Perma geri döndü!

Merak etmeyin, moda yazısı yazacak değilim.

Bahsettiğim dönüş de kuaför salonlarına değil, Ankara sokaklarına…

Başkent, yarın başlayacak NATO Zirvesi’ne hazırlanıyor.

Bu hazırlıkların yolunu, panosunu, vazosunu, boyasını daha önce çok konuştuk.

Kentin neresinin gösterilip neresinin saklanacağı üzerinden ince bir hesap dönüyor.

Ama son görüntü başka.

Zirve için Ankara sokaklarında atlı polisler devriye gezmeye başladı.

Permalı yeleli atlar…

İnsan önce “ne güzeller” diye geçiriyor içinden. 

Sonra dönüp kendi hayatına bakıyor.

Adım adım eski alışkanlıklarımızdan, eski rutinlerimizden, bir zamanlar sıradan saydığımız şeylerden uzaklaştığımız günlerden geçiyoruz.

En çok sokak röportajlarında buna çarpıyorum.

Mikrofon uzattığımız insanlar dişlerini yaptırmaktan vazgeçtiklerini anlatıyor mesela.

“Lüks” diyorlar.

Kiraz aldınız mı diye soruyorsun, söze “ekmek” diye başlıyorlar. Kiraza sıra gelemiyor.

***

Atların permasını görünce ister istemez merak ettim.

Geçtiğimiz günlerde artık saç kesimine bile kuaföre gidemediğimizden, araları çok açtığımızdan bahsetmiştik arkadaş sohbetinde.

Boyalar, manikürler, bakımlar zaten uzun süredir evde hallediliyor.

Perma mı?

O artık kremalı pastanın üzerindeki çilek…

Birkaç kuaföre “Perma ne kadar?” diye sordum.

Elbette bir standardı yok.

25 bin lira diyen de oldu, 20 bin lira diyen de…

Aradıklarım içinde en uygun bulabildiğim yer 10 bin lira istedi.

Yanlış duymadınız 10 bin Türk Lirası.

Bir saç işlemi, en düşük emekli aylığının neredeyse yarısından başlıyor.

Bazı yerlerde neredeyse tamamını geçiyor.

Asgari ücretli için lüksün düşen seviyesine baksanıza

***

Perma sadece bir sembol elbette.

Ama bugün sırf içinden geldi diye herhangi bir şey yapmak, bir yere gitmek, bir şey almak, birçok hane için başka bir masraftan vazgeçmek demek.

İnsanlar artık harcama yapmıyor; vazgeçiş sıralaması yapıyor.

Bu ay kıyma mı alınacak?
Çocuğun yırtılan ayakkabısı mı değişecek?
Fatura mı ödenecek?
Kredi kartının asgarisi mi yatırılacak?

Peki, kuaför bu listenin neresinde?

Çoğu evde artık en sonunda bile değil.

Çünkü bütçe, çoktan kiraya, gıdaya, ulaşıma teslim olmuş durumda.

Bir zamanlar mahalle kuaföründe annelerin, komşu teyzelerin yaptırdığı sıradan bir işlem; bugün birçok kadın için “keşke” hanesine yazılıyor.

***

TÜİK her sene Hane Halkı Tüketim Harcamaları verisi yayınlar.

2025 verileri geçen ay geldi.

Kişisel bakım ve çeşitli mal ve hizmetler” kalemi bütçenin yüzde 3,3’ünü kaplıyor artık.

Listeye 2023’te girmiş.

Öncesinde bütçede ölçülmeye değer, önemli bir gider kalemi bile değilmiş.

Halbuki şimdi…

Saçını kestirmek bile düşünülüyor. 

Dip boya erteleniyor. Bakım geçiştiriliyor.

Çocukların masrafı, evin ihtiyacı, mutfağın eksiği öne geçiyor.

Çünkü memlekette artık insanın kendine ayırdığı para, önce hayat tarafından kesiliyor.

O sırada Ankara sokaklarında permalı atlar ağır ağır salınıyor.

NATO liderleri için şehir bakımlı görünsün diye her ayrıntı düşünülüyor.

Ama yurttaşın aynaya baktığında gördüğü yorgunluk düşünülmüyor.

Atın yelesi taranıyor.

İnsanın hayatı düğüm düğüm.

Belki de bu yüzden o görüntü komik değil, acı.

Çünkü bu ülkede artık perma sadece saç modeli değil.

Kime bakım, kime sabır düşüyor onu gösteren en net fotoğraf.

 

Kaynak olarak ekle