Yine bir sapık! Yine mağdurlar çocuk. Bu ülkede çocuklara, kadınlara, hayvanlara yapılan eziyetler, tacizler bitmiyor bir türlü. Bu yaratıkları gördükçe, duydukça iğreniyorum. Bir anne, bir eğitmen ve bir kadın olarak çocuklara uzanan bütün ellerin kırılmasını, parçalanmasını istiyorum.

***

İhbar üzerine yakalanan Metin Şenay adlı su satıcısının yıllardır iş yerinin arkasındaki odada yaşları 5 ile 12 arasında değişen çok sayıda çocuğu istismar ettiği ortaya çıktı. 

Alçak yaratık, gizli oda ses geçirmesin diye duvarlarını süngerle kaplamış. Ayrıca odanın duvarlarına ‘Bağırma, konuşurken fısıltı ile konuş, ben ne dersem yap, sözümü dinlemezsen çok acı veririm ve çok döverim, gerekirse öldürürüm, sözümü dinle ve dediklerimi yap’ yazan kağıtlar yapıştırmış. 

Yılardır mahallenin küçük çocuklarına tacizde bulunup, yaptıklarını videoya çekiyormuş. Yani çocuklara zorbalık, tecavüz, şantaj; her türlü rezilliği yapmış bu yaratık! Taciz ettiği çocukların video ve fotoğraflarını çekmekle kalmamış, isimlerini de duvara yazmış. 

Diğer bir yandan baktığımızdaysa, ailelerin bunu nasıl fark edemediğini anlamak mümkün değil. Durumu fark edip, rezil oluruz diye sustuklarını düşünmek bile istemiyorum. Ancak bu tacizler yıllardır sürdüğü için ailelerin çocuklarda herhangi bir değişiklik veya şüpheli bir durum fark edememiş olması bana pek mantıklı gelmiyor. 

Mahalleli, zaman zaman dükkândan gelen çığlıkları duyduğunu söylüyor ama kimse bir şey yapmamış. Oysa İki genci öpüşürken görseler, namus elden gidiyor diye kıyameti koparırlar. Mahalleye dul bir kadın taşınsa, bütün gözler onun üzerinde olur; evine biri gelse herkes namus bekçisi kesilir, kadın oradan gidene kadar uğraşırlar. Bunca zaman küçücük çocuklara yapılmayan kalmamış; kimse görmüyor, duymuyor, fark etmiyor!

Ayrıca Metin Şenay adındaki bu yaratık, 2009’da da bir çocuğa yönelik istismar suçlamasıyla, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yargılanıyor, ancak ‘Çocuğun beyanı soyuttur’ denilerek delil yetersizliğinden serbest bırakılıyor. 

‘Çocuğun beyanı soyuttur’ ne demek? Bir çocuk, olmayan cinsel içerikli bir şeyi uydurup nasıl anlatabilir? Kendini koruyamayan zavallı yavru, olay anı geçtikten sonra karşısındaki yaratığın sapık olduğunu nasıl somut olarak kanıtlayabilir? Ve bu sapık gibi yüzlercesi var. İhbar edilseler de ifadeler alınıp tekrar sokağa salınıyorlar. Gerekli cezaları almadıkları için daha pervasız, daha acımasızca küçücük yavrularımıza kıyıyorlar. 

***

Metin Şenay 14 yıl önce, ilk ihbar edildiğinde ceza alsaydı bu süre zarfında tecavüze uğrayan minicik çocuklar bunları yaşamayacaklardı. O gün onu serbest bırakanlar bugün ne düşünüyorlar acaba! Yaşan bu acı olayda onların da sorumluluğu yok mu?

Metin Şenay adılı yaratık için 331 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyormuş. Ülkemizdeki en ağır ceza müebbet, ama iyi hal, af, indirim derken; çoğu müebbet yatmıyor, verilen cezadan çok daha az bir süre yatıp çıkıyorlar. Çıkınca da kaldıkları yerden devam ediyorlar. Oysa çocuk istismarcıları af ve indirimlerden muaf bir ceza almalı! Bakalım bu sefer ne olacak? 

***

Türkiye’de cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı 9 yılda yüzde 287 artmış. Tabii bunlar adli makamlara başvurma cesareti gösterenler veya bir şekilde ifşa olanlar. Bir de buzdağının görünmeyen bölümü var. 

Vakaların büyük çoğunluğunda fail maalesef çocukların en yakınındaki, güvendiği kişilerden biri oluyormuş. Çocuklar yaşadıklarını anlatmak istediğinde ise çoğunlukla ebeveynler rezil olma korkusuyla, onları ‘bunun doğru olmadığına’ ikna ediyor ve olayları reddediyormuş. Bundan dolayı da istismara maruz kalan birçok çocuk konuşsa da sesini 
duyuramıyor...

Oysa çocuklar bizim en değerli, en kıymetli hazinelerimiz. Millet olarak önceliğimiz olmak zorundalar. Şunu hep söylüyorum, ilk öğretimde, çocuklar belli bir yaşa gelene kadar sadece kadın öğretmenlerin çalıştığı, müstahdemlerin sadece kadın olduğu okullara gitmeliler. Okullarda, kendilerine uzanabilecek kirli ellere karşı ne yapmaları gerektiği yaşlarına uygun bir şekilde anlatılmalı, öğretilmeli. Ve en önemlisi de çocuk bir şeyler anlatıyorsa aileler onları dinlemeli, gözleri çocuklarının üzerinde olmalı. 

Ayrıca, çocuklarla ilgili bir konu olduğunda gerekli makamlar bu sapıklara öyle ağır cezalar vermeliler ki, diğerlerine ibret olsun; akıllarından geçen o pis, kirli düşünceleri yapmaya cesaret edemesinler. Bu insan görünümlü yaratıklar, verdikleri zararı telafi etmek için insanlık yararına deneylerde kullanılabilirler. Deneyleri o zavallı hayvanlar üzerinde yapacaklarına, bu pislik yaratıklar üzerinde yapsınlar.

Çocuklara karşı işlenen suçlar asla affedilmemeli ve en şiddetli şekilde cezalandırılmalı. Zaten 5 yaşındaki bir çocuğa zarar verebilen kişi insan değildir. Bu yüzden de ona insan muamelesi yapılması saçmalıktır! Bu kişiler insani haklardan faydalanmamalıdır. 

***

ABD'de sekiz eyalette, taciz ve tecavüz suçluları kimyasal hadımla cezalandırılıyor. Bu cezalandırmayı sadece reşit olmayanları istismar edenler için uyguluyorlar. Avrupa’da bazı ülkelerde, örneğin, Çekya, Danimarka, Estonya, Moldova, Polonya, İsveç, İspanya ve İsveç’te çocuk istismarı suçları için kimyasal hadım yöntemine başvuruluyor. Rusya’da, Güney Kore’de 13 yaş altı çocuklara yapılan istismar için kimyasal hadım yöntemi uygulanmakta. Kazakistan'da kimyasal kastrasyonun yeterli olmadığı belirtilerek pedofili kişilerin hadım edilmesine karar verildi. Türkiye’nin de acil bu sorunu kökten halledebilecek tedbirler alması şarttır. 

Çocuklara, kadınlara ve hayvanlara yönelik şiddet ve taciz gerçekten çok üzücü ve kabul edilemez. Toplum olarak bu konuda mağdurları korumak için daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor. Şiddetin her türlüsüne karşı sesimizi yükseltmek ve eğitim yoluyla toplumsal bilinci artırmak çok önemli. 

BU SAPIĞIN YÜZÜNÜ UNUTMAYIN!