Artık sonbahardayız... Çiftçi çalışacak, ekim yapacak... Mazot tarımın en önemli girdilerinden biri... Fakat o ne? Bir de baktık ki mazot, litre başına 6 lira 62 kuruş gibi aşırı bir zamla 100 lira olmuş! Zaten zor durumda olan çiftçiler “Eyvah! Şimdi biz ne yapacağız?” diye dövünmeye başladı. Mazot fiyatının burada durmayacağı kesin! Çiftçiler 100 liranın üstüne çıkan yakıtla nasıl ekecek, nasıl biçecek, nasıl geçinecek? Ürünlerin nakliye fiyatı da artacak, enflasyon ipini kopartacak, tarım ürünlerini daha pahalıya alıp, daha pahalıya tüketeceğiz. Topraklarımız bol ve verimli ama buna rağmen artık “Tarım ülkesi” olmaktan çıkıyoruz. Zaten şu anda bile dünyanın 126 ülkesinden, savaş halindeki Rusya’dan ve Ukrayna’dan bile tarım ürünleri ithal ederek yaşamaya çalışıyoruz. Yediğimiz kuru fasulye, nohut ve mercimeğin bile önemli bir bölümünü Kanada, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Meksika gibi ülkelerden satın alıyoruz. ★★★ Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de bir litresi 100 liraya çıkmasına rağmen mazotun hâlâ ucuz olduğuna milleti inandırmak için “Avrupa’nın birçok ülkesinde bir litre mazotun Türk Lirası cinsinden fiyatı 150 liranın altında değil. Bu son aşırı yükselişe rağmen bizde 100 lira civarı!” ifadesini kullandı. Mehmet Şimşek “Mazot Türkiye’de hâlâ ucuz? Neden ağlaşıp duruyorsunuz?” demek istiyor. Ey Şimşek Bey! Avrupa’dan mazot örneği vereceğine maaşlar ne durumda, sen onu söylesene! Bir Avrupalı çalışan, Türk insanından 3 – 4 misli daha fazla ücret alıyor. Ne diyorsun buna? İşte birkaç örnek: - Hollanda’da asgari ücret 145 bin 850 lira. - İngiltere’de asgari ücret 144 bin 100 lira. - Almanya’da asgari ücret 94 bin 170 lira. - Fransa’da asgari ücret 82 bin 950 lira. - İspanya’da asgari ücret 74 bin 750 lira. - Türkiye’de asgari ücret 20 bin 75lira. ★★★ Ülkede işler iyi gitmiyor! Muhalefeti paspas gibi ezmekle, belediyeleri silkelemekle, özgürlükleri kısıtlayıp baskıyı arttırmakla işler düzelmiyor maalesef. Bu yönetim tarzıyla biz birkaç ay sonra mazotun litresinin 100 lira olduğu bugünleri bile arar hale geliriz. “Vizesiz Avrupa” hayalimiz! Yıllardır bir türlü bitmek bilmeyen müzminleşmiş bir konu var: “Vizesiz Avrupa” 10 yıl aradan sonra tekrar konuşulmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bir süre önce açıklama yaparak “Bu konuda yeniden çalışmaya başladık” dedi. Son olarak 2016 yılında “Vizesiz Avrupa” sürecini o dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu başlatmış ve “Önümüzdeki yıldan itibaren Türk vatandaşları Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz gidebilecekler” demişti. Davutoğlu’nun sözleri önce umut yarattı, sonra boş çıktı. “Vizesiz Avrupa” için 60’tan fazla şartı yerine getirmiştik... Sadece 6 şart kalmıştı... Şimdi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz kalan 6 şartın da yerine getirileceğini ve “Vizesiz Avrupa” isteminin hayal olmaktan çıkarılacağını söylüyor. Bu olumlu bir gelişmedir. “Vizesiz Avrupa” yalnız turistik ve ticarî geziler için değil, öğrencilerimizin tahsili için de çok önemlidir. Dilerim hayal olmaktan çıkar! TEBESSÜM “Anlayın bu fakiri!” Kırk yıllık CHP’li Rüstem Dayı kahve sohbetinde arkadaşlarına “Rüyamda Sayın Kılıçdaroğlu’nu gördüm. Bizimle sohbet ediyordu...” dedi. Dinleyenler merakla sordular: “Peki, ne diyordu?” “Aklımda kaldığı kadarıyla ‘Sevgili arkadaşlar... ‘Benim siyasetteki vazifem bitmedi. Henüz CHP’ye kaybettireceğim seçimler var. Partinin başında kalmam lâzım. Aksi halde Reis’in yüzüne nasıl bakarım? Anlayın bu fakiri’ diyordu.” GÜNÜN SÖZÜ Geçmişi değiştirmek imkânımız yoktur ama gelecek elimizdedir!