Galatasaray net bir skorla galip. Üç topu direkten döndü. Hepsi tamam da, Rizespor defansı ve kalecisi öyle goller yediler ki; leblebi yer gibi. Adı Süper Lig ama süper olmayan bir ligde oynayan bir takım bile rakibine böyle rahat pozisyonlar vermez. Dediler ki; “Biz defans falan değiliz, alın, buyurun siz atın.” Peki Galatasaray’ın buna ihtiyacı var mıydı, yoktu. İlk yarıda Rize 2 tane arka arkaya pozisyon yakaladı. Atsa ne olurdu? Hani bir laf var ya; “Halamın bıyıkları olsa amcam olurdu” diye... Aynen öyle, hiçbir şey olmazdı. Galatasaray zaten antrenman maçı yaptı. Maç başladıktan 15-20 dakika sonra “Biz bu Rize’yi çıtır çıtır yeriz” dediler. Nitekim öyle oldu. İzlemeyenler için söyleyeyim; Galatasaray’a 8-9 gol lazım olsa atardı, öyle bir maç oldu.
Torreira’nın bir pozisyonu var, bazıları penaltı olduğunu söylüyor ama öyle penaltı olmaz. Öyle penaltıyı hangi takıma versen yazık olur. Böyle penaltıları rakipler istiyorlar ama onların aleyhine versen çıldırırlar.
Hakeme fazla iş düşmedi. Bizim hakemlerimizin kaybettiği nokta şu: Osimhen hakemin koluna dokunur, iterse kart veremezsiniz, başka bir gariban futbolcu bu işi yaparsa aslanlar gibi sarı veya kırmızı gösterirsiniz. İşte onun için de bir halt olamıyorsunuz.
Okan Buruk artık kadro darlığından şikayet edemeyecek. Yedek kulübesi de doldu. Aynı Okan sezon başında “Bizim için para önemli değil, istediğimiz futbolcuları alacağız” diyordu. Şimdi ise “Ayağımızı yorgana göre uzatacağız” diye beyanat veriyor. Madem öyle, işte böyle sistemi.