CHP, yerel seçimlerde büyük başarı elde etti. Şimdi, o önemli kazanımlarından aralarında büyükşehirlerin de bulunduğu bir kısmı elden çıktı. Seçimlerde 420 belediye kazanılmışken, bugün sayı 375’e inmiş durumda. 33 belediye başkanı cezaevinde. Tutuklanan belediye başkanlarının yerine seçim yapıldığında, CHP’li meclis üyesi başkanvekili olarak seçiliyor, bir de bakıyorsunuz ki bazıları AKP’ye geçmiş... En çok da seçmeni bu durum üzüyor. CHP’li belediyelere dönük soruşturmalar, tutuklamalar, aylarca iddianamelerinin yazılmaması, tutuklulukta geçen gün sayısını artırıyor. CHP’de ve ayrılık sonrası yeni partide Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunması beklenen İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek’le belediyeleri ve istifa konularını konuştuk. ÖNCE YAPI GEREKİYOR Belediye başkanları bir partinin üyesi. Meclis üyeleri de siyasi partinin grup organlarının üyesi. İstifa ettiklerinde her bir meclis üyesi bağımsızlığa düşüyor. Bağımsızlarda bir grup olamadığı için bir anda iktidar olma özelliğini kaybediyor. O nedenle belediye başkanlarının bir yere geçebilmesi için önce geçecekleri bir yapının olması lazım. İşte, o yapıyı birkaç gün içinde kurmuş olacağız. Gökan Zeybek, ildeki, ilçedeki, büyükşehirlerdeki belediye grubunu, AKP karşısında orada toplumun beklentilerini zora düşürmeyecek ve meclisteki çalışmaları aksatmayacak dengeleri dikkate alarak götürdüklerini belirtiyor. Belediyelerle yoğun temas içinde olduklarını belirtiyor, kendilerine göre yapılan haksızlıklardan bazılarında şu örnekleri aktarıyor: AKÇAKOCA NASIL EL DEĞİŞTİRDİ “Tutuklamalar, istifalar, meclis üyelerinin istifaları sonucu belediye sayımız eskiye göre azaldı. Örneğin son olarak Akçakoca Belediye Başkanımız Fikret Albayrak tutuklandı. Mecliste sayısal çoğunluğumuz olmadığı için orayı AKP aldı. Tutuklanma nedeni ‘Böyle bir şey olmaz’ dedirtiyor. Bir vatandaş gönüllü olarak belediyeye bağış yapıyor. Belediye başkanı da bu bağış çekini belediyenin şirketine veriyor ve bunu kamu yararına kullanıyor. Mevzuatta belediyeye yapılan bağışlar belediyenin iştirak şirketine değil, belediyenin kendisi tarafından kullanılır hükmü gerekçesiyle bir suistimal, görev suçuna dönüştürüldü. Belediye başkanı tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı ve meclis çoğunluğuyla Akçakoca Belediyesi el değiştirdi. Gerçekten akıl alır gibi değil. Ne parayı veren şikâyet ediyor ne belediyede şikayetçi var. Bir yerel basın bu konuyu haberleştiriyor. Hepsi bu.” GAZİOSMANPAŞA’DA OLANLAR “Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe ile ilgili konuyu anlatayım: Duruşmasını ben de gidip izledim. İtirafçı Aziz İhsan Aktaş ‘Benim ortağım, elektrik bağlatmak için kazı ruhsatı için belediye başkanına 300 bin dolar verdi’ diyor. Sonra bir dilekçesinde 200 bin dolar diyor. Yani rakamlar bile çelişkili. Ortağı Ertan Dölekli de ‘Ben para almadım, götürmedim, belediye başkanıyla görüşmedim, para vermedim’ diyor. Dölekli, ‘Aziz İhsan Aktaş’la aramızda ortaklıktan kaynaklanan husumet var. Bir ayrılma durumumuz var. Mal paylaşımı yapıyoruz. Bundan dolayı bana iftira atıyor’ diyor. Aziz İhsan Aktaş dışarıda, ortağı Ertan Dölekli, parayı getirdiği iddia edilen dışarıda, götüren dışarıda herkes dışarıda ama belediye başkanımız cezaevinde.” ÇANKAYA’DA HER AY 4,5 MİLYON “Çankaya Belediyemiz temizlik ihalesi yapıyor. Fiyat yüksek bulunuyor ve ihale iptal ediliyor. Bunun üzerine ilk ihaleyi alan firmanın yanı sıra ihaleye teklif verip yüksek bedel atan firmalar dahil 12 firma ihaleye davet ediliyor. 26 milyon liralık aylık gider olan ihale, 22 milyon liranın altına çekiliyor. Belediyenin ayda yaklaşık 4,5 milyon lira kârı var. İhalesi iptal edilen firma Kamu İhale Kurumuna (KİK) gidiyor. KİK, yapılan işlemin usulüne uygun olduğuna karar veriyor. Bunun üzerine CİMER üzerinden yeniden şikâyet ediliyor. Bu kez Sayıştay denetçileri gelip inceleme yapıyor. Onlar da ‘Yapılan işlem uygundur’ diyor. İdare Mahkemesine dava açıyor. Yapılan işlemin kamu yararına olduğu, usul hatası bulunmadığı ortaya konuluyor. Bir gizli tanık İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe veriyor. Dosya, yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderiliyor. Bu arada Ankara’da savcı değişiklikleri oluyor. Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve 26 kişi açılan yeni soruşturma sonucu tutuklanıyor. Ama ortada kamu zararı değil, kamu yararı var. Ortada para yok, yanlış yok, eksik yok, buna rağmen Çankaya Belediye Başkanı ve arkadaşları hapiste.” ONLARI UNUTMAYACAĞIZ “Bize düşen tek bir görev var: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in dediği gibi ‘Biz içeridekileri ne unutacağız ne de orada bırakacağız, ne de onların ödedikleri bu bedellerin siyasette unutulmasına izin vereceğiz.’ Bu süreçte çok sayıda belediye başkanımızla konuştum. Kendi belediye meclis gruplarıyla toplantıları yaptılar, onlar da sokaktan aldıkları iradenin farkındalar. Yeni kurulacak olan partiye karşı toplumsal beklentinin ne olduğunu biliyor biz de saha ölçümlerinden görüyoruz. Benim gördüğüm belediye başkanlarımız sokaktan kopuk değil. Sokakta, çarşı pazarda kendilerine gelen telkinleri dikkate alıyorlar. Ama her şeyin bir süreci var. Bu sürecin işlemesini bekliyoruz. BÖYLE BİR RİSK VAR CHP’li belediyelere operasyon yapılan yerlerin birkaçı dışında hep AK Parti’nin en çok meclis üyesi çıkarıp muhalefette kaldığı yerlerin hepsinde operasyon yapıldı.” Bazı belediye meclislerinde CHP ile Cumhur İttifakı’nın meclis üyesi sayısı birbirine çok yakın. Eğer CHP ile yeni kurulacak partiye geçecek meclis üyeleri ortak hareket etmezse sayısal anlamda aşağıya da düşülebilir. İşte böyle belediyelerde operasyon olabileceği konusunda da endişe var. Bu risk başkanlara, meclis üyelerine de anlatılıyor. Bakalım, gelişmeleri bekleyip görelim...