Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
“Yeniden başlasam yine tiyatroyu seçerdim”
“Yeniden başlasam yine tiyatroyu seçerdim”
Girdiği her rolün hakkını veren, ‘Matmazel’ denince akla gelen ilk isim olan Tekindor, her şeyin başının ‘eğitim’ olduğunu söyleyerek genç oyunculara ‘okuyun’ mesajı verdi
Kültür Sanat 21 Ocak 2019 - 12:20

Hakan Cerrahoğlu

Sanatçı duruşu ve vizyonuyla takdir toplayan, oynadığı karakterlerde her zaman duyguyu yaşatan, anlamlı yüz ifadesi, ses rengi ve tonlamasıyla, yılların tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu başarılı bir Devlet Sanatçısı Zerrin Tekindor ile özel bir sohbet…

İçinizdeki tiyatro aşkını ne zaman keşfettiniz?
Aslında ben keşfetmedim; öğretmenlerim keşfetti. Çocukken çok fazla taklit yapardım. Herkesin bana gülmesi çok hoşuma giderdi. Ama oyunculukla ilgili ciddi bir düşüncem hiç yoktu o yaşlarda.Hatta okuldaki tiyatro koluyla, sene sonu gösterileriyle hiç ilgilenmedim. Fakat oynanan oyunları da izlerken “hiç güzel oynayamıyorlar” diye düşünürdüm. Daha sonra da lisedeki coğrafya hocam Şenol Opan'ın ısrarıyla konservatuar sınavına girdim.

Tiyatro sizin için neyi ifade ediyor? Tüm fedakarlıklarınıza değecek, neyi barındırıyor içinde?
Daha doğru değerlendirme yapabilmeme, empati kurabilmeme, dinlememe, anlamama, doğru düşünebilmeme, estetik gözüme, algıma, kısacası karakterimin oluşumuna yol oldu. Yeniden başlasam yine aynı yolu seçerdim.

Sanatın, kültürün önemini kavrayamamamızın sebebi sizce nedir?
Böyle bir genelleme yapmak doğru olmaz. Kavrayan, kavrıyor. Ama sayısı çok mu? Maalesef değil. Bunun ne kadar kıymetli ve önemli bir şey olduğunun herkes farkına varsaydı, hayat bambaşka bir şey olurdu. En başta insan kalitesi farklı olurdu. Çok daha vicdanlı, zevkli, kibar, algısı yüksek, doğru değerlendirme yapabilen, hayal gücü kuvvetli bir toplum olurduk.

zerrin-tekindor2
Tiyatro seyircisini ve tiyatronun geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tiyatro yüzyıllardır var, var olmaya da devam edecek. Oynayan varsa, seyirci her zaman olacak. Seyirci varsa da oyuncu olacak. Seyirciyle oyuncu arasında gizli bir anlaşma var her zaman.

Bu işin okulunu okumuş bir devlet tiyatrosu sanatçısı olarak, gençlere neler tavsiye edersiniz?
Ne iş yapıyorsanız yapın, eğitimini almak tabii çok önemli. Okulu bitirir bitirmez “tamam artık oyuncu oldum” denmiyor. Bunu birikimlerinizle şekillendirmeye başlıyorsunuz. Ama okul bu işin ne olduğuyla ilgili çok yoğun bir dönem. O dönemi iyi değerlendiren her zaman daha avantajlı oluyor bu yolda. Onun için her zaman eğitim almalarını tavsiye ederim. Çok oyun seyretsinler, çok oyun okusunlar… Klişe oyunculuk numaralarının farkına varıp, sahici ama enteresan yollar arasınlar.

Geçtiğimiz ay, usta oyuncu Tuncel Kurtiz'in aramızdan ayrılışın 5'inci yılıydı. Unutulmaz filmlerin, dizilerin, oyunların karakterlerine nefes aldıran, muhteşem ses ve yorumlarıyla şiirlere hayat veren Tuncel Kurtiz'i bize nasıl tanımlarsınız?
Tuncel Kurtiz'i iyi ki tanımışım. Birkaç kere sohbet edebilme şansım oldu. Çok zeki, çok donanımlı biriydi. Çok doğal ve çağdaş bir oyunculuğu vardı.

RESİMLERİM DAHA ÇOK YURTDIŞINDA SERGİLENİYOR

Ustalara saygı kuşağımızda, Türk Sineması'nın unutulmaz oyuncuları Yılmaz Güney, Tarık Akan ve Cüneyt Arkın gibi yine Türk Tiyatrosu'nun yaşayan ve de aramızdan ayrılan öncü kadın sanatçılarımız Afife Jale, Adile Naşit, Yıldız Kenter, Ayten Gökçer gibi karakter oyuncular hakkında düşünceleriniz nelerdir? Onların yeri dolar mı sizce?
Bu saydıklarınızın hepsi gerçekten mükemmel oyuncular. Yıldız Kenter ve Ayten Gökçer'i sahnede izleme ve tanışma şansım oldu. Hem oyunculuklarıyla hem karakterleriyle çok büyülü kadınlar. Yerlerinin dolma meselesi değil, onları izleyebilmek ne kadar şanslı bir şeyse, bundan sonra da çok iyi oyuncular ve onları izleyen şanslı seyirciler olacak. Çünkü hakikaten çok yetenekli oyuncular var. Bu saydığınız isimlerse her zaman baş köşede kalacaklar.

Siz, aynı zamanda uluslararası fuarlarda resim çalışmalarınızla sanatseverlerin karşısına çıkan bir ressamsınız… Kişisel resim sergilerinizden biraz bahseder misiniz?
Son zamanlarda daha çok yurt dışındaki fuarlara katıldım. Benim için önemli olan resim yapıyor olmak. Onları yaparken ki yorulma halini çok seviyorum. Nerede sergileniyor, haberi yapıldı mı, herkes resimlerimi biliyor mu, bunların hiç önemi yok.

zerrin-tekindor3
OYUN PULiTZER ÖDÜLLÜ

Son oyununuz Arzu Tramvayı ile ilgili duygularınızı öğrensek?
Arzu Tramvayı, Tennessee Williams'ın Pulitzer Ödüllü çok önemli oyunu. Orada tiyatro tarihinin en güzel yazılmış kadın karakterlerinden biri olan Blanche DuBois'yı oynamak çok büyük bir şans. O kadar zengin, derin, özel bir karakter ki ne kadar hazırlanırsa az kalır gibi geliyor bana. Şebnem Bozoklu, Onur Saylak, İbrahim Selim, Melih Düzenli, Onur Gürçay, Özer Keçeci, Asena Girişken, Beste Güven, Tahir Yılmaz'la birlikte zevkle oynuyorum geçen kıştan beri. Seyirciden çok büyük bir ilgi var, bu da bizi çok mutlu ediyor.

Başarı; kişilik ve adanmışlığın sonucunda elde edilir. Işığı yüreğinde yakan Zerrin Tekindor için, hayatın sahnesi her zaman aydınlık… “Hayatı hep en önden seyretmesi bu yüzden…” O, içindeki insan sevgisiyle mütevazi kişiliğini birleştirmiş, sanat ve kültürünü tiyatro sevdasıyla bütünleştirerek, “Arzu Tramvayı”na binmiş yoluna devam ediyor. O, bugünü dünden devralmış, yarınlara taşıyor… Mutlu ve başarılı olmanın gururuyla…