Nusret Güner, tutuklu generalleri cezaevinde ziyaret ettiğini anlatarak “Türkiye’yi gözünden bile sakınmış bu insanlara yapılanlara bir türlü inanamıyorum” dedi

Ya­pı­lan or­tak tat­bi­kat­tan dö­nü­yor­lar­dı. Ad­ri­ya­tik De­ni­zi­’n­de Nus­ret Gü­ner ko­mu­ta­sın­da­ki Yıl­dı­rım Fır­ka­tey­ni­’ni 10-12 mil me­sa­fe­den ara­yan ge­mi­den anons­lar ya­pıl­dı. Gü­ner, ken­di­le­ri­ni ara­yan ge­mi­nin kap­ta­nı­nı se­sin­den ta­nı­mış­tı. O am­ca­sıy­dı. Ba­ba­sı ise o sı­ra­da Ka­ra­de­ni­z’­den kum ta­şı­yor­du. Ba­ba­sı­nın da, an­ne­si­nin de ba­ba­la­rı, on­la­rın ba­ba­la­rı da, am­ca­la­rı, da­yı­la­rı da hep de­niz­ciy­di. Ama ai­le­nin tek as­ke­ri ise Nus­ret Gü­ne­r’­di.

“Bü­yük gü­cü bi­tir­di­le­r”

Önü­müz­de­ki ağus­tos ayın­da bü­yük bir ola­sı­lık­la De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı ola­cak­ken, Do­nan­ma Ko­mu­tan­lı­ğı gö­re­vin­den ani­den is­ti­fa et­ti. On­ca de­niz­ci­nin dar­be­ci, ca­sus di­ye tu­tuk­lan­ma­sı­nı haz­me­de­mi­yor­du. Kra­va­tı­nı dü­zel­tir­ken, üze­rin­de­ki ar­ma­ya bak­tı. Gö­zü­nü ayır­ma­dan ko­nuş­tu:
“Yak­la­şık 160 ci­va­rın­da De­niz Kuv­vet­le­ri, 60 ci­va­rın­da da Ka­ra Kuv­vet­le­ri per­so­ne­li tu­tuk­lan­dı. Bu De­niz Kuv­vet­le­ri­’ni bi­tir­mek­tir. De­niz Kuv­vet­le­ri bel­ki dün­ya­nın ilk be­şin­dedir. An­cak bu bü­yük gü­cü bi­tir­di­ler.”

“Ar­tık ben yo­ku­m”

Nus­ret Güner, De­niz Kuv­vet­le­ri­’nin gü­cü­nü an­la­tır­ken, “Ge­mi­le­ri­miz­de mas­tır­lı, dok­to­ra­lı in­san­lar var­dır. Ben De­niz Kuv­vet­le­ri­’n­den olup da ken­di mil­le­ti­ne kar­şı ha­re­ket ya­pa­cak bir ki­şi dü­şü­ne­mi­yo­rum. 6 yıl öğ­ren­ci­lik, 41 yıl mes­lek­te gö­rev yap­tım. Mil­le­ti­mi­zin aley­hi­ne hiç­bir şe­ye rast­la­ma­dım. ‘Bal­yo­z’ ka­rar­la­rın­da ka­sıt gö­rü­yo­ru­m” di­yor.
Ko­mu­ta­nın önün­de fo­toğ­raf­lar, bel­ge­ler var... Bir fo­toğ­ra­fı öy­le­si­ne eli­ne alı­yor, “Ben bü­yük res­me ba­ka­rı­m” di­yor. O bü­yük re­sim­de gör­dü­ğü­nü şöy­le an­la­tı­yor: “Mah­ke­me­ler var. O mah­ke­me­ler­de Türk Mil­le­ti bi­zi mah­kum et­miş. Ama ben de di­yo­rum ki ma­dem öy­le, bu­nun ge­le­cek ku­şak­la­ra ders ol­ma­sı ge­re­ki­yor­du. O yüz­den ilk kez 5 ya­şın­da giy­di­ğim bah­ri­ye üni­for­ma­mı çı­kar­tıp mes­le­ğim­den 28 Ey­lül 2012 ta­ri­hin­de is­ti­fa et­tim.

“Ankara’ya gittim ama...”

Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı, De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı sağ ol­sun­lar is­ti­fa­mı ge­ri al­mam için çok uğ­raş­tı­lar. Biz­de is­ti­fa­lar tem­muz, ağus­tos ve ocak ay­la­rın­da ka­bul edil­mek zo­run­da­dır. Bu­nun dı­şın­da emek­li­lik ta­le­bin­de bu­lu­nur­san, Kuv­vet Ko­mu­tan­lı­ğı­’nın yet­ki­sin­de­dir. İs­ter­se he­men işleme ko­yar, is­ter­se ocak ayı­na ka­dar bek­le­tir. Ka­ra­rım­dan dön­mem için çok ıs­rar edil­di.
Ben di­lek­çe­mi ver­dik­ten son­ra bir­kaç kez An­ka­ra­’ya git­tim. Or­du­evi­nin or­ge­ne­ral ka­tın­da kal­ma­dım. Mer­ce­des ara­ba kul­lan­ma­dım. ‘Bu mil­let ba­na bu­nu la­yık gör­mü­yo­r’ de­dim, kul­lan­ma­dım. De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı­mı­za ‘O­cak ayın­da ben yo­kum, siz plan­la­rı­nı­zı, ter­fi­ni­zi bu­na gö­re ya­pı­n’ de­dim.”

“Ra­hat­sız olan­lar va­rdı”

Nus­ret Gü­ne­r’­in is­ti­fa di­lek­çe­si ba­sı­na sız­ma­mış­tı. An­cak ko­mu­ta ka­de­me­sin­de uyum­suz­luk ol­du­ğu iz­le­ni­mi ya­ra­ta­ca­ğı için Gü­ne­r’­in is­ti­fa­dan vaz­ge­çi­ril­me­si ge­re­ki­yor­du. Gü­ne­r’­i An­ka­ra­’ya ça­ğır­dı­lar. Ge­liş­me­le­ri on­dan din­li­yo­ruz:
“Be­nim is­ti­fa sü­re­cim, çok ki­şi­yi ra­hat­sız edi­yor. Ve ben bu­nu ya­par­ken, bi­ri­le­ri­nin om­zu­na ba­sa­rak de­ğil, ken­dim­den fe­da­kar­lık ya­pa­rak ya­pı­yo­rum. An­ka­ra­’ya çağ­rıl­dım, Sa­yın De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı­mız, di­ğer ar­ka­daş­la­rı­mız iyi ni­yet­le be­ni is­ti­fa­dan vaz­ge­çir­me­ye ça­lış­tı­lar. Be­nim is­ti­fa­mın ge­ri al­dı­rıl­ma­sı için anor­mal bir bas­kı ya­pıl­dı Say­gı Bey. Ama ben baş­ta De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı­mız ol­mak üze­re di­ğer üst dü­zey yet­ki­li­le­re kaç se­fer, ‘be­nim is­ti­fa­mı ge­cik­tir­di­ği­niz her gün bu du­yu­la­cak, is­ti­fa­mı is­te­me­yen­ler ba­na bir şey­ler ha­zır­la­ya­cak­la­r’ de­dim. ‘Bal­yoz Da­va­sı­’y­la be­nim em­rim­de ça­lış­mış, be­nim bin­ba­şı­la­rım, al­bay­la­rım, ba­na sa­da­kat­le hiz­met et­miş in­san­lar onur­suz­luk­la suç­la­nı­yor­lar. Böy­le bir şey ola­bi­lir mi? İç­ti­ğim su ka­dar emin ol­du­ğum bu in­san­lar­la il­gi­li da­va so­nuç­la­nın­ca­ya ka­dar sab­ret­tim, ada­le­tin ye­ri­ni bu­la­ca­ğı­nı bek­le­dim. Olan­la­rı gö­rün­ce is­ti­fa di­lek­çe­mi ver­dim.”

Ce­za­evi zi­ya­ret­le­ri

Ko­mu­ta­nın se­si tit­re­me­ye baş­la­dı. Göz­le­ri dol­du. Ce­za­evi zi­ya­ret­le­ri, mek­tup­lar, ai­le soh­bet­le­ri hep tu­tuk­lu­lar­la il­gi­liy­di. Nus­ret Gü­ner can alı­cı bir olayı ay­nen şu söz­cük­ler­le an­la­tı­yor: “Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı­’n­da da uzun yıl­lar ça­lış­tım. Bu­gün ce­za­evin­de olan be­nim de De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nım olan ora­mi­ral, ce­za­evin­de ‘ço­cuk­lar bi­zi çı­kar­maz­lar, ce­na­ze­miz si­ze ema­ne­t’ di­yor. Böy­le bir şey ola­bi­lir mi? Ben bu­na ina­na­mı­yo­rum. Ben ka­bul ede­mi­yo­rum bu­nu. Ola­cak gi­bi de­ğil. Be­nim elim­den ne ge­li­yor. Dev­le­ti­ne, mil­le­ti­ne bu ka­dar sa­dık, bu ka­dar ba­şa­rı­lı, Tür­ki­ye­’yi gö­zün­den sa­kın­mış in­san­lar. Bu in­san­la­ra ya­pı­lan­lar kar­şı­sın­da ak­lım ha­ya­lim du­ru­yor.”

Kızım için kendimi feda etmeye hazırım

Do­nan­ma Ko­mu­ta­nı ola­rak Ora­mi­ral Nus­ret Gü­ner de 30 Ka­sım 2012’de Baş­ba­kan baş­kan­lı­ğın­da top­la­nan Yük­sek As­ke­ri Şu­ra (YAŞ) top­lan­tı­sı­na ka­tıl­mış­tı. Ne ol­duy­sa ora­da ol­du. Gü­ner ora­da De­niz Kuv­vet­le­ri­’nin içi­ne dü­şü­rül­dü­ğü du­ru­mu, ra­hat­sız­lık­la­rı­nı Baş­ba­ka­n’­a an­la­tı­yor­du. YAŞ son­ra­sı ge­mi­le­riy­le Mar­ma­ra De­ni­zi­’ne açı­lan Gü­ne­r’­in te­le­fo­nu çal­dı. Ka­rar­gah­tan ara­nı­yor­du. “Kı­zı­mı mı Cum­hu­ri­yet Sav­cı­lı­ğı­’n­dan ça­ğı­rı­yor­lar?” di­ye­bil­di.
Li­se öğ­ren­ci­si kı­zı Ay­ça­’nın ifa­de­ye çağ­rıl­ma­sı­na bir an­lam ve­re­me­miş­ti. As­lın­da o gün çok şey­ler ol­du. Gü­ner şu ka­da­rı­nı söy­le­di:
“Eşim ve kı­zım ifa­de ver­di. Mağ­dur sı­fa­tıy­la be­ni de çağırdılar ifadeye. Tat­bi­ka­tı bı­ra­kıp dön­me­dim. Son­ra gi­dip sav­cı­ya ifa­de ver­dim. Kı­zı­ma bir şey ya­pa­bil­me­le­ri için ön­ce ce­se­di­mi çiğ­ne­me­le­ri ge­re­k. Onun için ken­di­mi fe­da et­me­ye ha­zı­rım. Kı­zı­mı bak­ka­la gön­de­re­mi­yo­rum. O be­nim her şe­yim. Ko­nu şu: 2 yıl ön­ce İz­mi­r’­de gö­rev yap­tı­ğım sı­ra­da 2 ast­su­bay her fa­ali­ye­ti­mi ra­por et­miş. De­miş­ler ki me­se­la, ‘Nus­ret Pa­şa, Mil­li Sa­vun­ma Ba­ka­nı ile 1 sa­at gö­rüş­tü.’ 14 ya­şın­da­ki kı­zı­mın za­af­la­rın­dan vic­dan­sız­ca is­ti­fa­de edi­le­rek ba­na komp­lo ku­rul­muş. Kameraya inanmıyorum. Te­le­fo­nu­nu­zu din­le­dik de di­ye­mi­yor­lar.”

“Deniz’de terfi edecek komutan kalmadı”

YA­Ş’­ta ya­pı­lan ko­nuş­ma­lar giz­li. An­cak ko­mu­ta­nın 22 Ocak 2013 ta­rih­li ikin­ci is­ti­fa di­lek­çe­si­ni oku­du­ğu­muz­da Şu­ra top­lan­tı­sın­da ne­ler söy­le­miş ol­du­ğu da an­la­şı­lı­yor. “De­niz Kuv­vet­le­ri­’n­de ter­fi et­ti­re­cek ko­mu­tan kal­ma­dı­” di­yen Gü­ner di­lek­çe­sin­de şun­la­rı yaz­dı:
“De­niz Kuv­vet­le­ri­’ni suç iş­le­yen bir me­ka­niz­ma ola­rak gös­te­ren bu du­ru­mun te­sa­düf ol­ma­dı­ğı­nı de­ğer­len­dir­di­ği­mi; ko­mu­tan­la­rı­ma ifa­de et­me­nin hu­zu­ru; an­cak so­rum­lu­la­rın ça­re­siz kal­ma­sı­nın üzün­tü­sü ile ha­zır­la­mış ol­du­ğum di­lek­çe ek­te”