılarak daha başarılı olunabilirdi?

Türkiye’nin diğer yerlerinde olduğu gibi Adana’da insanlarımız geçim sıkıntısı içindeler, insanlar evlerine ekmek götürmekte zorlanıyorlar, semt pazarlarından yerlerden sebze-meyve toplayan insanlarımız var, festivali bu kadar milyonları saçacağımıza bu insanlarımıza yardım etsek, belirleyeceğimiz fakir fukaraya gıda desteğinde bulunsak daha iyi olmaz mıydı?

Görüyoruz, vatandaş merak ettiğinden çoluğunun çocuğunun elinden tutup festival alanına götürüyor.

Orada mis gibi kebap, sucuk, balık kokularını çocuklar duyuyor; peki babaları götürüp onlara bir Adana kebap yedirebiliyor mu?

Hayır!

Çünkü 4 kişilik bir aile gidip bir kebap yemeye kalksa, yanında birer ayran ve su içse, üstüne birer halka tatlı yese, dolmuş parasını da ekledin mi 500 TL bile yetmez!

Gariban vatandaş bu parayı nasıl ödesin?

Vatandaş gidiyor, kebap kokularını içine çekerek bir tane simit alıp boynu bükük evine dönüyor.

Sonra da sosyal medya paylaşımlarından, gazete haberlerinden Adana

Lezzet Festivali’nin çok başarılı geçtiğini, insanların –sanki bedava imiş gibi- yemek için birbirlerini ezdiğini, ünlü isimlerin Adana’nın lezzetlerine hayran kaldığını falan okuyoruz…

Evet doğrudur, ünlü isimler ve siyasiler en güzel sofralarda en muazzam şekilde ağırlandılar.
Peki vatandaş?

Onlar da kebap kokusunu içlerine çekerek kurumuş simide talim ettiler…

Tabi tanesi 5 TL olan simitten alabildiler ise!...