Ortadoğu coğrafyasını cehenneme çeviren savaşın nerelere kadar yayılacağı belli değil!

Trump gibi, Netanyahu ve Putin gibi “kafaları bozuk” savaş delisi liderler için insan hayatının hiçbir değeri yok.

Nerede biteceği bilinmeyen derin bir kaos dönemi başladı. 

Komşumuz İran’a yapılan saldırıları tasvip etmeyen ve dini lider Hameney’in öldürülmesini “Alçaklık” olarak niteleyen MHP lideri Devlet Bahçeli “İç cepheyi güçlendirmenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur” dedi.

Bahçeli bu konuda haklıdır.

İç cepheyi güçlendirmek lâzım tabii ki...

Peki, nasıl güçlendireceğiz?

Ateşin çevremizi sardığı bu kaos ortamında içte birlik ve beraberliği sağlamamız, tüm ulus olarak birbirimize kenetlenmemiz lâzım.

Birlikten kuvvet doğar ve kuvvetli olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

★★★

CHP lideri Özgür Özel, Devlet Bahçeli’ye soruyor:

“İç cephemiz sarsılırsa etrafımız zararlı haşaratla dolar, diyorsun. Peki, iç cepheyi sarsan biz miyiz? Belediye Başkanlarımıza yapılanlar ortada. Bu mudur millî birlik?”

Özgür Özel bu sorusunda haklıdır.

Bitmez tükenmez tutuklamalar ülkede iç cepheyi güçlendirmek için mi yapılıyor?

CHP’li 15 belediye başkanı “İç cephe güçlensin” diye mi hapiste tutuluyor?

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan iç cephe güçlensin diye mi tutuklandı?

★★★

Meclis Komisyonu’nun “Çözüm süreci” nedeniyle hazırladığı raporda “Ortak demokratik değerler zemininde farklı görüşlerin bir arada var olabildiği, çoğulculuğun korunarak siyasal rekabetin sürdürüldüğü bir yapıda toplumsal bütünlük güçlenir” deniliyordu.

Güya yasalar önünde eşitlik sağlanacak, tüm yargı süreçlerinde “Tutuksuz yargılama” esas olacaktı...

Fakat ne oldu?

Aradan çok kısa bir süre geçti... Önerilenlerin tam tersine, tutuklu belediye başkanlarına Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da eklendi.

★★★

Bazı dostlar bana “Tanju Özcan CHP’den istifa edip AKP’ye transfer olsaydı yine tutuklanır mıydı?” diye soruyor.

Sanırım tutuklanmazdı! Çünkü örneği var.

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu CHP’den istifa edip AKP’ye geçerek kendisini bir anda sağlama almıştı!

Bu hanım, ihaleye fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmakla suçlanıyordu. TUTUKSUZ yargılandı ve tüm suçlamalardan BERAAT etti.

Çerçioğlu, CHP’de kalsaydı başına kim bilir neler gelecekti?

★★★

Ülkemizde yaşanan bu tür olaylar halkın vicdanını yaralamış durumda..

Bölgemizdeki savaş ortamında iç cephemizin güçlendirilmesi için her şeyden önce ülkemizde “Hukuk ve adaletin sağlanması, demokrasinin tüm kurallarıyla işletilmesi, halkın özgür iradesiyle seçilen bütün belediye başkanlarının tutuksuz yargılanmaları” gerekir.

İktidar, vatandaşın psikolojisi ile birlikte içte ve dışta yaşanan olayları doğru okumalıdır!

Alaattin Köseler’in feryadı!

Hapisteki CHP’li 15 Belediye Başkanı’ndan biri Beykoz halkının özgür iradesiyle seçilen Alaattin Köseler...

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu gibi “İhaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla yargılanıyor ve bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’de yatıyor

CHP’den AKP’ye geçen Çerçioğlu, isnat edilen suç aynı olduğu halde “Tutuksuz” yargılanmış ve kısa sürede beraat etmişti.

Köseler de AKP’ye geçse böyle tutuklanma olur muydu?

 Bu “çifte standart” halkımızı üzüyor, hukuka olan güven  sarsılıyor.

 Köseler, avukatı Çiğdem Kezer vasıtasıyla seçmenlerine gönderdiği mektupta şöyle diyor:

 “Beykozlu hemşerilerim... Hakkımda hiçbir somut delil bulunmadı ve iddiaların temelsiz, asılsız olduğu ortaya çıktı. Benim alnım ak, başım diktir. Tutukluluk sürem uzadıkça bu haksızlığın vebali de ağırlaşacaktır!”

GÜNÜN SÖZÜ

Allah, hak ve adalet ile idare edenleri sever. (Kuran)