- Yaşam aydınlığı en doğal amaçtır.-


Zaman kimileri için hızlı, kimileri için yavaş geçiyor. Akışının ayırdında olanlar değerlendiriyor, ayırdın da olmayanlar yitiriyorlar. Yaşamın aydınlık ve bulutlu süreleri olumlu ya da olumsuz etkileriyle bizi arkada bırakıyor. Sorunların kimini başarıyor, kiminde yenilgiye uğrayarak çözümler aramaya çalışıyoruz. Karşılaştığımız güçlükleri yenme gücümüzün doğal ve olağan değişiklikleri yaşam düzenimizi etkiliyor. Günümüzün başta siyasal, ekonomik sorunları, özel sorunlar yıpratıcı etkilerini sürdürüyor. Sağlığımızı sürdürmek beceri sayılıyor. Aykırılıklar, çelişkiler, düş kırıcı durumlar güç kırıyor, umutsuzluk veriyor. Ayrıca tanık olduğumuz ve izlemek durumunda kaldığımız olumsuzluklar yaşam kıvancımızı düşürüyor. Toplumun içinde olup izlemek zorunda kaldığımız durumlardan etkilenmemek düşünülemez.

Ulusal yaşam aydınlığı hepimizin başlıca yurttaşlık duyarlığıdır. Birlikte yaşam gereklerinden hepimiz sorumluyuz. Siyasetçilerden kimilerinin aymazlık sayılacak kişisel ve partici tutumları hepimize kötülük sayılacak sakıncalardır. Ne var ki yurttaşlık bilinçleri partizanlıklarının altında kalmaktadır. Muhalefet hukuksal, özellikle ekonomik çarpıklıkları yeterince ve etkin biçimde gündeme getirme çabalarını sürdürüyor ama iktidar bildiğini okumakta direniyor. Maden kazalarını bile “Tevekkül” (kader-yazgı) ile geçiştiriyor, siyasal masal sayılacak açıklamalarla halkı oyalayıp avutmaya çalışıyor. Anayasal TARAFSIZlığa aykırı konumu ve tutumuyla AKP genel başkanı esip gürlüyor. Halkın çektiği sıkıntılar, yaşadığı sorunlar ve karşılaştığı güçlüklerle ilgili çözümler yok. Bildiğini okumakta direnen iktidar yanlıları toz-pembe yaşam savunması içinde kendi şatafatlı yaşamlarını sürdürüyor. Çileyi çalışanları ve emeklileriyle halk çekiyor. Neş’e, kıvanç, sevinç, mutluluk özlemi giderek artıyor. Günümüzde hiç olmaması gereken yaşam karanlığı iktidarcılar dışındakileri güç durumlarda bırakıyor.

Gerçek dışı ve abartılı nedenlerle, yanıltıcı savlarla iktidarın kalkışmaları, sansür sayılacak içerikli düzenlemelerle yaşama geçirilip yeni sansür girişimleri yürürlüğe konuluyor. Yansız, bağımsız, kendilerine karşı basına iktidarın kelepçesidir. Bir tür ceza sayılacak uygulamalar için kapı açılmıştır. Bunlar baskı zinciridir, kıskaçtır. Açıkça yazılıp konuşulmayan yerlerde saklı-gizli, kaçamak yazı ve sözler daha çok artar. Yasal sopa niteliğindeki kurallar demokrasiyle, anayasal ilkelerle asla bağdaşmaz. Amacına aykırı düzenlemenin basın özgürlüğüyle hiçbir ilgisi yoktur. Tersine, çatıştığı bir hukuk gerçeğidir. Kitlesel cezalara neden olması kaçınılmazdır. Sansür dayanağıdır. Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği etkinlikte tartışılıp eleştirildi. Demokrasi aydınlığı ilke olmalıdır ki toplumsal barış ve her yönden çağdaş ortam yaşam tadı vermelidir.