Tarih 25 Kasım 2016… FETÖ Çatı Davası’nda Savcı İsmail Şafak’la Fetullah Gülen’e en yakın isimlerden tutuklu Alaaddin Kaya arasında şu diyalog geçer:
Savcı Şafak: Savunmanızda FETÖ’yü bir cemaat olarak anlattınız, sempati duyan bir imaj çizdiniz. 17 Aralık’tan sonra Fehmi Koru’yla birlikte ABD’ye gidiyorsunuz. Senin de oraya gitmeni sağlayan kimdir? Onlar mı istedi, siz mi talep ettiniz hiç sordunuz mu?
Kaya: Koru kitabında bu olayı ayrıntılı olarak anlattı. Abdullah Gül’ün onu çağırdığını, Başbakan Erdoğan’la karar verdikleri şekilde bir mektup götürülmesi kararlaştırılmış. Görüşmede 4-5 isim söylenmiş, benim de adım geçmiş. Her iki önemli liderin telaffuzundan kaynaklanmış. Benim bunu sorma ihtimalim tabii ki olamaz.
Savcı Şafak: Cumhurbaşkanı, Başbakan’ın senin ismini telaffuz etmesini yadırgamadın mı? ‘Ben neyim, abi değilim ki, yerine geçecek kişi değilim ki neden beni seçiyorlar’ demedin mi?
Kaya: Fehmi Koru için niye aynı şeyi düşünmüyorsunuz?
BORNOVA’DAN TANIYOR...
Alaaddin Kaya’nın cümlesi, içinde birçok soru barındırmakta! Neden mi? Çünkü Kaya aslında Pensilvanya’ya beraber gittiği Koru’nun neden dışarıda olduğunu merak ediyor. Gerçekten Koru yıllardır yaşanan bütün operasyonların göbeğinde ama ‘sıkıntı’ yaşamıyor! Zaman Gazetesi’nin kurucularından, 12 yıl başyazarlık yaptı, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’le istediği zaman görüşebiliyor, kendi ifadesiyle “Cemaat’in ilk tanığı”, Gülen’i Kestane Pazarı’ndan, vaazlarını verdiği Bornova günlerinden tanıyor, mektupları getirip-götürüyor. Ergenekon kumpasındaki rolü artık iyice ortaya çıkan Koru’nun kamuoyunda ‘derin’ olduğu kanısı yaygın! Hatta o kadar ‘derin’ ki Koru, 1 Şubat 2008’de, Yeni Şafak’taki köşesinde Beyaz Saray’da yaşananların perde arkasını yazmıştı: “… 5 Kasım 2007 tarihinde Beyaz Saray’da yapılan Tayyip Erdoğan George W. Bush görüşmesi ile Ergenekon operasyonu arasında bir irtibat olduğunu düşünüyorum…”
FETÖ operasyonlarının arkasında ABD olduğunu yazan Koru, zaten Ergenekon’da ilk fitili ateşleyen ve kendisine ‘posta’ ile ulaştırılan belgeleri yazan kişiydi!
KORU, 3 KİŞİDEN BİRİ Mİ?
Yeni Şafak yazarı Salih Tuna 25 Ocak 2017’de, Erdoğan’ın başbakanlığı dönemindeki eski basın müşaviri Ahmet Tezcan’ın, Fehmi Koru için, “Gülen’in özel olarak yetiştirdiği 3 kişiden biri” dediğini yazdı. Bu soruya yanıt geldi mi? Hayır! Peki bu kadar açık bilgiler varken Koru neden rahat? Daha açık soralım: Kim koruyor? Acaba 2016 Nisan’ında yayımlanan ‘Ben Böyle Gördüm’ kitabında Fetullah Gülen’den iktidara taşıdığı mektupla ilgili kurduğu şu cümleler mi etkili: “Çekinmeden bir şeyi daha kaydedeyim. Yaptığımı benden daha iyi yapacak biri de bulunamazdı. İki tarafı da içinden ve çok yakından tanıdığım için…”

Feto sofrasının kripto konuğu
ATTIĞI iftiralarla SÖZCÜ’ye yönelik operasyona zemin hazırlayıp sonra da ‘tanık’ sıfatıyla ifade veren sözde gazeteci Fehmi Koru’nun fotoğraf arşivi bir bir ortaya dökülüyor. Dün ortaya çıkan fotoğraflar sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı. Farklı açıdan çekilmiş iki karede, Koru’nun masanın başında oturması da dikkat çekti. Koru’nun ismiyle paylaşılan bu gönderinin üzerine “Bu masaya neden dokunulmuyor” diye yazıldı.