Tür­ki­ye­’nin ve özel­lik­le de eko­no­mi­nin yan­lış yö­ne­til­di­ği o ka­dar ba­riz ki... Ha­ta üze­ri­ne ha­ta... Ge­çen yı­la dö­ne­lim. Eko­no­mi­miz­de­ki ça­tır­da­ma­lar Ge­zi olay­la­rı ile baş­la­dı. İşin il­gin­ci, ay­nı gün­ler­de eko­no­mi­si Tür­ki­ye ile kı­yas­la­nan Bre­zil­ya­’da da gös­te­ri­ler baş­la­dı.
Baş­ba­kan biz­de­ki gös­te­ri­ci­le­re te­rö­rist mu­ame­le­si ya­par­ken Bre­zil­ya­’da Cum­hur­baş­ka­nı çı­kıp “bun­lar hak­lı pro­tes­to­lar­dı­r” de­di. Biz­de po­lis şid­de­ti ne­de­niy­le ölüm ha­ber­le­ri ge­lir­ken Bre­zil­ya­’da po­lis şid­de­ti uy­gu­lan­ma­dı.
İş­te ay­rış­ma o za­man baş­la­dı. O gün­den be­ri Tür­ki­ye­’de su­lar du­rul­ma­dı.

Bi­linç­li ay­rış­tır­ma

Ya­yın­la­nan “ta­pe­”ler Baş­ba­ka­n’­ın bu or­ta­mı bi­linç­li ola­rak ya­rat­tı­ğı­nı or­ta­ya ko­yu­yor. Plan ba­sit; Halk iki ku­tup şek­lin­de ay­rış­tı­rı­lın­ca, bir ku­tup bi­raz dü­şüş gös­ter­se da­hi AK­P’­yi des­tek­le­ye­cek, di­ğer ku­tup ka­lan par­ti­ler ara­sın­da bö­lü­şü­le­cek.
AKP için stra­te­ji ola­rak doğ­ru gö­rün­se de, ik­ti­dar uğ­ru­na Tür­ki­ye­’ye cid­di an­lam­da za­rar­lı olan bu plan et­ki­le­ri­ni gös­ter­me­ye baş­la­dı.
Ay­nı gün­ler­de Ame­ri­ka pa­ra­sal an­lam­da ge­niş­le­me­yi dur­du­ra­ca­ğı­nı açık­la­yın­ca iş­ler iyi­ce ka­rış­tı. Ge­rek ya­ban­cı ana­liz­ci­ler ol­sun, ge­rek­se ra­por ya­zan­lar, Tür­ki­ye­’ye bu risk pri­mi­ni ödet­me­ye baş­la­dı­lar.

El alem kör mü?

Tür­ki­ye­’ye ya­ban­cı pa­ra gel­mez­se eko­no­mi­nin çar­kı dön­mü­yor. Eko­no­mi yö­ne­ti­mi­nin bu­nu ka­bul et­me­si ay­lar sür­dü. Ni­te­kim fa­iz­ler tek ka­lem­de “5 pua­n” bir­den yük­seltil­mek zo­run­da ka­lın­dı. Yi­ne de is­te­ni­len et­ki sağ­la­na­ma­dı.
Eli­miz­de­ki en önem­li si­la­hın et­ki­si ol­ma­yın­ca, Tür­ki­ye bir an­da ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler ka­te­go­ri­si­nin en za­yıf, en kı­rıl­gan hal­ka­sı ola­rak ka­bul edil­di.
Tak­vim 17 Ara­lık gü­nü­nü gös­ter­di­ğin­de Tür­ki­ye ta­ri­hi­nin en bü­yük rüş­vet ve yol­suz­luk ope­ras­yo­nu baş­la­dı. Yar­gı­da taş üze­rin­de taş kal­ma­dı. De­mok­ra­si as­kı­ya alın­dı. Dün­ya bi­zi ne­ga­tif iz­le­me­ye al­dı. Be­lir­siz­lik zir­ve yap­tı.

Cep­ten pa­ra çı­kı­yor

Ni­te­kim bu­gün Tür­ki­ye eko­no­mi­si dış borç­la­rı­nı çe­vir­me­de, bü­yü­me­si için ge­rek­li kay­na­ğı bul­ma­da çok önem­li prob­lem­ler­le kar­şı kar­şı­ya.
Ca­ri açık nis­pe­ten azal­dı di­ye se­vi­ni­yor­lar ya ocak­ta 4.9 mil­yar do­lar­lık açı­ğa kar­şı­lık fi­nans he­sa­bın­dan 3.1 mil­yar do­lar­lık çı­kış ol­du.
Dış dün­ya­dan pa­ra gel­me­yin­ce Mer­kez Ban­ka­sı­’n­dan 5.8 mil­yar do­lar kul­lan­mak du­ru­mun­da kal­dık. Şim­di­ye ka­dar ne­re­dey­se hiç ya­şan­ma­mış bir du­rum bu... Sür­dü­rü­le­bi­lir­li­ği yok.
Pe­ki, so­nuç­ta ne olur? Ya bu yol­dan çı­kı­lır ya da rüş­vet ve yol­suz­luk ope­ras­yo­nu­nun ya­pa­ma­dı­ğı­nı eko­no­mi ya­par.