Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Katar’a Kuveyt’e Birleşik Arap Emirlikleri’ne füze fırlatan İran’ı kınadı.

Evet, yanlış okumadınız... ABD ve İsrail günlerdir İran’ı gümbür gümbür bombalıyor, Birleşmiş Milletler’de kimse sesini çıkarmıyor, ama, İran kendini savunmak için Körfez ülkelerine füze fırlatıyor diye, derhal kınadılar.

Rusya ve Çin bile “çekimser oy” ayaklarıyla kınamaya karşı çıkmadı.

Kimler var şu anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde?

ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya gibi daimi üyeler var, ayrıca, Cezayir, Danimarka, Guyana, Güney Kore, Pakistan, Panama, Sierra Leone, Slovenya, Somali ve Yunanistan gibi geçici üyeler var.

Yani Birleşmiş Milletler resmen diyor ki, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Ürdün gibi Arap ülkeleri kendi topraklarını ABD ve İsrail’e “askeri üs” olarak kullandırabilirler, kendi topraklarından İran’a yönelik füze ve uçak saldırıları düzenlenmesine yardımcı olabilirler, ABD ve İsrail bu ülkelerin topraklarından İran’a saldırabilir, ama sen İran olarak kendini savunmak için bu ülkelere saldıramazsın, meşru müdafaa hakkını bile kullanamazsın, Körfez ülkelerine yönelik bu saldırılarını derhal durdur, seni kınıyorum diyor!

Dünyadaki ikiyüzlülük, işte bu seviyede.

Mağdurla saldırganın yerini değiştiriyorlar.

Saldırganı mağdur gösteriyorlar, mağduru saldırgan ilan ediyorlar.

Halbuki... İran’a yönelik bu ikiyüzlü kararın alındığı Birleşmiş Milletler’in, New York’taki binasının girişinde, insanlık tarihine damga vurmuş sözler var, plaketlere İngilizce olarak yazılmış, binaya her giren çıkan görsün diye, duvarlara asılmış vaziyette sergileniyor.

O plaketlerden biri, İran’ın efsanevi şairi Şirazlı Sadi’ye ait.

13’üncü yüzyılda yaşamış olan ve adı üstünde İran’ın Şiraz kentinden olan Sadi’nin BM binasındaki beyitlerinde ne yazıyor biliyor musunuz?

“Ademoğulları aynı bedenin uzuvlarıdır / zira, aynı cevherden yaratılmışlardır / felek bir uzva elem getirirse / diğer uzuvların huzuru kalmaz / eyy başkalarının acısıyla kaygılanmayan kişi, sana insan demek yakışmaz.”

Şirazlı Sadi’nin bu beyiti, İran edebiyatının en önemli eserlerinden Gülistan’dan alıntıdır, şiir ve öykülerden oluşan bilgelik kaynağıdır Gülistan, felsefesi itibarıyla, hümanist bakış açısıyla, pek çok dile çevrilmiştir, İslam aleminden daha fazla Batı’da etkili olmuş evrensel bir eserdir.

İşte bu yüzden, Şirazlı Sadi’nin Gülistan’daki bu beyitleri, bütün dünyadaki insanların birliğine, empatiye, barışa vurgu yapan mesajıyla, “kitabe” olarak, Birleşmiş Milletler binasında yeralır.

“Ademoğulları aynı bedenin uzuvlarıdır / zira, aynı cevherden yaratılmışlardır / felek bir uzva elem getirirse / diğer uzuvların huzuru kalmaz / eyy başkalarının acısıyla kaygılanmayan kişi, sana insan demek yakışmaz.”

E hal böyleyken bakıyoruz...

İranlı şairin bu hümanist şiirini kitabe olarak Birleşmiş Milletler binasına asıyorlar, “bütün insanlık kardeştir” diyorlar, “bir milletin başına felaket gelirse, öbür milletler de mutsuz olur” diyorlar, “başına felaket gelmiş bir milletin acısını hissetmeyenlere insan bile denilmez” diyorlar, İranlı şairin sözlerini insanlığa örnek olsun diye sergiliyorlar, sonra da hiç utanmadan, saldıranları değil, İran’ı kınıyorlar!

Dünyadaki ikiyüzlülük, işte bu seviyede.