Sözcü Plus Giriş

Efsanevi rapçi MF DOOM hayatını kaybetti… Rapçilerin favori rapçisi, çığır açan bir kalem…

MF DOOM adıyla bilinen efsanevi rapçi Daniel Dumile, 49 yaşında hayatını kaybetti. 2020'nin son saatlerinde ölüm haberiyle müzik dünyasını sarsan MF DOOM ilham veren, çığır açan bir yazar olduğu kadar sıra dışı bir karakterdi. Peki MF DOOM'u bu kadar biricik ve önemli kılan neydi?

Metin AKTAŞOĞLU
Güncellenme: 14:58, 02/01/2021
Efsanevi rapçi MF DOOM hayatını kaybetti… Rapçilerin favori rapçisi, çığır açan bir kalem…

Müzik dünyası 2020’nin son gününde, son saatlerinde acı bir haberle sarsıldı. Rap camiasının en önemli isimlerinden MF DOOM, 49 yaşında hayatını kaybetti. Kariyerinin her anında olduğu gibi ölüm haberinin ortaya çıkışıyla da şok etkisi yaratan ve soru işaretleri doğuran MF DOOM’un eşi Jasmine, sanatçının resmi Instagram hesabından yaptığı açıklama ile gerçek ismi Daniel Dumile olan ünlü rapçinin 31 Ekim’de yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Ölüm nedeni ve vefatının neden iki ay sonra açıklandığı bilinmiyor. Ünlü maskesinin arkasında geçirdiği, çığır açan, ilham veren kariyerinde sayısız sürprize, gözlerinizi büyüterek dinleyeceğiniz sayısız parçaya, neredeyse her biri kült seviyesine erişmiş albümleriyle MF DOOM, vedasıyla da ardında büyüleyici bir sis perdesi bıraktı.

Madvillainy albümünde yer alan Figaro adlı parçanın kafiye şeması.

MF DOOM NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Peki MF DOOM’u bu kadar değerli ve biricik kılan neydi? Neden “rapçilerin favori rapçisi” olarak tanımlanıyordu? Bu soruların o kadar çok cevabı var ki… Aydınlanmak için bu esrarengiz ve biçemiyle çok özel bir noktada bulunan sanatçının hikayesine değinmek gerek.

KAFİYE ŞEMALARI...
Onu biricik kılan hikayesine geçmeden önce çok özel kafiye şemalarına da değinmek gerekiyor. Neredeyse her kelimenin birbiriyle kafiyeli olduğu bir akış yaratmakta ustaydı MF DOOM. Bunu yaparken de manalı ifadelerden kopmuyor, bu teknik çaba hikaye anlatıcılığını törpülemiyordu. Hem içten hem de komik kalmayı başararak kusursuz bir teknikle sözlerini yazıyordu.

Londra doğumlu rapçi hip-hop’ın altın çağı olarak da bilinen 1980’lerin sonuna doğru underground sahnede adından söz ettirmeyi başarmıştı bile. 1988’de rap üçlüsü KMD ile sahnedeki yerini alan ve o günlerde Zev Love X mahlasıyla üreten Dumile, 1993’te KMD’de birlikte eserler ürettiği kardeşi DJ Subroc’ın ani ölümüyle sarsılacaktı.

Grubun ikinci albümü Black Bastards’ın piyasaya çıkışına iki hafta kala bir trafik kazasında yaşamını yitiren Subroc’ın vefatı grubun dağılmasına yol açacaktı. Grup dağılmış, 22 yaşında yoldaşı, kardeşini kaybeden ve Elektra Records’la sözleşmesi feshedilen Daniel Dumile de dağılmıştı. Müzikal olarak birbirlerinden beslenen ve birbirlerine ilham veren kardeşlerden Subroc bir anda dünyadan göç edince boşluğa düşen Daniel Dumile, kendi tabiriyle “adeta bir evsiz gibi Manhattan sokaklarında, banklarda yatarak, yaralarını sarmaya” çalışmıştı.

1997’nin sonlarına kadar iyileşemeyen Daniel Dumile, rap sahnesine döndüğünde ise hiç alışılmadık bir yola başvuracaktı. Açık mikrofon etkinlikleriyle yeniden başladığı yolculuğunda yüzünü, önce kumaştan bir maskeyle daha sonra da Marvel’ın unutulmaz kötü karakteri Doctor Doom’dan esinlenerek tasarladığı ve kült bir simgeye dönüşen metal bir maskeyle gizlemişti.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by MF DOOM. ALL CAPS. (@mfdoom)

OPERASYON: KIYAMET GÜNÜ

MF DOOM adını verdiği personasıyla yola çıkan Dumile, 1999’da Operation: Doomsday adlı albümüyle önceki kimliğini tamamen geride bırakmış ve kendi sanatçı kimliğini yeniden oluşturmuştu. Kendine özgü sesi, olağanüstü akıcılıktaki sözleri, sözlerdeki kelime oyunları, kafiye şemaları ve derin referanslarıyla ilham veren yolculuğuna başlayan MF DOOM; bu noktadan sonra özellikle 2000’lerin ilk yarısına tamamen damga vuracaktı.

MM…FOOD adlı albümde yer alan Beef Rap adlı parçanın kafiye şeması.

Kafiye şemaları ve sözlerine ışık tutmak gerekiyor zira MF DOOM’u çok özel kılan noktaların başında bir yazar olarak kaleminin kuvveti geliyor. Normalde rapin doğuşunda ve ilk yıllarında ağırlıklı olarak kafiyelerin satır sonlarında yer aldığı klasik basit şemalar; Rakim, Andre 3000, Eminem, The Notorious B.I.G. ve MF DOOM gibi söz yazarlarıyla yerini kelimelerin hatta hecelerin birbirleriyle kafiyeli olduğu şemalara bırakmıştı.

Bu ustalık gerektiren ve parçaya olağanüstü bir akıcılık kazandıran yapıları manalı bir şekilde oluşturabilen az sayıda sanatçıdan biriydi MF DOOM. (Konuyla ilgili olarak Vox’un “Rapping, deconstructed: The best rhymers of all time” adlı mini belgeselini izleyebilirsiniz.) Örneğin Eminem’in Lose Yourself ve Biggie’nin Hypnotize parçası da bu etkileyici sanatın en başarılı örnekleri arasında.

Bu zorlu şemalarla sözlerini yazarken şakalara ve kelime oyunlarına da başvuran MF DOOM adeta süper kahraman filmlerindeki kötü karakterleri andırıyordu. Misyonunun yanı sıra başroldeki süper kahramanla dalga geçercesine oyunlar oynayan, zekasıyla hayranlık uyandıran ve izleyicinin özdeşleşebildiği başarılı kötü karakterleri aklınıza getirin. Rap için o isim MF DOOM’du.

BAŞTAN SONA YEMEK REFERANSLARIYLA DOLU BİR ALBÜM

2004’te baştan sona yemek referanslarıyla dolu bir albüm çıkarmış ve albümün adını da kendi isminin anagramı olan MM…FOOD koymuştu. Yarı çıplak klipler çeken “modern” rapçilerle dalga geçtiği Beef Rap adlı parçanın sözleri komik olduğu kadar hayranlık uyandırıcı bir kalitedeydi. Aynı albümde Mr. Fantastik ile seslendirdiği Rapp Snitch Knishes’ta ise işledikleri suçları şarkılarında söyleyen ve kendini ispiyonlayan rapçilerle dalga geçiyordu.

Aynı yıl yapımcı Madlib’le Madvillain adlı bir ikili kurmuş ve tüm zamanların en iyi rap albümleri arasında gösterilen Madvillainy’ye imza atmıştı. Hiçbiri 4 dakika sürmeyen 22 parçadan oluşan albümde hiçbir parçada nakarat bulunmuyordu. Accordion, Meat Grinder, Curls, Shadows of Tomorrow, Figaro, All Caps, Great Day gibi olağanüstü parçaların yer aldığı albümde Madlib de farklı müzik kültürlerinden beslenen sıradışı beat’leriyle albümün bir klasik seviyesine çıkmasında büyük bir katkıda bulunmuştu. Albümün ikonik kapak fotoğrafının ilham kaynağı ise Madonna’nın 1983’te yayınladığı ve kendi adını taşıyan çıkış albümünün kapağı olmuştu.

Yapımcı ve müzisyen Flying Lotus MF DOOM’un ölüm haberi üzerine yaptığı paylaşımda Madvillainy’ye değinirken “Hip hop’ta ihtiyacınız olan her şey bu albümde var. Ayarlandı. Yapıldı. S… uzaylılarına bunu gösterin” dedi. Madvillainy gerçekten uzaylılar bir gün gelip “Rap nasıl bir şey ki, nedir bunun en iyi örneği” dese sunulabilecek kalitede bir albüm.

2002-2004 yılları arasında “bir insan bu kadar kaliteli işi üst üste nasıl çıkarabilir” sorusunu sorduracak kadar üretken olan MF DOOM, yanıtını da aslında sorunun içinde veriyordu. Birden fazla karaktere bürünmeliydi!

  • 2003: Take Me to Your Leader (King Geedorah mahlasıyla)
  • 2003: Vaudeville Villain (Viktor Vaughn mahlasıyla)
  • 2004: Venomous Villain (Viktor Vaughn mahlasıyla)
  • 2004: MM…FOOD (MF DOOM mahlasıyla)
  • 2004: Madvillainy (MF DOOM mahlasıyla)

MF DOOM; 2005’te Danger Mouse ile çıkardığı The Mouse and the Mask albümünde Danger Doom; 2009’da çıkardığı Born Like This albümünde DOOM; 2012’de Jneiro Jarel ile çıkardığı Key to the Kuffs albümünde JJ Doom; 2014’te Bishop Nehru ile çıkardığı NehruvianDoom albümünde ise NehruvianDoom mahlasını kullanacaktı.

GODZILLA’DAN MARVEL EVRENİNE…

Daha ne kadar farklı mahlası vardı bilmek güç zira karşımızdaki örnek sıradışı bir sanatçı. Ancak bunlardan öne çıkan King Geedorah ve Viktor Vaughn’a dikkat çekmek gerekiyor. Çocukluğundan beri çizgi roman hayranı olan Daniel Dumile, King Geedorah ismini Godzilla serisinin kötü karakterlerinden biri olan üç başlı ejderha King Ghidorah’dan alıyor. Viktor Vaughn ismi ise Doctor Doom’un Marvel evrenindeki gerçek adı Victor von Doom’dan geliyor.

Bu gerçeklik algısıyla oynayan ve kendi hikaye anlatıcılığını da bu geçişlerle zorlayan ve böylece ustalığını büyüten Daniel Dumile, canlı performanslarında da büründüğü kötü karakterlerin izlerini taşıyor ve izleyicilerine tam da bir çizgi roman kötü karakterinin oynayacağı oyunlar oynuyordu.

MF DOOM’un ölüm haberinin ardından Questlove, QTip, Tyler The Creator, Open Mike Eagle, JPEGMafia, Yasiin Bey (önceki adıyla Mos Def), Flying Lotus, Denzel Curry gibi isimlerinde aralarında bulunduğu pek çok ünlü sanatçı sosyal medya hesapları üzerinden başsağlığı mesajı paylaştı.

 

KONSERE DUBLÖRÜNÜ ÇIKARMAK!

Bazı zamanlar kendisiymiş gibi sahnede performans sergilemesi için dublör tutuyordu. Örneğin kilo verdiğini söylüyor ve sesinin, görüntüsünün bu nedenle farklı olduğunu öne sürüyordu. 2010’da Toronto’daki konserinde sahneye ilk olarak dublörü çıkmış, daha sonra konserin ilerleyen bölümlerinde “gerçek MF DOOM” boy göstermişti. New York Times’a verdiği röportajında “karakteri kim oynarsa, karakter odur” demiş ve kendisini daha çok bir “yazar ve yönetmen” olarak konumlandırdığını ifade etmişti. Nasıl ki Süpermen, Batman veya Örümcek Adam’lar zamanla, filmden filme değişebiliyorsa, MF DOOM evreninde de sahneye çıkan “oyuncu” değişebilirdi.

Daniel Dumile, maske takma tercihini de aslında böyle açıklıyor. 2009’da DOOM mahlasıyla Born Like This albümünü çıkardığı dönemde Nerdtorious.com’a verdiği röportajında David Ma’nın sorularını yanıtlayan Dumile, maskenin çıkış noktasını şöyle açıklıyordu:

“Bu gerçekten sadece başka bir karakter yaratmakla ilgili. Zev Love X de bir karakterdi; çoğu insan onun ben olduğumu düşünüyor ama değil. Hepsi farklı karakterler. DOOM meselesine gelince; bu seçim olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilmek içindi. Maskenin karakterin gizemini artıracağını ve DOOM’u öne çıkaracağını düşündüm. İnsanların karakterleri görüp, ayırt etmeleri için kolay bir yol olacağını düşündüm. Bu, bir oyuncunun rol için kilo alması gibi bir şey. Maskeyi takmak, değişmek için iyi bir yoldu.”

Sol üst: MM…FOOD, sağ üst: Born Like This, sol alt: Madvillainy, sağ alt: Operation: Doomsday

TEZE KONU OLAN MASKE

2014’te Duke Üniversitesi’nde yayınlanan tezinde Hershini Bhana Young ise “Dumile, kendisini yalnızca müzik endüstrisinin değil, aynı zamanda onu siyah bir adam olarak ikinci sınıf vatandaşlığa düşüren baskın kimlik yapılarının da düşmanı olarak konumlandırıyor” ifadelerini kullanmıştı.

“21. Yüzyılın Post-İnsanları: See-J’in Yükselişi” (ing. Twenty-First-Century Post-Humans: The Rise of the See-J) başlıklı tezinde Young, 21. yüzyılda sahnede performans sergileyen rapçilere “Dee-Jay” ifadesini görmek anlamına gelen “see” kelimesini kullanarak değiştirdiği “See-J” ifadesiyle değinmişti. MF DOOM da farklı röportajlarında eseri icra edenden ziyade eserin kendisine daha fazla dikkat çekebilmek için maskeyi bir araç olarak kullandığını belirtecekti.

Aralık 2017’de 14 yaşındaki oğlu King Malachi Ezekiel Dumile’yi kaybeden Daniel Dumile, son solo albümünü 2009’da çıkardıktan sonra daha çok tekliler ve işbirlikleriyle yeni işler üretmekteydi.

Kişisel bir not da eklemek adına yazıyı, açık ara en sevdiğim rapçi olan MF DOOM’un en anlamlı parçalarından birinden bir kesit paylaşarak bitirmek isterim. Operation: Doomsday adlı albümünde yer alan Doomsday isimli parçada MF DOOM şöyle diyor:

“Kıyamet gününde! Ana rahminden bu yana… Kardeşimin gittiği yere dönene kadar. Mezar taşımda bu yazacak. Hükümetin verdiği ismin, Dumile’nin, hemen üzerinde. Ya işaretlenmemiş ya da işlenmiş olarak. Hey! Kim bilir?

Bunları B.C.D.C. O- bölümünde yazıyorum. İnanmazsan enselen de gör. 17 numaralı hücre, üst ranzanın altında.”

On Doomsday!, ever since the womb ‘til I’m back where my / brother went, that’s what my tomb will say / Right above my government; Dumile / Either unmarked or engraved, hey, who’s to say?

I wrote this one in B.C. D.C. O-section / If you don’t believe me, go get bagged and check then / Cell number 17, up under the top bunk

Naçizane çeviri çabama anlam katmak için bazı sözleri açmamda fayda var. Genç yaşta kardeşini kaybetmenin acısını hep yanında taşıyan Daniel Dumile, burada hayatının son anına kadar, mezar taşına kadar taşıyacağı acısından söz ediyor. Bu bölümde soyadı Dumile’ye yer vermesinin altında ise muhteşem bir zeka pırıltısı yer alıyor. Zira Dumile’nin telaffuzu “DOOM’ll lay” (yani kabaca ‘DOOM burada yatacak’) ifadesinin telaffuzu ile neredeyse aynı.

“Ya işaretlenmemiş ya da işlenmiş olarak” diyor zira hayatının o döneminde nerede ve nasıl öleceğini bilmiyor. Çünkü “Bunları B.C.D.C. O- bölümünde yazıyorum” dediği yer “Baltimore İdari Bölgesi Hapishanesi O Blok.” Yıllar boyunca başka parçalarında da sözleri nerede yazdığını belirten MF DOOM inanmayanları da gidip bakmaya davet ediyor. Operation: Doomsday albümünden bir sene önce 1998’de bir süre tutuklu kalan Dumile, 17 no’lu hücredeki ranzaya bir not bırakmış olmalı.

Yayınlanma Tarihi:11:56,