Bunu, yalnız yurdumuzun değil, dünyanın her yanından gelen mesajlardan anlıyorum.
Turgut Özakman’ın roman üslûbuyla kaleme aldığı “Şu Çılgın Türkler” adlı ünlü kitap, Elektrik Mühendisi Semih Kalkanoğlu ve eşi Diana Kalkanoğlu (semihkalkanoglu@gmail.com) tarafından Rusça’ya tercüme ettirilmişti ama maddi olanaksızlık nedeniyle basılamamıştı.
AKP’li Kültür Bakanlığı’nın, Rusya’daki büyük Türk firmalarının ve süper zenginlerimizin ilgisizliğinin üzücü olduğunu yazmıştım.
Dünyanın her yanından mailler geldi. Bunlardan biri de Avustralya‘nın Sydney kentinden Birsen Koç (bkoc333@hotmail.com) tarafından yollanan mesajdı.
Vatansever Birsen Hanım’ın elektronik mektubunu okuyalım:
* * * *
“Sevgili Rahmi Turan Beyefendiye,
Bendeniz halihazırda Avustralya’nın Sydney kentinde uzun bir süredir oturmaktayım.
Her gün internette Türk gazetelerini okuyor ve Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi durumları ve Ortadoğu’nun karmaşıklığını da yakından izliyorum.
SÖZCÜ Gazetesi’ni internette ilk kez bugün baştan aşağı okudum. Sıra yazarların yazdıklarına gelmişti. Sizin yazılarınızı ne yazık ki şimdiye kadar kaçırmışım. Bu nedenle affınızı diliyorum.”
* * * *
‘Şu Çılgın Türkler’ başlığı tabii ki ilgimi çekti ve bir göz atayım dedim.
Sayın Turgut Özakman‘ın yarattığı bu şaheseri tabii ki bilmekteyim. Ve yazınızda bahsi geçen sevgili Semih Kalkanoğlu‘nun acı tecrübesi beni çok etkiledi diyebilirim.
Hem şaşırdım, hem de çok ama çok duygulandım.
Konu Atatürk‘ümüze gelince neden bu denli yozlaşma ve umursamazlık geçiriyoruz? Bunun nedenlerini bilmek de içler acısı!
Kısa keserek konuya girmek isterim.
Bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdim ve hemen size yazıyorum.
Daha sonra da sevgili yazarımız Semih Kalkanoğlu ile (semihkalkanoglu@gmail.com) temasa geçeceğim.”
* * * *
“Sydney’de bir kampanya açmak istiyorum... Ve gerekirse kapı kapı dolaşıp, gereken parayı toplamak niyetindeyim. Kendi katkılarımla da üstünü tamamlayıp bu tercümenin (Şu Çılgın Türkler’in Rusya baskısının) gerçekleşmesini ve bu filmin hayata geçmesini yürekten arzuluyorum. Hele konu Atatürk’ümüz olursa.
Size burada teşekkürü bir Türk vatandaşı olarak ve Atatürk sevgisiyle, ilkeleriyle yetişmiş bir kişi olarak tekrarlıyorum, bu konuyu kaleme aldığınız için teşekkürü borç bilirim.
Artık, çok uzaklarda bile olsa, sizin yazılarınızı heyecanla bekleyen bir okuyucunuz var.
Gününüz aydın, yazılarınız bol olsun.
Sydney’den selam ve sevgilerimle. (BİRSEN KOÇ - bkoc333@hotmail.com )
Korkusuz’da yok yok!
Birkaç gün önce Türk basınına yeni bir gazete katıldı.
Adı: KORKUSUZ.
Okuyunca gerçekten korkusuz olduğunu anlıyorsunuz.
Hem nalına, hem mıhına, “Delikanlı bir gazete”
Bu gazetenin yanında bir de bağımsız spor gazetesi AMK veriliyor.
AMK, ülkemizin spor hayatına kendini kabul ettirmiş bir isim ve futbolda bir marka.
Hem günün aktüalite haberleri, hem spor... İki gazete birden 50 kuruş.
* * * *
Estetik Yayıncılık tarafından çıkarılan, değişik ve yeni bir düşüncenin ürünü olan
KORKUSUZ’da, yok yok.
Zengin bir magazin ve iddialı bir spor...
Poliste 24 Saat...
Yandaş Yazar, Candaş Yazar...
Sosyetenin içyüzünü anlatan Korkusuz Adam...
Kadın ve Erkek Sağlığı, Doktorlar, Cinsel Terapi, Ekonomi, (Para Para Para, varlığı bir dert, yokluğu yara), Falın Ne diyor? Ve Bulmaca...
Medyanın duayen ismi Mehmet Şehirli de “Ekran Korkusuzu” sütunuyla okurlarının karşısında...
Bir gazetede bunlardan fazla ne olabilir ki?
Tebessüm
İçki, sigara ve seks!
İki arkadaş yolda karşılaşmışlar:
“Eee, ne var, ne yok?”
“On beş gün önce nikotinin öldürücü olduğunu okudum, sigarayı bıraktım...”
“Sonra?”
“On beş gün sonra da alkolün öldürücü olduğunu okudum, içkiyi bıraktım!”
“Yaaa? Sonra?”
“Dün de fazla seksin öldürücü olabileceğini okudum...”
Arkadaşı:
“Yaa, vah vah!” demiş...
“Yok senin tahmin ettiğin gibi değil... Okumayı bıraktım!”
Günün Sözü
Yalakalar turfanda hıyar değildir, her mevsimde bulunur!
