“Sabah kalkıyoruz CHP,
Akşam yatıyoruz CHP,
Ülkeyi yöneten sizsiniz,
Muhalefetten size ne?
Biraz da enflasyonu, doları, çöken ekonomiyi, işçiyi, emekliyi, kademe mağdurlarını, atanamayan öğretmenleri ve eriyen alım gücünü konuşsanız”.
Varsa yoksa seçim ve nasıl yeniden iktidar oluruzun arayışı içindesiniz. Artık pabuç pahalı. Geçmişte halkla yaşayan AKP’li yönetici ve milletvekilleri artık sokağa çıkamadıkları için halkın neler çektiğini biliyorsunuz da bilmiyor gibi yapıyorsunuz. Halkın içine çıksanız da zaten seçmene söyleyecek sözünüz kalmadı.
Bu nedenlerle seçimlerde en büyük rakibiniz CHP’yi nasıl parçalarızın hesaplarını yaptınız ve Sayın Kılıçdaroğlu’na sarıldınız. Ama bu kez büyük umutlarla, butlan kararıyla CHP’nin başına yeniden oturttuğunuz KK’nın da CHP seçmeninde hiçbir karşılığı olmadığını gördünüz ve yakında da daha iyi göreceksiniz.
Sayın KK’nın yerinde olsaydım Sözcü TV’deki o programa çıkmazdım. Oturumda çok rahatmış gibi görünmeye çalışsa da, gergindi. Zaman zaman sorular karşısında da gerildi ve sinirlendi. Yani, Sayın KK’nın CHP’ye Genel Başkan olmadan önceki açık oturumlardaki performansı yoktu. Performans düşüklüğünün sebebi yaşı ve butlanla gelip oturmasının ezikliğiydi.
Sözcü TV ekibi gazetecilerini kutluyorum. Sayın KK ilginçtir sorulan sorulardan kaçıp 150 dakika boyunca arınmadan söz etti. Devamında da geçmişte birlikte yürüdükleri yol arkadaşlarını, haklarındaki iddianameleri okumadım demesine karşın, onlara açılan yolsuzluk davalarının siyasi olmadığını dile getirdi.
Sayın KK hep arınma arınma diyerek konuşmanızı götürdünüz. Siz de Anadolu çocuğusunuz bilirsiniz. “Tencere dibin kara, seninki benden kara” derler. Siz görevdeki CHP kadrolarına arınsınlar derken, size de demezler mi sen de şu anda etrafındakilere bak diye !!
“CHP Genel Merkezi’ne yapılan baskından bilgim yok” dediniz.
Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlık (Okumadığınız) fezlekelerine evet oyu vereceğinizi,
13 seçim kaybettiniz sorusuna da “hayır seçim kaybetmedim” diye cevap verirken, referandumu seçimden saymadınız !!
Butlan davasından bilginiz olmadığını şayet kayyum kararı çıkarsa buna razı olamayacağınızı ve “yeniden partinin başına geçerim” cevabınızla, butlan için pazarlık yapıldığını anlarsak yanılır mıyız?
Sayın Kılıçdaroğlu; Siz butlan’la gelip partinin başına geçmenizi basit bir olaymış gibi mi görüyorsunuz? Farkında mısınız Tom Barrack, İsrail ve ABD üçlüsünün Ortadoğu devrimcilerinin Türkiye için düşündükleri monarşiye alet oluyorsunuz. Bu girişiminizle Atatürk Cumhuriyeti’nin temellerini sarsıyorsunuz farkında değil misiniz !!
Pek inanmasam da Sayın KK’ya; Size yakışanı yapın, lütfen saraya müttefik olmaktan vazgeçin,
CHP’nin önünden çekilin,
geçmişte birlikte yürüdüğünüz arkadaşlarınızı yasal sonuçlarını görmeden onları karalamayın.
Değerli Okurlar; Son dönemlerde Ana muhalefet Partisi CHP içinde ve dışında yaşananları görünce yıllar önce,
bir arkadaşımın anlattığı bir öyküyü anımsadım.
"Sabah namazında camiden dönerken yolda, bir ineği zorla bir arabaya yüklemeye çalışan bir gruba rastladım.
İnek binmemekte direniyor, bir türlü binmiyordu arabaya.
Ben yaklaştım ve bir elimle ineğin alnını şöyle bir okşadım.
İnek sakinleşti ve direnmeyi bıraktı.
Adamlar ineği hemen arabaya bindirdiler.
Ben gururlandım ve kendi kendime;
"Sabah namazının kerameti işte" dedim.
Eve geldiğimde annem ağlıyordu.
"Niye ağlıyorsun?" dedim.
"İneğimizi çalmışlar!" dedi.
Eyvahhhhhh....
İnek beni tanımıştı, ben ineği tanımamışım."
SON SÖZ: “İnsan için en zor şey, her gün insan kalmaktır.” CENGİZ AYTMATOV